Bugün medyada Avustralya’ da yeni COVID 19 vakası çıkmadığı ile ilgili haberler çıkınca, Avustralya’ da yaşayan akrabama doğru olup olmadığını sordum, Avustralya’ nın COVID 19 ile nasıl mücadele ettiğiyle ilgili özet bilgiler verdi. Neler yaptıkları, nasıl pandemiden kurtulduklarını anlattı. Biz neden başaramadık diye düşünürken, verdiği bilgiler, neden başaramadığımız konusunda fikir sahibi olmamı sağladı. Sizlerle bu bilgileri paylaşmak istedim. Pandemiyle mücadelede, başarılı bir ülkede yapılanlar ve ülkemizde yapılanları kıyaslayıp, eksik ve hatalı olduğumuz yerleri daha iyi anlayacaksınız.
Gelen bilgiyi paylaşmadan önce, pandemiyle mücadelede en önemli silahlardan birinin, halkın yasaklara uyması olduğunu vurgulamak istiyorum. Halkın buna uyabilmesi için gereken maddi desteğin de devlet tarafından sağlanması bir zorunluluk.
Ülkemizde çıkan bir haberin linkini onunla paylaşıp, haberin doğru olup olmadığını sorduğumda aldığım yanıtlar aşağıdadır.
Tam okumadım ama şimdilik doğrudur. Özet geçeyim, sen karar ver.
İlk başta Nisan ayında sadece hafif bir kısıtlama yaşadık, durum fena degildi. Sonra 2 buçuk ay kadar önce, günde 700 küsur vakaya çıktı sadece bizim eyalette yani Victoria’ da.
Sonra kesin bir kararla, 6 hafta sıkı bir kısıtlama geldi, kuaförler bile kapandi. Bir tek hastane, süpermarket gibi hayati yerler açık kaldı.
Evin 5 km mesafesi sınırı kondu. Hane başına günde bir kez, bir kişi ile alış veriş kuralı geldi. Şahsa ait taşıtlarda, acil durum ve doktor ziyareti hariç, sadece şoför seyahat edebiliyordu. Yolcu yasaktı.
Günde bir kez, bir kişiyle mesafeyi koruma şartıyla 1 saat yürüyüşe müsaade vardı. Hepsi bu kadar. Ev ziyareti yasak, park bahçe vs yasaklandı.
6 hafta sonra, sadece yürüyüşü 2 saate çıkardılar ve alışverişi aynı evden 1 kişiye çıkardılar, günde tek alışveriş kuralı kaldırıldı o kadar. Bir 6 hafta da böyle gitti.
Şimdi, yani 12 hafta sonunda, kuaförler ve birkaç yer sınırlı olarak açıldı. Ev ziyareti halen yasaktı. Mesafe izni, evin 25 km uzağına olabilecek şekilde genişletildi.
Ve iki hafta önce, ev ziyaretleri sınırlı başladı. Bir aileden sadece 2 kişi ve 4 yaş altı 2 çocuk, diğer bir aileyi, günde bir kez ziyaret edebiliyor fakat o iki aile o günku hakkını kullanmış oluyor.
Ya da evinin bahçesinden çıktıktan sonra, iki aileden 5′ er kişi ya da toplam 10 kişi, mesafeyi koruyarak, maskeli şekilde açık havada buluşabiliyor. Ama evin arsasının dışında, böyle piknik vs gibi … Ve restaurantlar filan açıldı ama cok sınırlı sayıda müşteri alabiliyor.
Bu Pazartesi 25 km mesafesi kalkıyor. Ama diğerleri devam. Maske, mesafe ve topluluk sayısı gibi …
Bu 5 kademeli bir açılmaydı. Kuralları da, her kademede belli vaka sayısının 14 günlük ortalamasına göre belirlendi.
Çok önem verdikleri şey ise, vakaların kaynağı. Yani virüsü insanların nereden kaptığı.
Sadece bizim eyalette, her gün 15 ile 20 bin test yapılıyor halen, ucretsiz olarak.
Evde kalanların bir kısmı işsiz kaldı. Onlara ayrı bir ödeme yapılıyor. İşi olup, evde oturan çalışana ya da, çalışanın işverenine ödeme yapılıyor. İşverene ödeme yapıldıysa, o da çalışanlarına aktarıyor. Eğer o miktardan daha fazlaya tekabül ediyorsa alman gereken maaş, işveren üzerini tamamlıyor çalışana öderken.
Ama bunun şartları var tabi. İşverenin geçen yıl aynı tarihteki kazancına bakılıyor. Küçük ölçekli işletme, %30 ve üzerinde kaybı varsa, büyük ölçekli işletme %50 ve üstünde kaybı varsa, bu yardımları alıyor.
Bunun yanısıra, kaybı olan işletmelere, birkaç kez, 10 bin, 20 bin, 50 bin gibi yardımlar verildi.
Ve şimdiki vaka sayısı 0 çıkıyor 6 gündür. Tabii ki, arada virüslüler olacaktır. O yüzden, minik bir belirti için bile test yaptırmaya çağırıyorlar.
Adım başı test yerleri var. Arabadan inmeden test yaptırabiliyorsun. Testler herkese ve heryerde tamamen ücretsiz.
Test olunca işe gitmediğin için 450 AUD veriliyor. 2 hafta karantina varsa, 1500 AUD ödeniyor çalışanlara, işe gitmedikleri için.
Özet olmadı. Ama detay çok ne yapayım.
Bu bilgilerle birlikte verdiği linkler :
https://www.dhhs.vic.gov.au/employee-isolation-payment-covid-19



Kaynak : 