Sağlık Enstitüsü Derneği ve Türk Toraks Derneği, bugün ortaklaşa düzenledikleri basın toplantısında, Avustralya’da kabul edilen ve çeşitli ülkelerde tartışılan ‘tütün ürünlerinde düz paket uygulaması’ hakkında bilgi verdi. Toplantıya dünyanın önde gelen tütün kontrolü ve halk sağlığı uzmanlarından Simon Chapman da katıldı.
Düz paket uygulamasında Avustralya’nın deneyimini aktaran halk sağlığı ve tütün kontrolü uzmanı Simon Chapman, uygulama ile, tütün ürünü ambalajının reklam aracı olarak kullanımının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi. Chapman, şöyle konuştu:
“Türkiye’de de, sigara şirketleri, marka iletişimi yapmak, farklı hedef gruplarına göre ürünlerinin cazibesini artırmak ve sağlık ile ilgili endişeleri hafifletmek üzere ürünlerini çeşitlendiriyor ve bunların paketleri için özel tasarımlar yapıyorlar. Tüketimi azaltacak politikalar bir bütünlük içinde olmalı. Talebi düşürmeye yönelik politikaların yanı sıra, tüketimi körükleyen reklamlara da son verecek düzenlemelere ihtiyaç var. Avustralya uğraştı, başardı. Günümüzde birçok ülke benzer düzenlemeleri tartışıyor. Genç nesillerin korunması bakımından Türkiye’nin de bu yönde adım atması için kamuoyuna çağrı yapıyorum.”
Etkinlikte yapılan basın açıklamasında sigara paketlerinin sigaraların içinde durduğu basit kutular olmadığı, diğer ürünlerde olduğu gibi sigara paketinin bir reklam unsuru olduğu belirtiliyor. Açıklamada reklam etkisinin yanı sıra, sigara şirketleri sağlık uyarılarını etkisizleştirmek veya bazı markaların diğerlerinden daha az zararlı olduğu yönünde yanlış kanı yaratmak üzere tütün ürünü paketlerinin manipüle edildiği değerlendirmesine yer veriliyor.
Türkiye’de de uygulanılmak istenen düz paket hakkında: Düz paket, ambalajın standardizasyonu anlamına geliyor. Tüm imgeler, logolar ve benzeri görsel unsurlar ambalaj üzerinden kaldırılıyor. Sadece markanın adı, ürünün adı, üreticinin adı ve irtibat bilgileri, ürün miktarı ve yasal olarak zorunlu diğer bilgiler ve işaretlerin (sağlık uyarıları ve bandrol gibi) ambalaj üstünde yer almasına izin veriliyor. Bu bilgiler belirli font ve boyutlarda paketin üzerinde yer alıyor ve ambalajın kendisi de yine belirli biçim ve boyutta oluyor, belli malzemeden yapılıyor.
Tütün ürünlerinde düz paket ilk defa Avustralya’da uygulanmaya başladı. Bir ilk uygulama olduğu için düzenlemenin ne kadar etkili olacağı konusundaki tartışmalarla ilgili olarak, Simon Chapman,
“Her şeyin bir ilki var; her şeyin bir ilk deneyi olmak zorunda. Düz paketteki ilk deney ise tütün endüstrisinin çığlık testinden çok büyük notla geçti. Sigara şirketleri düz paket konusunda tüm dünyada görülmemiş bir muhalefet sergiliyorlar. Demek ki, oldukça etkili bir politika söz konusu”
dedi. Düz paket uygulamasının etkili tütün kontrolü politikaları bütünü içinde ele alınması gerektiğini belirten Chapman,
“Avustralya örneği gösterdi ki, başarının olmazsa olmaz unsurları şunlar: Başta güvenilir bilimsel temeller ve güvenilir bilimcilerin öncülüğü gerekiyor, sonra önleyici tıptan anlayan bir hükümet, sivil toplum desteği, medya desteği, toplumsal bilincin yükseltilmesi, uluslararası destek, iddialı bir bakan ve yetkilendirilmiş bir bürokrasi gerekiyor. Tabii, tüm bunların bir tarihsel bağlamı var. O tarihsel bağlam, tütün endüstrisinin güvenirliğinin ve itibarının düşüşe geçtiği andır”
dedi. Türkiye’nin kapsamlı tütün kontrolü politikalarını hayata geçirmek için atması gereken önemli adımlar olduğunu belirten Simon Chapman, tütün reklamı, tanıtımı ve sponsorluklarının kapsamlı biçimde yasaklanması konusunda daha birçok çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Türkiye’de her gün artarak piyasayı dolduran tütün ürünlerinin çeşitlerine ve tasarımlarına dikkat çeken Chapman, paketlerin reklam aracı olmasını önlemenin en doğru ve etkili yolunun düz pakete geçiş olduğunu belirtti. Avustralyalı uzman, Sağlık Enstitüsü Derneği ve Türk Toraks Derneği gibi sağlık alanında çalışan sivil toplum kuruluşları aracılığıyla, kamuoyuna çağrıda bulunarak hükümetin bir an önce düz pakete geçiş için adım atmasını sağlayacak taleplerin yükseltilmesi çağrısında bulundu. Konu hakkında Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Altın :
“Göğüs hastalıkları hekimlerinin tedavi etmek için çaba sarf ettiği hastalıkların sebebi veya ağırlaştırıcı etkeni olan sigaranın reklam edilmesine izin verilemez. En iyi örnek neyse ülkemizde de benimsenmelidir”
dedi. Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı ise;
“Paketi fikri özgürlük davalarına konu eden sigara firmalarının artık tutunacak dalı kalmamıştır. Avustralya ilk fiskeyi vurdu, dominolar devrilmeye başladı. İlk taşlardan biri olmalıyız”
dedi. Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi, Medya ve Pazarlama Yöneticisi Murat Güner de sigara reklamının yapılmasının önlenmesi gerektiğini belirtiyor. Satış noktalarındaki albenili sunumun ortadan kaldırılmasının bu çerçevede başvurulabilecek yöntemlerden biri olduğunu ifade eden Güner, firmaların, pakelerin dizilişini kendilerine göre ayarlayarak uygulamayı ihlal ettiklerini söyledi. Düz paket uygulamasının sigara firmalarının istismarını ortadan kaldıracağını belirten Güner, televizyon ve yazılı basında sigara tüketimini gösteren video ve görsellerin bir şekilde ayıklandığını, ancak aynı durumun web’de söz konusu olmadığını hatırlatmamız üzerine şu karşılığı verdi:
“Bu gibi bir durum sitelere uygulanamıyor. Çünkü bu konuda bir kontrol yok. Mecra o denli geniş ki ancak şikayetle çözülüyor. Bu gibi durumlar Reklam Kurulu’na bildirildiğinde site yönetimine yaptırımlar söz konusu olabiliyor. Bu konuda yapılabilecek en iyi şeylerden biri karşı savaşım başlatmak ve örneğin yasak olmasına karşın taksisinde sigara içen bir esnafı web siteleri, sosyal ağlar yoluyla ifşa etmek olacaktır diye düşünüyorum.
Facebook’taki profiline puro içerken ki fotoğrafını ekleyenler görüyoruz. Bunun toplum için iyi bir örnek olmadığını deklare ederek yavaş yavaş bireyleri sigara kullanımından uzaklaştırmak istiyoruz. ABD’de, 15 yaşındaki bir çocuk sigara içen birisini gördüğünde kötü gözle bakıyor. Onlar, yeni nesile bunları söyletebiliyorlarsa biz de aynısını yapabiliriz diye düşünüyorum.”



Kaynak : 