Arap sermayesinin ve özellikle de Arap telekom firmalarının Türkiye’ye ilgisi arttı. 11 eylül sonrası, batılı ülkelerdeki Müslüman’lık karşıtı tepkilere kızan ya da korkan Arap sermayesi, 17 aralıkta AB’den tarih alan ve 3 ekimde de müzakerelere başlayan Türkiye’yi, yeni hedef olarak görüyor gibi. Üstelik Türkiye’ye gözlerini çevirenler sadece onlar da değil.
Büyük bir Amerikan firmasındaki üst düzey arkadaşımdan 2 gün önce şöyle bir mail aldım;
Merhaba
TR’deki üst düzey yönetici ücretler ve compensation konusunda bildiğin, önerebileceğin bir çalışma var mı?
Yardımın için teşekkürler.
Ben de cevap olarak “Hayrola? Türkiye’ye geri dönüş mü? Teklif mi var?” diye sordum. Bu sefer cevap şu şekildeydi;
Yok teklif falan yok ama bu 3 ekim’den sonra, buradaki insanların TR’ye bakışı değişti. Senin, benim için saçma gelse de buradakiler bir “seal of approval” falan gibi görüyorlar bu işi. İnsanların bana sorduğu soruların açtığı telefonların haddi hesabı yok. Bu yüzden TR’deki piyasaları daha yakından takibe aldım. Ücretler dahil. Eğer bu konuda bir çalışma duyup ta beni bilgilendirebilirsen sevinirim
Benim gördüğüm kadarıyla, 3 ekim öncesi ve sonrası Türkiye’ye hem batılılar hem de Arap dünyası dikkatle bakmaya başladı. Petrol zenginliğini, nerdeyse tüm 20.asır boyunca, batıda yatırımlara ve borsalara aktaran Arap sermayesi, ilk defa bu kadar yoğun bir şekilde, 2004 sonundan itibaren yönünü Türkiye’ye çevirdi.
Biz İstanbul Belediyesi ile 5 milyar $’lık anlaşma imzalayan ve çeşitli arsalara 7 yıldızlı ya da yıldızsız binalar yapacak olan Dubai Prensinden ziyade, telekom alanına yatırım yapacak olan Arap sermayesini ele alalım.
Öncelikle, Türk Telekom ihalesine bakalım. “Türk Telekom Özelleştirme Dosyası”nda göreceğiniz üzere, yeterlilik alan 4 firmadan 2’si Arap’tı. Zaten son pazarlık da, bu 2 firma arasında gerçekleşti. Çalık Holding ortaklığındaki Eti-Salat ve Oger Telecom.
Sonra ikinci büyük ihaleye göz atalım; “Telsim ihalesinde” de açıklanan firmalar arasında 6 tanesi Arap sermayesine ait. İlginç olan, 1990’ların sonlarında değişen telekom işinin yaraladığı Avrupa’lı telekom firmalarının karşısında şimdi Arap Telekom firmalarının yer alması. Bu firmalar kendilerini Tunus Telekom ihalesinde de gösterdiler.
Arap sermayesi de sonuçta, güven ve kazanç arıyor. Avrupa Birliği’ne girmek için müzakerelere başlayan Müslüman Türkiye eğer bu güveni ve kazancı sağlayacaksa, Arap sermayesi de gelmeye devam edecektir.
Financial Times’ın haberinde dikkat çekilen bir konu da, Arap telekom firmalarının güçlenerek, Avrupa telekom firmalarının önüne geçmesi. 2000’li yılların değişen teknolojilerine ve özellikle mobil alana erken yatırım yaptıkları ve aynı dönemde –çeşitli düzeylerde de olsa– serbest bir pazarda mücadele ettikleri için sarsılan Avrupa Telekomcularının önüne geçen Arap telekomcuların yanında, ne yazık ki Türk Telekom yok. Tersine Türk Telekom alınan firma oldu. Gönül Türk Telekom’un da serbestleşmenin geç başlamasını değerlendirip yurtdışında yatırımlar yapıyor olmasını isterdi. Allahtan 2 firmamız Turkcell ve Çalık Telekom var da, Türk Telekomcuları da yurtdışında telekom fırsatlarını biraz olsun takip ediyor diyebiliyoruz.



Kaynak : 