Telekomünikasyon Sektörünün serbestleşmesi 1/1/2004 itibariyle başladı diyoruz ama aslında mobil ses yani “Cep Telefonu” sektörü 1995’ten itibaren, data aktarımı yani “ISS sektörü” ise 1996’dan itibaren serbestleşme aşamasına girmişti. 1/1/2004 itibariyle serbestleşmesi konuşulan kısım ise en büyük bölüm olan “Ses Trafiği” bölümü. Yani sabit telefonlarla uzak mesafe, şehirlerarası ve hatta daha sonra yakın mesafe görüşebilmek.
Ancak, serbestleşmesi 1996’larda başladı dediğimiz ISS sektöründe pek de serbestleşme oldu denilemez. Çünkü ISS’ler kendi altyapılarını, Türk Telekom altyapısı üzerine oturtmak, data hattı alacakları zaman yurtiçinde ve dışında TTnet’ten almak zorundalar. Yani bir yandan TTnet ile rekabet ederken, diğer tarafta ondan hat alıyorlar. Üstelik 29-49 milyon TL/ay ADSL fiyatları ile rekabet ederken, normalde 1-1200 Euro olan 34 MBitlik hatlara 185.000 $’lara varan ücretler ödeyerek.
Şimdi böyle bir ortamda, yeni bir gelişme “Türk Telekom’un özelleştirmesi” ve ISS’leri ilgilendiren bölüme bakarsak da, “TTnet’in Tüzel Kişiliğe kavuşması” hayli önem kazanıyor.
TTnet Kazancı Nedir?
TTnet kazançlarını
- Dial-Up aboneler
- LL aboneleri
- ADSL Aboneleri
- Data Center yani Hosting gelirleri
şeklinde özetleyelim. Bunlardan en baskın olanı, 1 milyon abone sayısına ulaşan ADSL. TTnet’in ortalama ADSL gelirini 49 M TL (ki çoğunluk 29 M TL’lik sbait hat kullanıyor. 512 ve üstü kullananlarla ortalam aldığımızda 49 M TL düşünülebilir) olarak alırsak;
- 49 M TL x 1 Milyon abone = 49 Milyar TL(49.000 YTL) = 36 M $.
Diğer gelirlerle birlikte TTnet toplam gelirini 40 M $ olarak düşünülebilir.
TTnet Giderleri Nelerdir?
TTnet’in tüzel kişiliğe kavuşması durumunda giderleri şu şekilde olacak;
- Personel ve İdari Giderleri
- Satış ve Pazarlama Giderleri
- Teknik giderler
Türk Telekom’un geçen yıl sadece reklam bütçesi 40 milyon $’dı. Buna da genellikle ADSL için kullandı ama biz yine de en büyük gider kalemi olarak teknik giderlere bakarsak;
- İzmir-Ankara-İstanbul arasındaki 2.4 GB dahil, tüm yurtiçi data hatları
- Yurtdışı hatlar
- Türk Telekom Santrallarına konulan cihazlara ait co-location kiraları
- Faturalama Maliyeti (telekom şirketlerin önemli maliyetlerinden birisi)
görüyoruz. Türk Telekom’un şu anda 2.4 GB hatta 512 Mbit için fiyat tarifesinde rakam yok. Ancak, TTNet’in internet sitesindeki fiyatlara göre: Yurtdışı 155 fiyatı (2. kademe) tüm vergiler dahil ~ 340.000 $.
Şu anda 15 G yurtdışı kapasite var. Bu 100 adet 155 Mbit ediyor, bu durumda toplam maliyeti 340.000 x 100= 34.000.000 $.
Aynı şekilde, local loop kirasını da bakalım. Çünkü bakır hatlar Türk Telekom’da kalacak ve bunları kiralamanın da bir maliyeti var. Kabaca hat başına 10 YTL dersek, 1 milyon hat için ~ 7.500.000 USD de bakır hatların maliyeti var.
Yani, TTnet’nin yurtdışı hatlar ve bakır hatlara ödeyeceği meblağ bile, elindeki en önemli protföy olan ADSL müşterilerinin tüm gelirlerini götürüyor. Karlılık olamıyor.
Gelir Gideri Karşılayacak mı?
Anlayacağınız konu TTNet’in maliyetlerinde düğümleniyor. Asıl problem hat ücretlerinin böylesi sunilikte yüksek olarak kalmaya devam edip, etmeyeceği. Muhtemelen TTnet’in kar etmesi gerekmeyecek ve bu durumdan TT ve ona bağlı TTNet şikayetçi olmayacak.
Mevcut Türk Telekom tarifeleri ile diğer tüm ISS’lere benzer şekilde, TTnet’in elindeki 1 milyon ADSL abonesine rağmen bu maliyetleri karşılaması, işi bilen uzmanlara göre “mümkün gözükmüyor”. Bu da “tüzel kişilik kağıt üzerinde kalır mı?” sorununu gündeme getiriyor.
Sektörden bir uzman şunları belirtiyor.
“Rekabet Kurumu ve TK’nın tarifelerde “maliyet + makul kar” yöntemini kabul etmesi halinde diğer işletmecilerin bunun altında kalacağı , TTNet’in de maliyetlerini kısmak gibi düşünce içerisine asla girmeyeceği ve hatta diğer işletmecileri zor durumda bırakmak için şişkin kadrolara bile göz yumabileceği açık. Uzun lafın kısası; hat ücretleri makul seviyelere inerse kim ne yaparsa yapsın. Yok eğer hat ücretleri bu seviyelerden giderse TTNet in ayrılmasının da işletmecilere fazlaca bir faydası olmayacak diye düşünüyorum.
Tüzel Kişiliğin Yapılanmasında TK ve RK’ya Görev Düşüyor
Yukarıdaki uzmanının da belirttiği gibi, bu konuda RK ve TK’ya düşen görevler sektörün sağlığı açısından önemli. TK’ya düşen görev, 6 ay tamamlanmadan önce;
- Local loop unbundling’in tamamlanması
- ATM ve data şebekesinin ayrılıp ayrılmayacağının belirlenmesi
- Tarifelerin düzenlenmesi, mevcut olmayan 2.4 GB, 622 MBit gibi rakamların belirlenmesi
- Bakır hatların TT’de kalması durumunda, kiraların belirlenmesi
- Data Center hizmetinin durumunun açığa kavuşturulması
konularında belirleyici olması. TTnet’in tüzel kişiliğe kavuşturulması ISS sektörünün şu ana kadar sağlanamayan rekabeti açısından önemli. Burada hem TK’ya hem de RK’ya önemli görevler düşüyor. Çünkü hem TT hem de TTnet piyasa hakim gücü durumundalar. (TTnet için bu tanım yok çünkü tüzel kişiliği henüz mevcut değil)
Türk Telekom’un ISS’lere tarifelerinin bugüne kadar uygulananların dışına çıkarak makul seviyelere inmesi ve TTnet’in de kar edebilir hale gelmesi gerekli.
Yok eğer bugün olduğu gibi, TTnet sadece yasal zorunluluk nedeniyle oluşturulur ve hala kazancını (gizli şekilde yani ödediği yüksek tarifeler yoluyla) TT’ye ödemeye devam ederse, zaten ölmüş olan sektör o zaman tamamen yok olacaktır.
Rakibi olmayan bir ortamda da TTnet’in biz kullanıcılara hangi fiyatları uygulayacağını allah bilir.
Yine telekom sektöründen bir uzmanın sözleriyle bitirelim yazımızı
Rekabet Kurulu’nun TTNet’i ayrıştırma kararı her türlü internet hizmetinin rekabetçi şartlarda çok sayıda firma tarafından sunulabilmesinin önünü açmıştır. Kararın amacı ADSL ya da metro ethernet gibi yeni teknolojilerle sunulan internet hizmetlerinde tekelleşmeyi engellemektir.
Telekomünikasyon Kurumu yanlış ya da eksik düzenlemeler yapmaz ve açılan bu kapı kapatılmaz ise, çok sayıda servis sağlayıcı ADSL ya da metro ethernet türü hizmetleri sunabiliyor olacaktır.
Kablo internet, ADSL’in tüm ISS’lere açılması, Metro ethernet benzeri konularda da serbestliğe gidilmesi hususlarını bu yazıda açıklamadık. başka bir yazıya kaldı..



Kaynak : 