Bu makalenin önceki bölümlerini
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 1
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 2
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 3
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 4
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 5
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 6
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 7
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 8
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 9
- İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 10
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Sonuç ve Öneriler
Tüm dünya ülkelerini ilgilendiren çocuk pornografisi ve mücadelede yaşanan sıkıntıların ele alındığı bu makalede, daha ziyade ulusal ve uluslar arası platformlarda çocuk pornografisinin tanımı, kanuni boyutları, yaşanan genel sıkıntılar, çocuk pornografisinin sınıflandırılması, zararlı etkileri, hacmi ve ticari boyutları, yeni teknolojilerin etkisi ve nihayetinde ülkemizde yaşanan sıkıntılar üzerinde hem pratikteki uygulayıcı birimlerin çalışmalarından, hem de değişik ülkelerde bu konu üzerinde yapılan istatistiklerden örnekler verilerek, konuya genel bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılmıştır.
Görünen odur ki; çocuk pornografisi ülke, sınır, milliyet, cinsiyet ve yaş gözetmeksizin, tüm dünya çocuklarını ve çocuk haklarını ciddi anlamda tehdit eden, çocukların cinsel şiddete maruz kalmasına ve acımasızca bir ticari meta haline gelmesine sebebiyet veren, günümüzde ve gelecekte de ülkelere çok ciddi anlamda sıkıntı yaratacak bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.
Ülkelerin çocuk pornografisi alanında yaşadığı sıkıntılar; tanımlar arasındaki farklar, yetişkin pornografi ile çocuk pornografisinin ayrımı, ülkeler arasındaki kanun ve yaş farklılıkları ile ortak işbirliğinin olmamasıdır. Bunun sonucu olarak çocuk pornografisi ile uğraşan kişiler, bu boşluklardan yararlanarak, çok rahat bir şekilde eylemlerini gerçekleştirmektedirler. Çocuk pornografisi ile etkin mücadele hususunda, uluslararası alanda mutlak suretle işbirliğine gidilmesi, ortak stratejilerin belirlenmesi ve tüm ülkelerin kabul edebileceği makul, gerçekçi ve uygulanabilir bir düzenleme yapılması şarttır.
Çocuk pornografisi olayı sonucu elde edilen resim ve filmlerdeki çocukların, sadece görüntü olarak değerlendirilmeyip, görüntülerin elde edilmesi esnasında da gerçekten cinsel yönden tecavüze ve şiddete maruz kaldığı gerçeği akıllardan çıkarılmamalıdır. Bu tür olaylarda kullanılan çocuklar üzerinde, olay sonrası meydana gelebilecek zararlı etkileri en aza indirgemek için, devlet tarafından bu kişilere yönelik koruma sağlanmalıdır. Bu koruma çocukta cinsel şiddetten dolayı oluşabilecek olan depresyon, travma gibi rahatsızlıkları engelleyebilecek veya tedavi edebilecek psikolojik bir koruma olmalıdır. Ayrı yeten çocuk pornografisi suçlularına yönelik de, sadece cezai müeyyide uygulanmayıp, psikolojik tedavi de gerçekleştirilmelidir.
Gelişen teknolojilerin de etkisiyle insanların, internet bağlantısı olan herhangi bir bilgisayardan çocuk pornografisi içeren bir materyale ulaşmaları çok kolaylaşmıştır. Bunun doğal sonucu olarak, arz ve talep korkunç bir şekilde artmış, nihayetinde bu günkü ticari hacme ulaşılmıştır. Öyle ki; yetişkin pornografisi ile uğraşan kişiler dahi, bu büyük pastadan pay alabilmek için, çocuk pornografisi ticaretine yönelmişlerdir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, mücadele eden birimler de kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeli ve son teknolojiyi takip etmelidir. Özellikle suç şebekeleri ile daha etkin mücadele edebilmek için, bu kişilere yeterli teknik destek ve eğitim imkanı sağlanmalıdır.
Dünyanın bir çok ülkesinde bilişim suçlarına, siber terörizme ve çocuk pornografisine yönelik mücadele merkezleri ve birimleri kurulmuştur. Ülkemizde de, diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi mutlaka bilişim suçları ile etkili bir şekilde kolluğun mücadele edebilmesi amacıyla, bilişim suçları mücadele ve eğitim merkezleri oluşturulmalı, özellikle internet üzerinden çocuk pornografisi yayını ve ticareti suçlarına karşı etkin müdahale edebilme gücü kazandırılmalıdır. Bu konuda ülkemizde şuanda varolan Bilişim Suçları Birimleri özellikle tüm büyük illere vakit kaybetmeksizin kurulmalı ve bu birimlerde çalışan ve çalışacak olan teknik personelin eğitim faaliyetlerinin yürütüleceği enstitüler açılmalıdır.
Ülkemizde ekonomik sorunlardan dolayı ailelerin bakamayıp, sokağa terk edilen çocukların, çocuk pornografisi işiyle uğraşan organize suç şebekelerinin eline düşmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Mutlak surette sokağa terk edilmiş çocukların, devlet tarafından koruma altına alınması gerekmektedir.
Ülkemizde internet daha çok çocuk ve genç yaş grupları tarafından kullanılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında anne ve babaların internet teknolojisine yabancı olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. İnternet gerçek dünyanın, sanal aleme yansımasıdır. Dolayısıyla gerçek dünyada olan bütün olaylar, bütün kanun dışı içerikler internet üzerinde de bulunmaktadır. Özellikle çocuk pornografisi ticareti ile uğraşan organize şebekelerin sohbet odaları, haber grupları ve web siteleri vasıtasıyla internette gezinen bir çocuğu bulmaları ve onu tuzağa düşürmeleri çok kolay olduğu düşünüldüğünde, anne ve babaların kesinlikle çocuklarının internet aktivitelerini takip etmeleri ve internet teknolojileri konularında eğitim almaları gerekmektedir.
Ülkemizde internette yayıncılık kurallarını ve sorumluluklarını düzenleyen bir kanun bulunmamaktadır. Bu alanda acil olarak kanuni düzenlemelerin yapılması ve internet yayıncılık ilkelerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Özellikle internet servis sağlayıcılarının ve internet kafelerin, suç delilerinin tespit edilmesi ve adli makamlara verilmesi bağlamında, düzenlenecek kanun içerisinde yeri ve sorumlulukları açık ve net bir şekilde belirtilmelidir.
İnternet aracılığıyla işlenen çocuk pornografisi suçlarında, birden fazla ülkeyi kapsayan değişik erişim yolları bulunabilmektedir. Bir tahkikat esnasında, olayın yurt dışındaki bir internet servis sağlayıcı üzerinden yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili ülke emniyet birimleri ile temasa geçilerek, ihtiyaç duyulan bilgilerin temin edilebilmesi gerekmektedir. Diğer türlü, tahkikat belirli bir aşamaya geldikten sonra devam edemeyecektir. Bu açıdan bakıldığında, ülkelerin uluslararası alanda emniyet ve adli mercileri kapsayacak geniş çaplı bir işbirliğine gitmesi zaruridir.
Çocuk pornografisi ve çocuk ticareti içerikli yayın yapan internet sitelerini önlemek amacıyla vatandaşların, bu tür içeriğe sahip internet sitelerini ihbar edebileceği bir sistem ve bu sistemden gelen mesajları koordine edip ilgili birime yönlendirecek merkezi birimler oluşturulmalıdır. Ülkemizde çocuk pornografisi ve çocuk istismarı konusunda “topyekun bir mücadele planı” oluşturulmalı ve özellikle sivil toplum örgütlerinin de katılımıyla halk bu konuda bilinçlendirilmelidir.
Yazının “Kaynakça ve Ekler” kısmını içeren devamını İnternet Üzerinde Çocuk Pornografisi – 12 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 