Röportajın ilk 3 bölümünü
- Gülhan; Sektörün Serbestleşmemesi Ekonomiye Yararlı Değil – I
- Gülhan; Sektörün Serbestleşmemesi Ekonomiye Yararlı Değil – II
- Gülhan; Sektörün Serbestleşmemesi Ekonomiye Yararlı Değil – III
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bir önceki bölümde Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirilmesi üzerinde durduk. Şimdi biraz da sektördeki diğer firmalardan söz edelim..
turk-internet.com : UMTH firmalarını nasıl buluyorsunuz? Sizce neleri düşünmeleri ya da yapmaları gerek?
Abdullah Raşit Gülhan : Telekomünikasyon sektörü teknolojik gelişmelerin fazla, başlangıç yatırımının yüksek olduğu, hizmet yaratılması ve sunumunun iyi değil, çok iyi yetişmiş personel tarafından geliştirilebildiği ve bu anlamı ile de tam olarak bilgiye dayalı bir sektördür.
Telekomünikasyon sektöründe, başlangıç yatırımının çok yüksek olduğunu ifade ettik. Sektörde hizmetler arası ilişkiler ve üst üste binmeler de fazla olduğundan müstakbel işletmecilerin hizmetlerini geniş bir yelpazede sunabilecek şekilde planlamalarında yarar görüyorum.
Aynı zamanda böylesine yatırım yapan firmaların düzenleme çalışmalarına katılmaları, düzenleme gelişmelerini yakından takip etmeleri ve muhtemelen bir sivil toplum örgütü içinde lobi faaliyetinde bulunmaları gerekmektedir.
Ne yazık ki şu anki bir çok sivil toplum örgütünün bu konuda yeterli veya etkili çalışmalar yapabildiklerini söylemekte zorlanıyorum. Burada ülkemizin ekonomik zorlukları ortada iken en azından altyapıya fazlaca yatırım yapılmaması bakımından Türk Telekom’un bu konudaki uyguladığı ücret ve hizmetlerin sektöre yeni girecek firmaların, bu konuda yatırım yapmayı düşünmeye gerek duymayacakları seviyelere indirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması gerekir.
Ülkemizde Ar-Ge’ye dayalı üretimin düşünülmesi yanı sıra ülkemizde güçlü tip onay laboratuarlarının kurulması hususunun dikkate alınması gerekmektedir. Bu konuda hükümetin yaptığı Tekno park ve Organize Sanayi Bölgelerine yönelik düzenlemelerin uygulamadaki bazı aksaklıklara karşın son derece yararlı ve sevindiricidir.
turk-internet.com : Mobil operatorlerle ilgili düşünceleriniz?
Abdullah Raşit Gülhan : Türk mobil sektörü Avrupa’daki en önde gelirken, Dünya’da da oldukça iyi noktadadır. Bunu sadece abone sayısı anlamında söylemiyorum Mobil sektörümüz öteden beri bir çok hizmeti, Avrupa’daki rakipleri veya benzerlerinden önce Türk Kullanıcısı ile tanıştırmışlardır.
Bu konunun beni ayrıca mutlu eden bir yanı –hani reklamda olduğu gibi hiç aklınızdan çıkmıyor diyeceksiniz ama- ülkemizde son derece yetkin arkadaşlarımız tarafından araştırılıp üretilen video streaming, push to talk, soft switch gibi ürünlerin hem burada hem de dışarıdaki operatörler tarafından kullanmaları olmaktadır.
Dünyadaki benzerlerinin kalitesinden çoğu zaman daha iyi olan bu ürünlerin kullanılması hiç şüphesiz bu ürünleri yaratan üreticilerin, dışarıya daha kolay açılmasına yardımcı olacaktır. Diğer taraftan, bu yaklaşım ülkemizde teknoloji üreticisi firma sayısının artmasını da getirecektir.
Mobil operatörlerimizi, en fazla zora sokan konunun, daha önce değindiğim aşırı vergi yükü olduğunu ifade etmek gerekir. Bunun yanı sıra 2813 sayılı yasadan ve o yasanın fazla devletçi yorumlanmasından kaynaklanan abone tarifine bağlı katkı payı ve abone ücreti gibi hususların da dikkate alınması gerekir. Diğer yandan GSM jamming gibi veya gap filling gibi hususlar ile halen baz istasyonu karşıtı, bazı haksız gösteri ve yazıların gelişmeyi engellediği bilinmelidir.
Önümüzdeki dönem, Telekomünikasyon sektöründeki gelişmenin telsiz sistemlerde yani mobilde olacağının bilinmesi gerekir. Çağdaş ülkelerle yarışan Türkiye’de bugünkinden kat ve kat fazla, genelde baz istasyonu olarak adlandırılan verici-alıcıların heryere kurulacağını kabül etmek zorundayız. Bu gelişmenin engellemesi demek, ülkenin gelişmesini engellemek demektir. Bu konuda benim başkanlığımda bir komisyon tarafından hazırlanmış bir yönetmelikte, son derece ihtiyatlı davrandığımızı, standartları Avrupadaki bir çok ülkeden aşağıda tutuğumuzu ifade etmeliyim.Uygulamada da ödün verilmeden yeni baz istasyonları ölçülmekte ve takip edilmektedir, edilmelidir.
turk-internet.com : Telekom alanına yatırım yapan işadamlarımız yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Abdullah Raşit Gülhan : Şu ana kadar UMTH lisansı için başvuran firmalar ile, bir çok görüşmeler yaptım Literatürden farklı bir düşünceye sahip olduklarına dair genel bir kanaat edindim. Çok bilinir bir ifade var biliyorsunuz. Telekomünikasyon sektörü, ölçek ve kapsam ekonomilerinin oldukça önemli olduğu bir sektördür. Telekomünikasyon sektöründe başlangıç yatırımı çok yüksektir.Ancak işletmeci uyguladığı yeni hizmet ve servis kalitesinin aboneleri tarafından benimsenmesi, reklam stratejesi ile birlikte abone sayısı artar ve sonuçta kişi başına düşen maliyet düşer.
Bir çok işadamı öncelikle telekomünikasyon sektörünün, çok karlı bir sektör olduğunu düşünüp başlangıç yatırımı ve bu yatırımın geri dönüşünün ne zaman olacağını pek dikkate almadan işe giriştiler. Ne yazık ki tekel konumundaki son derece kabul görmüş marka olarak bilinirliği çok fazla bir devlet şirketinden pay kapmak zaten zordu bir de bazı düzenlemelerde tam zamanında devreye girmeyince ne kadar ince elenmiş sık dokunmuş olursa olsun bütün iş planları alt üst olması kaçınılmazdı.
turk-internet.com : Son olarak Telekom şirketlerine ve telekom sektörüne önerileriniz nelerdir?
Abdullah Raşit Gülhan :
Biz neyi arzu ediyoruz? Ben burada belki kendi görüşümü vereceğim.
Ülkemizde son teknolojinin Ar-Ge’ye dayalı olarak üretilmesini, üniversitelerin bütün ilgili bölümlerinin bu ülküye yönelik elemanlar yetiştirmesini,hizmet sağlayıcılarımızın sadece ülkemizde değil, ülkemiz dışında da lider olmasını ve uluslararası başarılara imza atmalarını, son kullanıcıya en ucuz, en gelişmiş ve en kaliteli telekomünikasyon ve bilişim hizmetini sunarak bilgi toplumu olmanın hayal değil gerçek olmasını istiyoruz. Bu kavga ile değil uzlaşı ile olur.
Tüm tarafların anlaması gereken husus, daha önce de değindiğim, varlarını yoklarını ortaya koyarak girişim yapan işadamları. Diyelim ki siz belki zorluklarla, milyon dolar yatırım yapmışsınız, birbirinden kıymetli gencecik insanları işe almışsınız, sonra nedeni her ne olursa gözüne bakıyor ve sana ücretini ödeyemiyorum, sen kendi başının çaresine bak diyorsunuz ve hatta onların yurtdışına beyin göçü ile gitmesini de sağlıyorsunuz. Bu büyük bir infial yaratmaz mı? Yaratır.
Bütün bunların farkındayım Kurul üyeliğim sırasında bu sorumluk bana uyku uyutmadı. Çok zor bir konu. Ama vakfı bir an önce oluşturalım, bir barış havası yaratalım, geçmişe sünger çekelim ve tüm ilgili tarafları bilgilendirmek sureti ile doğrunun yapılmasına katkı sağlayalım. Bunları bilişim zirvesinde yönettiğim panel sonrası söylüyorum.
turk-internet.com : Teşekkür ederiz.
Abdullah Raşit Gülhan : Ben de teşekkür ederim.



Kaynak : 