TBD’nin bilim kurgu yarışması birinciliğini kazanan Aşkın Güngör’ün ödülü Escort PC bilgisayar oldu.
Turk-internet.com: Yarışmaya katılmaya karar verme sürecinizi anlatır mısınız?
Aşkın GÜNGÖR: Türkiye Bilişim Derneği’nin Bilimkurgu Öykü Yarışması düzenlediğini internette bir gezintim sırasında öğrendim. Uzun yıllardır üzerinde çalıştığım bilimkurgu öykülerinin arasından yaptığım bir değerlendirme sonucu “Sevgilim, Dans Edelim mi?” adlı öykümün uygun olduğuna karar verdim ve mail yoluyla gönderdim. Türkiye’de bilimkurgu edebiyatının gelişmesine yönelik böyle bir yarışmaya katılmak konusunda tereddüt yaşayıp yaşamadığımı soruyorsanız, hayır, hiç bir tereddüt yaşamadım.
Turk-internet.com: Öykünüzde nasıl bir tema kullandınız. Kurgunuzu ve öykünüzü kısaca anlatır mısınız?
Aşkın GÜNGÖR: Tüm öykülerimde ve romanlarımda merkezde insan yer alır. “Sevgilim Dans Edelim mi?” öykümde de bu farklı değil. Belki de öyküye, “artalanı bilimkurgu olan insanı tanıma çabası” diyebilirim.
Öykü, uzaklardaki bir gezegende bir felaket sonrası tek başlarına kalmış olan bir karı-kocanın yaşamına değiniyor. Adam sözünü ettiğim felakette kötürüm kalmış. Kadın koca gezegendeki tek faal canlı olduğunu bilmenin ağırlığına dayanamayarak şizofren belirtiler göstermeye başlıyor. Kimi zaman son derece gaddar, kimi zamansa son derece şefkat dolu olan bu kadın, doğaldır ki, ruhsal gerginliğin tüm tepkilerini kocasına yöneltiyor. Ne var ki, öykünün ilerleyen kurgusu içinde, okur, kadının takındığı bu iki farklı kişiliğin sadece ruhsal nedenlerle değil, gezegenin insan korkularını soğuran ve onları dehşetli kabuslara çeviren yapısından da kaynaklandığını fark ediyor.
Yer yer, özellikle maddesel hayaletlerin belirdiği yerlerde fantastik sınılarını zorlasa da, öykü, bilimkurgusal normları kullanarak finale ulaşıyor.
Turk-internet.com: Öykü yazma sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Etkilendiğiniz veya gelişmeleri izlediğiniz konular nelerdir?
Aşkın GÜNGÖR: Öykü kurgulamak, kozada kıvranmak gibi. Abarttığımı sanmıyorum. Aklınızın içindeki o savruk düş parçaları kıvranıyor, deviniyor, çırpınıyor, metamorfoza uğruyorlar. Öykünün son noktasını koymadan “Oh!” demek mümkün değil. Çoğu gece yarım kalan bir öyküyü tamamlamak için uykudan kalktığımı bilirim.
Hemen her bilimkurgu sever gibi bilimkurgu ve fantastik yapıtları takip ediyorum. Bilimsel gelişmeleri takip etmekten de büyük keyif aldığımı söyleyebilirim. Yapmaya çabaladığım, bilimkurgu ile fantastik edebiyat arasında var olduğu söylenen duvarın sanıldığı kadar kalın ya da sert olmadığını ortaya koymak. Tüm yazılarımda (öykülerde ve romanlarda) bilimkurgu ile fantastik birbirine olabildiğine yakındır. Ama, yine de, sıkı bilimkurgu okurlarının hayalkırıklığı yaşamamasını sağlayacak denli “gerçek”e basar yapıtlarımın ayakları.
Turk-internet.com: TBD’nin düzenlediği yarışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aşkın GÜNGÖR: TBD çok önemli bir işe önayak oluyor. Gönül ister ki, onların altı yıldır süren bu gayretleri daha fazla yer bulsun görsel ve yazılı medyada. Ne var ki, çok iyi bildiğimiz nedenlerden dolayı, bu tip önemli etkinlikler hep geri planda kalmakta. Bunda biraz TBD’nin kusurunu da görüyorum aslını ararsanız. Böylesi sıradışı bir etkinliğin medyada daha etkili yer almasını sağlamak için girişimlerde bulunabilirlerdi diye düşünüyorum.
Turk-internet.com: Ekleyeceğiniz son bir konu var mı?
Aşkın GÜNGÖR: Eklenecek çok şey var tabi. Hele ki söz konusu bilimkurgu olunca. Yine de ben şahsıma gösterdiğiniz ilgiden onur duyduğumu belirtmekle yetineceğim. TBD’nin ve bu etkinliğin izini süren sizin yaptıklarınız bilimkurgunun Türkiye’deki seyrinde önemlidir, bunu belirtmek isterim bir kez daha.



Kaynak : 