Superonline Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Çağrı Poyraz, Telekom2005 Fuar ve Konferansı kapsamında, telekomünikasyon sektöründe serbestleşme ve dünya örneklerini içeren bir sunum yaptı. Poyraz, dünya ve AB örneklerini içeren sunumunda, Türkiye’deki serbestleşme sürecini de değerlendirdi.
Poyraz, telekomünikasyon sektöründe tam serbestleşmenin anahtarı olarak, Türk Telekom’un özelleştirilmesini, Telekomünikasyon Üst Kurulu’nun görev tanımı netleştirilerek bağımsız yapısının ortaya konması ve yaptırım gücünün arttırılması gerektiğini söyledi.
“Telekomünikasyon hizmetlerinin sunulması ile ilgili politikalar son yirmi yılda çok önemli değişiklikler yaşamıştır” diyen Poyraz, 1990’lardan itibaren hızlanarak devam eden özelleştirme ve serbestleştirme girişimlerinin tekel konumundaki şirketlerin yapısını değiştirdiğine işaret etti. Telekomünikasyon sektörünü, küresel ekonomi üzerinde güçlü etkileri olan bir sektör olarak değerlendiren Poyraz, “telekomünikasyon sektörünün doğru şekilde yapılandırılması; Eğitim, sağlık, bankacılık gibi temel sektörlerdeki atılımı da belirleyecek ana unsur haline gelmiştir” dedi.
Telekomünikasyon sektöründe “serbestleşme” kavramının “özelleştirme” kavramından ayrı düşünülmemesi gerektiğine işaret eden Poyraz, 1980’li yılların ortasında başlayan ve İngiltere, ABD ve Japonya gibi yüksek gelirli ülkelerin başını çektiği “özelleştirme” akımı, diğer ülkelere de yayıldığını hatırlattı.
Telekomünikasyon sektöründeki özelleştirme süreci, birbiriyle alakalı mikroekonomik, makroekonomik ve politik faktörlerin bir sonucu olarak tanımlanabileceğini söyleyen Poyraz, bu faktörleri şöyle sıraladı:
- Mikroekonomik Faktörler
- Telekomünikasyon şirketlerinin karlarının büyük bir kısmının hazineye ayrılması.
- Telefon faturaları üzerine yüklenen yüksek vergiler.
- Makroekonomik Faktörler
- IMF vb. uluslararası kuruluşların gelişmekte olan ülkelere olan baskıları.
- Gelişmiş ülkelerin, kendi iç pazarlarında rekabeti ve dolayısıyla kaliteyi artırmayı hedefleyen tüketici yanlısı davranışları.
- Politik Faktörler
- Reform süreçlerinin sonuçlanması mutlak şekilde politik iradenin istikrarlı tavrına bağlıdır.
Tam Serbestleşme İçin…
Poyraz, telekomünikasyon sektöründe tam serbestleşmeden söz edebilmek için, kullanıcıların istedikleri UMTH firmasını uygulamada kolaylıkla seçebilme hakkı olması gerektiğini söyledi.
Kullanıcının, taşıyıcıya tahsis edilen ön numarayı, bilahare de aradığı telefon numarasını çevirdiğini ya da, kullanıcının erişim sağlayacağı hangi UMTH işletmecisi olduğunu haberdar etmekte ve tüm UMTH aramalarını otomatik olarak seçtiği işletmeciye yönlendirdiğini vurguladı. Poyraz, “AB ülkelerinde öncelikle dinamik taşıyıcı seçimi, daha sonra ön taşıyıcı seçimi yöntemi yerleşmiştir” dedi.
Poyraz Türkiye’de ki uygulamaları ise şöyle değerlendirdi:
Türkiye’de A ve B Lisansı ile ifade edilen bu hizmetlerin verilmesi henüz mümkün değildir. Sadece arama kartları vb. şekillerde uygulama alanı bulabilen ön kodlu arama ile pazarın özlenen oranda büyümesinin sağlanamayacağı açıktır. 2005 Yılı başında başlaması gereken B tipi Lisans uygulamaları henüz başlayabilmiş değildir. Bu nedenle 2005 yılı 17 Mayıs’ta başlanması öngörülen A Tipi lisans kapsamı uygulamaları için de umutlar azalmıştır.
Altyapı Kurma ve İşletme Hakkı ile ilgili olarak; 2004 yılında Altyapı kurma ve işletme konusundaki lisanslar verilmediği ve geçiş hakkı gibi düzenlemeler yayınlanmadığı için, bu konuda hiç bir gelişme olmadı ve Türk Telekom’un bu konudaki tekeli fiilen devam etti.
Bu tekelin devam etmesinin olumsuz sonuçları olarak ise; ülke çapında yaşanan İnternet kesintileri gösterilebilir. Teknolojilerin birleşmesiyle (convergence) bu kesintiler daha kritik olan ses hizmetlerinde de görülmeye başlanabilir.
İkinci konu olan telefon servislerinin serbestleşmesinde ise oldukça hareketli ancak bir o kadar da verimsiz bir yıl geçirilmiştir.



Kaynak : 