Bu makalenin önceki bölümlerini
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 1
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 2
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 3
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Çocuk Pornografisindeki Genel Sıkıntılar
Çocuk pornografisi alanındaki genel sıkıntılara baktığımızda, dört başlık altında toplayabiliriz:
- Tanımlamalar Arasındaki Farklar
- Yetişkin ve Çocuk Pornografisi Ayrımı
- Ülkelerin Kanunlarındaki yaş Farklılıkları
- Uluslar arası İşbirliği ve Ortak Kanunlar
Tanımlamalar Arasındaki Farklar
Tanımlamalara bakıldığında çoğunda, temel olarak “çocukları veya küçükleri içeren cinsel eylemi temsil eden görüntü veya figürler” ifadesine benzer ifadelere rastlanılmaktadır. Fakat özellikle bazı noktalarda belirgin farklar olduğu da göze çarpmaktadır.
Örneğin; çocuk pornografisi kapsamında bazı tanımlar, çocuğu temsil eden her türlü görsel ve sesli materyali içerirken, bazı tanımlara göre resimler, çizimler ve çizgi filmler çocuk pornografisi kapsamına alınmamaktadır. Bu da çocuk pornografisi suçunun sınırlarının, tam olarak belirlenememesi anlamına gelmektedir.
Çocuk pornografisi alanında yapılan son çalışmalardan sonra, ÇHS’nin çocuk satışı, çocuk fahişeliği ve çocuk pornografisi alanında yaptığı tanımlamalar geniş kabul görmüştür (UN, 1989). Fakat yinede bu tanımlar ışığında, içerisinde gerçek bir çocuğun bulunmadığı yapay imajların ve çocuk şeklinde yapay maketlerin(pseudo-child), çocuk pornografisi olarak sayılıp sayılmayacağını çıkartmak oldukça zordur.
Yetişkin ve Çocuk Pornografisinin Ayrımı
Bazı ülkelerin kanunlarında, yetişkin pornografisi suç olarak kabul edilmeyip, sadece çocuk pornografisi suç kapsamında değerlendirilirken, bir takım ülkelerde ise yetişkin pornografisine çok az bir ceza uygulanmakla birlikte, çocuk pornografisine giren suçlar ağır cezalar arasında yer almaktadır.
Bir olay esnasında, kişinin çocuk olarak mı, yoksa yetişkin olarak mı addedileceği konusu ise, büyük bir soru işareti olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü kanunlarda buna yönelik kesin bir sınır belirtilmemiştir.
Pratikte uygulanan uygulamalara bakıldığında, pornografik içerikli bir imajdaki çocuk, fiziki özellikleri bakımından büyük gösteriyorsa yetişkin sınıfında sayılmaktadır. Fakat bir kişinin yetişkin mi, yoksa çocuk mu gösterdiği çok göreceli bir kavramdır.
Sonuç olarak, küçük yaşlardaki bir kişi her ne kadar fiziki açıdan büyük görünse de, gerçekte bir çocuk olduğu için bu tür olaylardan korunamamakta, psikolojik ve sosyal açıdan zarar görmektedir.
Bu belirsizlik polis tarafından yapılan operasyonlarda da büyük sıkıntılar yaratmakta, elde edilen materyallerde kişinin yetişkin olup olmadığı tam olarak belirlenemediğinden, gerekli işlemler de yapılamamaktadır. Örneğin Ankara Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği tarafından gerçekleştirilen “Kara Lazer” operasyonu çerçevesinde yapılan incelemelerde, bir video görüntüsündeki şahsın yaşı tam olarak belirlenemediği için, mahkemeye delil olarak da sunulamamıştır (AEM, 2004).
Bu tip hadiseler, çocuk pornografisi ile mücadele eden birimlerin konuya olan hassasiyetlerini de önemli ölçüde azaltmaktadır.
Yazının devamını İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 