Bu taslak yönergesinin reddedilişinin altında bu tür yazılımların patent alması durumunda yazılımın kullanımının azalacağı ve küçük ve orta ölçekli kuruluşların patentin kullanımına bağlı duruma geleceği düşüncesi vardır. Ayrıca, patent masraflarını sadece büyük çaplı şirketlerin karşılayabileceği gibi bir durum vardır. Halbuki Avrupa’nın – Amerika ve Japonya’nın aksine – yeni buluşlara ihtiyacı vardır. Bu sebeplerden Parlamento Amerika’daki herşeyin patentlenebileceği düşüncesinin aksine yazılımın ücretsiz olması ilkesinin benimsenmesi gerektiğini savunmuştur.
Avrupa Birliği’ndeki mevcut düzenlemelere göre; bilgisayar programları (yazılım) patent olarak değil de eser olarak koruma sağlamaktadır. Yazılımlar tıpkı bir kitap yada bir resim gibi eser olarak kabul edilmektedir.
Peki nedir bu patent? Patent, buluşlara verilen koruma belgesi olarak tanımlanmaktadır ve her ülkenin kendine özgü patent sistemi bulunmaktadır. Patentlerin içerikleri, süreleri ülkeden ülkeye değşmektedir. Hatta bazı buluşlar bir ülkede koruma bulurken başka bir ülkede bulamayabilir. Hukukumuzdaki tanıma baktığımızda da 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5.Maddesi yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlara, patent verileceğinden bahsetmektedir. Ülkemiz hukukuna göre patent almış bir buluş, 7 veya 20 yıllık bir koruma elde etmiş olur.
Diğer taraftan ülkemizde bilgisayar programları 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre edebi eser kabul edilmekte ve korunmaktadır. Bilgisayar programının tanımı ise, “belirli bir işlevi veya görevi yerine getirmesi amacıyla, verilen komutların herhangi bir şekil, lisan, notasyon veya kodla ifade edilmesi olup, donanım olarak adlandırılan ve programın yapılması için gerekli fiziksel ünitenin (hardware) çalıştırılabilmesi için öncelikle yüklenip ve hep yüklü olarak bulunması gereken işletim sistemleridir.” olarak yapılmaktadır.
Peki bilgisayar yazılımları patent ile korunmuş olsaydı ne gibi bir farklılık olurdu? Bir buluşun patent olarak koruma sağlayabilmesi için tescil ettirilmesi gerekiyor. Halbuki eser olarak niteleme için herhangi bir prosedürün izlenmesine gerek yoktur. Ayrıca eser için ticari amaç bir unsur değil iken patent için korumada ticari amaç ön plandadır. Ayrıca patent tescili belirli süreler için yapılabilmektedir.
Avrupa Parlamentosu buluşları teşvik etmek gayesiyle mevcut durumu uzun süre devam ettireceğe benziyor. Uzun vadede buluşlar konusunda Avrupa Birliği Japonya seviyesine ulaşır ise patentle koruma yolu tercih edilebilir.
Konuyla ilgili diğer bir yazıyı Yazılımların Patentlenmesi – Bilgisayar Uygulamalı Buluşlar başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 