BEYİN GÖÇÜ (Brain Drain)
Beyin göçü yetenekli/nitelikli profesyonellerin, mühendislerin, doktorların, bilim adamalarının, sanatçıların, aydınların ve eğitimcilerin az gelişmiş bir ülkeden gelişmiş bir ülkeye isteğiyle en verimli olduğu çağda çalışmak/araştırma yapmak/yaşamak için akışı/ göçüdür.
19 yy’da “Tarım Çağında” gelişmiş ülkelerin ekonomisinin tarım ürünlerini toplamaya/işlemeye güçlü, kuvvetli, genç, cesur kişilere ihtiyacı varken, 21 yy’da “Bilgi Çağında” olağan üstü yetenekli, en iyi, zeki ve parlak gençler yeşil kart vizeleriyle çekilmektedir. Yeterince okumamış ve hastalar kabul edilmemektedir.
İnsanoğlunun varlığından beri olan beyin göçü karmaşık ve çok boyutlu bir problemdir. Beyin göçünün (brain drain) beyin kazanımına (brain gain) dönüşümü çok nadir başarılabilmektedir. Beyin göçü bugün hem gelişmekte olan ülkeler hem de gelişmiş ülkeler için çok ciddi bir sorundur. Gelişmiş bir çok ülke hem beyin göçü almakta hem de beyin göçü vermektedir.
Türk hükümetinin kıt kaynaklarıyla gençlerin eğitimi için yaptığı yatırım çok önemlidir. Devlet kaynaklarıyla yurt dışında alanlarında uzmanlaşmaya giden nitelikli kişilerin bir kısmının ülkeye geri dönmemeleri hem yapılan yatırımın hem de entelektüel sermayenin kaybıdır. Gelişmiş ülkeler teknolojik buluşlara daha uygun ortamlara/fırsatlara sahip olması gelişmekte olan ülkelerin profesyonellerini oralara çekmektedir. Üniversitelerden sanayiye ve özel sektöre bilgi/teknoloji transferinin zorluğu üniversite-sanayi işbirliktesizliği gelişmekte olan ülkelerin rekabet gücünü azaltmaktadır.
ENTELEKTÜEL SERMAYENİN ÖNEMİ (Intellectual Resource)
Ülkeler için gerçek servet, ulusal entellektüel insan sermayesidir. İnsan sermayesi finansal sermayeden çok daha değerlidir. Bir ülkede sadece para fakirliği/yoksulluğu azaltmaz. Gerçek servet para ile ölçülmez/değerlendirilmez. Nitelikli entelektüel insan refahı/kalkınmayı sağlayabilir.
- Para çocuğumuza bir şey öğretmez; ama nitelikli öğretmen öğretir,
- Para evimize elektrik getirmez; ama nitelikli mühendis getirir,
- Para hasta kimseyi iyileştirmez; ama nitelikli doktor iyileştir.
Entelektüel insan sermayenin aşırı göçle azalması/erozyonu ülkede kötü yönetim, adaletsizlik, yolsuzluk, hortumculuk, despotluk/diktatörlük, tek adamlık, statüko vs. artmasına sebep olur. Eğitimli orta sınıf yok olur. Ülkelerin iyi ve adil yönetimi için gerekli toplu beyin gücü (collective brain power) sadece yetenekli/nitelikli kişilerle yapılabilir. Aşırı beyin göçü veren ülkelerin sonu yok olmak veya başkalarının yönetimine girmektir.
Nitelikli entelektüel insan sermayesinin/işgücünün çoğunu gelişmiş ülkelere her hangi bir sebeple kaptıran/kaçmasına seyirci kalan ülkelerin gelişmesi yavaşlarken, bunları alan gelişmiş ülkelerin gelişmesi daha da artmaktadır. Böylece ülkeler arasındaki gelişmişlik uçurumu daha da büyütmektedir.
Örneğin ABD ve Avrupa her yıl 70 bin nitelikli/profesyonel Afrikalıyı göçmen almaktadır. Bu yüzden Afrika’da doktor ve hemşire kalmamaktadır. Göç veren Afrika ülkeleri ise ülkelerindeki nitelikli işleri yüksek ücretli yabancı uzmanlara yaptırtmaktadır. ABD’ye göç eden nitelikli/profesyonel göçmenlerin Amerikan ekonomisine katkısı kişi başı yıllık 150 bin $ civarında olduğu hesaplanmaktadır. ABD her yıl “olağan üstü araştırmacılara” 135 bin H1-B vizesi vererek kendine nitelikli beyin göçünü artırmaktadır.
Bu yazının devamını Bilgi Çağının Modern Gönüllü Göçerleri/Esirleri-2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 