Gelen çağrı metninin üzerinde irtibat kuracağım memurun ismi, iş telefonu, cep telefonu verilmişti.
Mesai saatleri içerisinde aradım ve daha önceleri kira geliri gösterdiğim evi sattığımı, bu anlamda artık bir gelirim olmadığını, dolayısıyla vergi vermediğimi, vergi vermemi gerektiren bir durum olmadığını söyledim. Karşımdaki memur, “bunları görüşmek üzere buraya gelmeniz gerekiyor” dedi. Benim de devlet memuru olduğumu, gelebilmek için işyerinden izin almam gerektiğini, telefonda söylediklerimi kayda geçerek bu işi halletmelerini, inanmadıkları takdirde tapu dairesinden sormalarını söyledim.
Israrla oraya gitmem istenince, “peki öyleyse, bir ara uğrarım” dedim. Aradan zaman geçince, bir taraftan da önemsememiş olmalıyım ki, daha sonra unutmuşum bu konuyu.
İki gün önce tekrar aynı çağrıyı aldım. Tekrar telefonla, ilgili memuru aradım. “Bakın ben bu evi satalı iki yıl oldu, neden oraya geleyim ki, tapu dairesinden sorun” dedim. “siz buraya gelmezseniz hallolmaz bu konu” dedi görevli memur . Ve gitmediğim takdirde evrakı gerekli yerlere sevkedeceğini, o zaman daha çok uğraşacağımı söyledi. “saat 08.00-09.30 arası burada oluyorum, bunun dışında beni bulamazsınız, semt görevlerine gidiyorum, bir başka arkadaşa da devredemem bu işi, ayrıca haftaya gelirseniz de izne ayrılacağım için beni bulamazsınız” dedi. Bir anda beni o kadar kısıtlayıcı bir durum oldu ki, o anda gitmem gerekiyor…. Kalkıp gittim. Büyük şehirlerde bir yerden bir yere gidip-gelmek, bir devlet dairesinde en ufak bir işlem yaptırabilmek için minimum yarım güne ihtiyacınız vardır.
Vergi memuru beni sorgulayarak yazacaklarını yazdı, imzaladı, bana da imzalattı ve iş halloldu… O yazarken ben de bir taraftan soruyordum.
- Tapu dairesi ile aranızda bir diyalog yok mu? Bu gibi işleri, kurumlar olarak, kendi aranızda halletseniz daha iyi olacak. Hem sizin, hem de vatandaşın işi kolaylaşacak.
- Memur -Maalesef kurumlar arası hiç bir diyalog yok. Haklısınız. Dediğiniz gibi olsa bizim için de daha kolay olacak.
ben başka bir eleştirimi koyuyorum sıraya - -Devlet, maalesef bizim gibi dürüst davranan, üç kuruş gelirini gösterip vergisini veren devlet memurlarının peşinde. Büyük vergiler kaçıranlar ise hep gözardı edilir.
Yada vergiden kaçmak için kaçakçılık yapılır….
Memurla sohbetimde e-devlet konusuna da değiniyoruz.
- şimdi internetten, her işlem daha kolay yapılabiliyor. e-devlet’e ağırlık verilmeli. Mesela, benim evi sattığım, internet kanalıyla, tapu dairesi tarafından size bildirilir, siz de hemen gereğini yaparsınız. Böylece bir devlet memuru, devlet dairesindeki bir işi için, kendi işyerinden izin alarak gitmek zorunda kalmaz. Siz, kişilerin peşine düşmekten kurtulursunuz, posta kurumu da aradaki mektupları getirip götürmekten…. Yani bir çok kişi yada kurum, ufak bir sorunun peşinde gezmekten kurtulmuş olur.
“Çok haklısınız” demekle yetiniyor memur bey.
Türkiye’de e-devlet, henüz arzu edilen düzeye ulaşmış değil. Bunun yanısıra, bir de, yukarıda anlatmaya çalıştığım, kurumlar arası kopukluk var. Kurumlar birbirlerine, vatandaşın işini kolaylaştırmak amaçlı, bilgi aktarmıyorlar.
Bütün bunların ötesinde, internete girip de herhangi bir kişinin bilgilerini arattırdığınız zaman, o kişi hakkındaki birçok bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bu da ayrı bir açmaz. Kişilerin özel bilgileri, bir başkası tarafından bu kadar kolay elde edilememeli. Birçok kurumun internet sayfasından, adını-soyadını bildiğiniz bir kişinin hemen hemen bütün özel bilgilerini elde edebiliyorsunuz. Bu doğru değil bence.
İnternet kullanımının hala kişisel oyalanmaca, vakit geçirmece, oyun ve eğlence, kavga-küfür-hakaret ağırlıklı olmak üzere değerlendirildiği Türkiye’de , e-devlet konusunun geliştirelerek önem kazanması, hem vatandaşın hem de devletin işini kolaylaştıracaktır.



Kaynak : 