Türk Telekom’un özelleştirilmesini mahkemeye taşıyanlar arasına Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) da katıldı. Bugün yapılan basın toplantısı ile dava açıldığı duyuruldu.
Elektrik Mühendisleri Odası, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada
- Rekabet Kurulu Kararının Teknik Dayanağı Yoktur:Kablo TV Telekom’un Yerine İkame Edilemez
- Özelleştirme Sonucunda Telekomünikasyon Alanında Özel Tekel Oluşacaktır
başlıklarını kullandı.
Açıklamada şu ifadeler yer alıyor;
Rekabet Kurulu’nun T.Telekom’un satışına verdiği onay, Kablo TV altyapısının, Telekom ile ikame edilebilirliğine dayanmaktadır. Oysa Kablo TV altyapısı ile Telekom tarafından verilen hizmetlere ulaşılması olanaklı değildir. Bu nedenle Rekabet Kurulu’nun kararı bilimsel ve teknik olarak yetersizdir.
Kablo TV ve Telekom hizmetlerinin rekabeti ile telekomünikasyon alanında tekel oluşumunun önüne geçileceğini varsayan karar, Kablo TV altyapısının teknik olarak Telekom’un yerine getirdiği hizmetleri veremeyeceği, dolayısıyla T.Telekom ile rekabet edemeyeceğini görmemektedir. Bu nedenle Telekom’un özelleştirilmesi, telekomünikasyon alanında özel tekelin oluşmasına neden olacaktır.
Yerel Telefon Şebekesi ve ADSL hizmetleri çift yönlü telefon ve data iletişimi için oluşturulurken, Kablo TV şebekesi ise esas olarak tek yönlü TV sinyallerinin iletilmesi için tasarlanmıştır. Kablo TV sinyalleri esas olarak tek yönlü iletişim için tasarlandığından çift yönlü iletişimi çok sınırlı olarak gerçekleştirebilmektedir. Kablo TV, 2000 abonelik (NOD) sahaları halinde kurulmuş, uluslar arası DOCSIS Protokolüne göre tesis edilmiş olan mevcut teknolojisiyle; geri dönüş hızı, her NOD sahası için 2 Mbps ile çok sınırlıdır. Abonelerine çift yönlü telefon ve data iletişimi sağlanması için teknolojik olarak yetersizdir. Örneğin; Türk Telekom’un sağladığı en düşük ADSL hızında (512/128 Kbps) abonelere internet hizmeti verilmesi halinde, 2000 abonelik bir sahada en fazla 15 aboneye internet geri dönüş hizmeti sağlayabilir. Daha fazla aboneye hizmet sağlayabilmesi teknik olarak olanaksızdır.
Yukarıda değindiğimiz teknik özellikler itibariyle ve ses başta olmak üzere her türlü verinin karşılıklı aktarımına yönelik ülkenin her köşesine kadar ulaşan telefon altyapısı karşısında, asıl işlevi kullanıcıya tek yönlü TV sinyali aktarımı olan ve alt yapısı da son derece yetersiz bulunan kablo TV sisteminin birbirine ikame olamayacağı açıktır.
Bu konuda aşağıda belirtiğimiz kimi veriler bu imkansızlığı göstermektedir, Kablo TV hatları ile TT Sabit hatlarının ülke genelindeki yaygınlığına baktığımızda, kablo TV’nin abone sayısının 1.150.000, hizmet sahasının 21 il merkezinde kısmi alanlarda, kapasitesinin 2.550.000 ve internet abone sayısının da 30.000 iken; T.Telekom Sabit Hatlarının ise abone sayısı 19.125.000, hizmet sahası tüm ülke , kapasite 56.000.000 ve internet abone sayısının 900.000 olduğu görülmektedir. İki hizmet arasındaki uçurum Rekabet Kurulu kararının dayandığı temelin altının boş olduğu, kararın yanlış bilgiler üzerinden verildiğini göstermektedir.
Rekabet Kurulu bu kararla tekel oluşmasının önüne geçileceğini savunmaktadır, oysa bu kararla iki ayrı tekel oluşmaktadır. Türk Telekom’un doğal bir tekeldir ve var olan altyapı kaynakları sınırlı (kıt) kaynaktır. Bu nedenle özelleştirilmesi halinde, özel tekel oluşacaktır.
Rekabet Kurulu kararı Kablo TV ile Sabit Telefon Şebekesinin ayrılması sonucu rekabetin sağlanacağı ve tekelin kırılacağı varsayımına dayanıyor, oysa bu kararın gerçekleşme ihtimalinin olmadığı bu iki hizmetin ikame edilir olmamasından anlaşılmaktadır. Bu durum doğrudan özel tekelin oluşmasını sağlayacaktır. Haberleşme alanında rekabetin tesis edilmesi adına Rekabet Kurulu tarafından ileri sürülen görüşler, bu alanda rekabet olamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Sonuç olarak Anayasa ve yasalarda Devlete verilen tekelleşmenin önlenmesi görevinin, davalı Kurul kararıyla ihlal edileceği gerçeği, bu kararın açıkça hukuka ve kamu yararına aykırı olduğunu göstermekte ve iptali gerekmektedir.
Rekabet Kurulu bu kararla tekel oluşmasının önüne geçileceğini savunmaktadır, oysa bu kararla iki ayrı tekel oluşmaktadır. Türk Telekom’un doğal bir tekeldir ve var olan altyapı kaynakları sınırlı (kıt) kaynaktır. Bu nedenle özelleştirilmesi halinde, özel tekel oluşacaktır.
Rekabet Kurulu kararı Kablo TV ile Sabit Telefon Şebekesinin ayrılması sonucu rekabetin sağlanacağı ve tekelin kırılacağı varsayımına dayanıyor, oysa bu kararın gerçekleşme ihtimalinin olmadığı bu iki hizmetin ikame edilir olmamasından anlaşılmaktadır. Bu durum doğrudan özel tekelin oluşmasını sağlayacaktır. Haberleşme alanında rekabetin tesis edilmesi adına Rekabet Kurulu tarafından ileri sürülen görüşler, bu alanda rekabet olamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Sonuç olarak Anayasa ve yasalarda Devlete verilen tekelleşmenin önlenmesi görevinin, davalı Kurul kararıyla ihlal edileceği gerçeği, bu kararın açıkça hukuka ve kamu yararına aykırı olduğunu göstermekte ve iptali gerekmektedir.
Elektrik Mühendisleri Odası, konuyla ilgili mahkeme açan 4.kuruluş oluyor.



Kaynak : 