Türkiye’de uzun zamandır beklenen İlerleme Raporu (“Rapor”) 6 Ekim’de Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayımlandı. Türkiye’nin insan haklarından, çevre mevzuatına; vergi sisteminden, tarım politikalarına kadar bir çok konuda ev ödevlerinin yer aldığı Rapor’un 19. bölümü telekomünikasyona ayrılmış durumda. (1)
Bu çalışmada, söz konusu Rapor da göz önünde bulundurularak ülkemizin ara bağlantı politikasının AB müktesebatına uygunluğu ve Rapor’da da değinilmiş olan sorunlar sabit telefon hizmetleri açısından ele alınacaktır.
Müktesebatın uyumluluğu sorunu tartışılırken öncelikle göz önünde bulundurulması gerekli olan husus “müktesebat” (acquis) kavramının kapsamıdır.
Müktesebat, kelime anlamı olarak edinilen, kazanılan bilgi, mevzuat anlamlarına gelmektedir. Görüldüğü gibi bu kavram “mevzuat” (legislation) kavramını da içermekle birlikte, bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.’nin bütününü ifade eden mevzuattan daha geniş bir anlamı ifade etmektedir.
Bunun sonucu olarak da, müktesebatın uyumlaştırılmasının belirli bir mevzuat düzenlemesinden öte, bir bilgi ve uygulama bütününün iktisab edilmesi ve bu çerçevede ilgili alanda yeni bir politika oluşturularak bu politikanın uygulanması olduğu söylenebilecektir.
Bu itibarla örneğin Avrupa Birliği Erişim Direktifi esas alınarak Erişim ve Ara bağlantı Yönetmeliği’nin çıkartılması ve diğer düzenlemeler ile sadece mevzuatın uyumlaştırılmış olması neticesinde müktesebat uyumluluğunun sağlandığını söyleyebilmek mümkün değildir.
Bilindiği üzere Türkiye’de erişim ve ara bağlantı konusundaki düzenlemelerin temel kanuni dayanağını 4502 Sayılı Kanun oluşturmaktadır. Kanun’un 6. maddesine göre
“Bütün işletmecilerin ve kişisel telekomünikasyon tesislerini kullananların ara bağlantı talepleri…., ara bağlantı sağlama yükümlülüğü olan işletmeciler tarafından karşılanır………. Ara bağlantı yükümlüleri, ara bağlantıya ilişkin talepleri… eşitlik, ayırım gözetmeme, şeffaflık, açıklık, maliyet ve makul kârâ dayalı olma ilkeleri temelinde ve ara bağlantı yükümlülerinin… kendi hizmetleri için sağladıkları ile aynı koşul ve kalitede karşılamakla yükümlüdürler. Ara bağlantı sağlanmasına ilişkin teknik olarak imkân dahilinde olan ve ekonomik olarak orantısız maliyetler ihtiva etmeyen talepler, makul ve haklı sebepler saklı kalmak üzere kabul edilir”.
Görüldüğü gibi Kanun’un lafzı herhangi bir yoruma gerek bırakmayacak derecede açıktır. Kanun, belirlenecek olan ara bağlantı yükümlülerine eşitlik, şeffaflık, açıklık gibi ilkeler temelinde maliyet bazlı olarak ara bağlantı taleplerini karşılama yükümlülüğü getirmiş olup, bu yükümlülükler ancak makul ve haklı sebeplerin olması halinde reddedilebilecektir.
Konuyu ayrıntılı olarak düzenlemek amacı ile 23.05.2003 tarihinde Erişim ve Ara Bağlantı Yönetmeliği yayımlanmıştır. Yönetmeliğin amacı sektörde sürdürülebilir rekabetin ve verimliliğin sağlanması olarak belirlenmiştir. Yönetmelik, sürdürülebilir bir rekabet ortamının sağlanması, pazarın uluslararası standartlara yaklaştırılması, kullanıcıların makul hizmetler karşılığında telekomünikasyon hizmetlerinden yararlanması, eşit şartlardaki kullanıcılara ayrım yapılmaması, ayrıştırma gibi ilkeler üzerine kurulmuş ve ara bağlantı yükümlülerinin (Bunlar Türk Telekom ve diğer etkin piyasa gücüne sahip işletmelerdir.) yükümlülükleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Avrupa Birliği’nde ise konuya esas düzenlemeler 97/33/EC ve Erişim ve Ara Bağlantı Yönetmeliği’nin de örnek alınarak hazırlandığı 2002/19/EC direktifleridir. Bu düzenlemelerin ayrıntısına girmeden dayandığı temel ilkeleri belirtmek gerekirse, söz konusu düzenlemeler de etkin rekabetin olduğu bir piyasanın sağlanması, etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ayrım gözetmeme, şeffaflık gibi ilkelere uygun olarak ve maliyet bazlı olarak ara bağlantı sağlama yükümlülüğünün getirilmesi gibi ilkelere dayanmaktadır.
Görüldüğü gibi gerek AB mevzuatı, gerekse Türkiye’de konuya ilişkin mevzuat aynı temel ilkeler üzerine kurulmuş, etkin piyasa gücüne sahip işletmecilerin ara bağlantı sağlama yükümlülükleri yukarıda özetlenen ilkeler doğrultusunda benzer şekilde düzenlenmiştir. Bu açıdan AB mevzuatı ile ülkemiz ara bağlantı mevzuatının büyük ölçüde uyumlu olduğu kesinlikle söylenebilecektir.
Çalışmanın devamını Ara Bağlantı AB İlerleme Raporuna Uygun mu?-1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
(1) Chapter 19: Telecommunications and information technologies



Kaynak : 