Türk Telekom ihalesinin iptali istemiyle çeşitli mahkemelerde açılan ve Danıştay 13’üncü Dairesi tarafında birleştirilen 18 ayrı davaya yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı 120 sayfalık bir savunma sundu.
6,550 milyar $ ile Cumhuriyet tarihinin, bugüne kadar ki en büyük özelleştirmesi olan Türk Telekom’un satışının iptali için açılan davalara karşı verilen 120 sayfalık savunmada özet olarak “Telekom gerçek değerinin üzerinde satıldı” denildi.
Davada Türk Telekom’un yabancı bir firmaya satışının, ülke güvenliği ve stratejik açıdan sakıncalı olduğu şeklindeki iddiaya, ÖİB ve Ulaştırma Bakanlığı,
Tam rekabete açılmış bir sektörde, yabancıların hisse sahibi olması devletin ekonomik bağımsızlığını ya da milli güvenliğini tehlikeye atmaz. Devlet, telekomünikasyon sektöründe düzenleyici ve denetleyici hatta gerektiğinde yaptırım uygulayıcı olarak varlığını ve hakimiyetini her zaman koruyacak. Türkiye’de, telekomünikasyon sektörünün tam rekabete açıldığı gerçeği dikkate alındığında Telekom ile aynı hizmetleri sunacak yeni bir işletmeci şirketin kurulması ve faaliyet göstermesi mümkündür.
şeklinde cevap verdi. Daha yüksek gelir getirecek halka arz yöntemi uygulanmadı şeklindeki bir başka iddiaya cevaben ise;
Dünyada, telekomünikasyon hizmeti sunan işletmeciler, öncelikle blok satış yöntemiyle özel sektör yönetim anlayışı ve sinerjisine sahip oluyor. Blok satışın ardından kalan hisseler halka arz ediliyor. Bu sayede daha fazla gelir elde ediliyor.
Bu konuya ilişkin olası diğer bir risk de borsa spekülatörlerinin de etkisiyle Türk Telekom’un çoğunluk hisselerinin bugün söz konusu olan tutardan daha azına bir sermaye grubunun eline geçmesidir. Bu çerçevede, Telekom’un rekabet ortamında sürekli büyümesi ve yakın çevresine açılabilmesi için blok satış gereklidir.
denildi. Türk Telekom hisseleri gerçek değerini bulmadı şeklindeki iddiaya verilen cevapta :
Bakanlar Kurulu, 23 Haziran 2006 tarihinde Türk Telekom’un tamamı için 9 milyar dolar değer tespit etti. Türk Telekom’un yüzde 55 hissesinin değeri 4 milyar 950 milyon dolardır. İhalede çıkan tutar, belirlenenin çok üstünde, 6 milyar 550 milyon dolardır. Değer tespitine ilişkin iddialar bilimsel gerçeklikten uzaktır. Türk Telekom’un tüm hisselerinin değeri ihale sonunda 12 milyar dolar olarak ortaya çıkmıştır.
Dava dosyasında yer alan “Telekom, 3 yıllık kârına satıldı.” şeklindeki iddiaya karşı, savunmada:
Telekomünikasyon sektörü 31 Aralık 2003 tarihinde serbestleşti. Bu süreçte Telekom’un, telefon gelirleri düşüş gösterdi. Telefon gelirleri, 2004 yılında bir önceki yıla göre 138 milyon YTL düştü. Düşüşün bu yıl sonunda 1 milyar 97 milyon YTL olması bekleniyor. Şirket’in, 2000 ile 2004 yılları arasında kontör gelirleri de yüzde 24 oranında düştü. 1 Ocak 2004 tarihi itibariyle tam rekabete açılan ve serbestleşen telekomünikasyon sektöründe, uluslararası aramalardaki telefon gelirleri yaklaşık yüzde 60 düzeyinde azaldı. Telekom, 2004 yılında 2 milyar 169 milyon YTL net kâr açıkladı. Bu kâr, işletme faaliyetlerinden kaynaklanmadığı gibi, bir defalık (GSM işletmecileriyle sulh anlaşması) uygulamalar nedeniyle geçicidir.
denildi. Peşin ödemeyle taksitli ödeme arasında kamu aleyhine fark olduğu şeklindeki iddiya karşı ise :
Özellikle yerli yatırımcıların ihaleye katılımının ve yatırımcılar arasında rekabetin sağlanması, taksitli ödeme seçeneğini gündeme getirdi. Taksitle ödenen tutara uygulanan faiz Hazine’nin ihaleden aynı kazancı elde etmesi ile sağlanmıştır. (Taksitli ödemede ihale bedeli, yüzde 20’si peşin, kalan tutar 5 yılda eşit taksitle yıllık libor+ 2.5 faizle tahsil edilecek.)
savunması yapıldı. Türk Telekom’un 10 milyar dolarlık taşınmazı var şeklindeki ifadeye ise ;
Telekom’a ait taşınmazların 2004 yılı sonu itibariyle değeri 1.6 milyar dolardır. Telekom’un bazı taşınmazları da değişik kamu kurum ve kuruluşlarına devredilmiştir. Devredilenler dışında kalan taşınmazlar, değer tespit çalışmasında global değerin tespitinde dikkate alınmıştır.
belirlemesi yapıldı. Dava dosyasındaki “Telekom’un hiç borcu yok.” şeklindeki ifadeye karşın, ÖİB ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından şu noktalar belirtildi :
Telekom’un, haziran itibariyle kısa vadeli 3 milyar 146 milyon YTL (Hazine’ye yasayla aktarılması öngörülen tutara işaret ediyor), uzun vadeli 44 milyon YTL borcu bulunuyor. Telekom’un hisse devri anında yaklaşık 600 milyon dolar borcunun kalacağı hesaplanmaktadır.
Şartnamede ‘kamusal denetim’in 5 yılla sınırlandırıldığı ve bu sınırlama hukuka aykırı olduğu iddiasına karşı da :
Özelleştirilen şirketlerin kamusal denetimleri Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK) ve TBMM KİT Komisyonu tarafından yapılıyor. Denetimlerinin hangi sürelerle yapılacağına ilişkin yasal bir düzenleme yok. Bu çerçevede, şartnameye konulan hükümle en fazla 5 yıla kadar uzayabilecek olan vade süresinin sonuna kadar anılan kamu kuruluşlarınca gerçekleştirilecek olan denetimin rahat koşullarda yapılması sağlanmıştır. Türk Telekom, faaliyetlerinin her aşamasında Ulaştırma Bakanlığı, Telekomünikasyon Kurumu ve Rekabet Kurumu ve ilgili kurumlarca denetlenecek.
ifadesi kullanıldı. Diğer yandan davayla ilgili olarak, “Türk Telekom özelleştirmesinin iptal edilme” ihtimali piyasaları olumsuz etkiledi. Borsa % 2.7 oranında düştü.



Kaynak : 