Bu sabah açıklanan bir haber telekom sektörüne ve piyasaya bomba gibi düştü. (Bkz : TeliaSonera Turkcell’de Çoğunluğa Sahip Oluyor). Henüz sermaye piyasası izinleri alınmayan işlem ile TeliaSonera Turkcell’in % 27 hissesini daha 3 milyar karşılığı alarak % 64 hisseye yükseliyor. Çukurova hissesi ise % 13’e düşüyor. Yani artık Turkcell, Türk değil diyeceğiz.
Türkiye’nin telekom sektörünün amiral gemisi, Avrupa ve Dünya’daki pek çok mobil operatörün ilerisindeki uygulamaları ve dinamik yapısı ile dünya çapındaki 3-5 şirketimiz arasında sayabileceğimiz bu şirketi Türk sermayesi kaybediyor.
Türkiye 1980’lerde atılıma başladığı telekom alanında hükümetler ve brükrasi 90’ların ilk yarısında da belki vizyon taşıyordu ama 90’ların ortasından itibaren duruma bakın. Türk sermayesi ve Türk insan kaynağı ile kurulup bir dünya devi haline gelen, Türk Telekom sektörünün amiral gemisi Turkcell (2 gün önce tespit edilen değeri ile bunu söylüyoruz) Türk sermayesinin elinde tutulması gerekirken, telekom alanında farkındalığı zayıf olan bürokrasimiz ve hükümetimiz Turkcell’in Türk sermayesinin elinden kayıp gitmesine neden oluyor. Peki neden?
Türkiye’yi kurtaracak olan sektörler hangisi? Tekstil mi? 1/1/2005 itibariyle ABD’nin kotasının kalkması sonucu atağa geçen Çin varken Türk tekstil sanayinin bundan sonraki şansı nedir?
Ya.. Turizm mi? Ucuz tatilcilerin yöneldiği ülkemizin, Çanakkale – Gelibolu gibi Dünya tarihinin belleğine kazılmış ve hazır meraklısı olan (Anzakların torunu) bir alanı bile Truva ile yıllardır birleştirip turizm fenomeni haline sokamayan vizyonsuz yönetimlerle turizm alanında bugünkünden daha ileriye gidebileceğini düşünüyor musunuz?
Peki Telekom?
Türkiye’nin elinde 2 şans var. Biri enerji, diğeri telekom. İkisinde de jeo-politik konumu itibariyle bir düğüm noktası haline gelebilir ve geleceğini kurtarabilir ama neyle.. Vizyon ve stratejiyle.. Peki bu bizde var mı? Siz ne dersiniz?
İşte bir yanda bir Dünya şirketi olan Turkcell, diğer yanda bir türlü özelleştirmediğimiz Türk Telekom..
Biri 23 milyon aboneyi 5000 personelle yürüten Turkcell, diğer tarafta 19 milyon aboneyi 65,000 personelle yürüten Türk Telekom..
Hükümetin ve bürokrasinin Çukurova grubu ile ilişkileri bizi çok ilgilendirmiyor ama, ülkemize yatırım gelsin diye yalvardığımız bir dönemde dışarıya yatırım yapacak kadar know-how ve geliri olan bir şirketin nasıl olur da Türk sermayesinin ellerinden dışarıya kaymasına müsaade edilir..
Turkcell zaman zaman ufak eleştirilerde bulunduğumuz bir şirket de olsa, Türkiye’nin milli gururu olan, tamamen Türk insan gücü, Türk müşterileri ve Türk sermayesi ile oluşmuş vizyonu ve stratejileri güçlü bir firmadır. Bu nedenle de bugün 23 milyona varan kullanıcıya ulaşmış durumdadır. Çevresindeki 3.parti şirketlere de iş olanağı sağlamaktadır.
Bütün bunların değerlendirilmesi gerekirdi. Biz ne yapıyoruz allah aşkına?
Söyleyeyim…
Turkcell reklamlarında çalışkan Cell ailesinin yani Cell-O, Cell-Ma ve Cell-Man’ın karşısında “sana mı kalmııışşşş” diye bağıran Kadir Çöpdemir’in temsil ettiği kişiler kazandı.
27 mart 2005 tarihli Not : Bu yazıya gelen yorumlar, yabancı sermaye konusunda kafaların karışık olduğunu anlamama neden oldu. Bu nedenle yazdığım 2.yazıyı Yabancı Sermaye Ama Nasıl? başlığı altında okuyabilirsiniz.
Ayrıca, bu ve 2.yazıyı takip edecek 3.yazımı aslında 2001’de zaten yazmışım. Bu yeni durumlardan sonra geldiğimiz “az gittik, uz gittik” durumunu da ekleyeceğim 3. yazı öncesi 2001’deki yazıyı da okuyarak nereye geldiğimizi hepbirlikte düşünelim. Bkz : İçimizdeki İrlanda’lılar



Kaynak : 