BEA Systems, 2006’ya yepyeni bir slogan ve ona uygun bir kurum kimliği ile iddialı giriyor. “Likit Düşün” (“Think Liquid”) olarak belirlenen yeni slogan, özet olarak şirketlerin ellerindeki atıl varlıkların likit aktiflere dönüştürülmesini ifade ediyor. BEA, şirketlerin kendi içlerinde ve farklı şirketlerin birbirleri arasında sadece bilgiyi değil, kurumsal süreç ve servisleri de serbest şekilde “akıtacak” kurumsal e-iş altyapı platformlarını üretiyor. Böylelikle BT’nin, kurumsal silolar ve dikey şekilde entegre olmuş yazılım yığınlarından, yatay olarak entegre edilen “Servis Ağları”na dayalı yeni bir düzene taşınması, başka bir deyişle kişisel ve kurumsal BT servislerinin ve “iş”in daha hızlı sunulması neticesinde kurumsal verimliliğin artırılması mümkün oluyor.
BEA kendisine, bir süredir odaklandığı ve liderliği elinde tuttuğu servis odaklı mimariler ve entegrasyon konularına da uygun düşen yeni bir kurum kimliği belirledi. Yeni kimliği simgeleyen logo, beyaz zemin üzerinde 4 ayrı renkten oluşan bir sıvının hareketinden meydana geliyor. Esneklik, hareket ve entegrasyon duygularını uyandıran yeni logo, “Think Liquid” sloganı ile eşzamanlı olarak kullanılmaya başlandı.
Konuyla ilgili olarak bir değerlendirme yapan BEA eSolutions Genel Müdürü Bülent Uygur şunları söyledi: “Zaman değişiyor, müşterilerimizin ihtiyaçları, istekleri ve bunlara cevap verme yöntemleri de değişiyor. Geçmiş yılların çözümleri ve anlayışıyla bugünün gereksinimleri karşılanmıyor. BEA’in bu gerçeği önceden görerek temelini birkaç yıl önce attığı servis odaklı mimari ve entegrasyon kavrami geçen yıllar içinde olgunlaştırılarak müşterilerinin kurumsal e-iş ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak yetkinliğe ulaştırıldı. Yeni kurum kimliğiyle bu yetkinliği vurgulayan BEA Systems, böylece müşteri taleplerine daha hızlı cevap verirken rakiplerinden farklılaşmak adına da çok önemli bir adım atmış oldu.”
Servis odaklı mimari, birbirleriyle çok da sıkı olmayan bağlarla bağlı bir dizi hizmetten meydana geliyor. Bu hizmetlerin oluşturulması hem nispeten ekonomik, hem de bunlar gerektiğinde başka hizmetlerle de değiştirilebiliyor. Hizmetlerin birbirine çok sıkı bağlarla bağlı olmaması, değişime uyum sağlanmasını kolaylaştıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Bir hizmeti kaldırıp başka bir hizmeti getirmek, teknolojik açıdan bir bağımlılık söz konusu olmadığı için sıradan bir işe dönüşüyor. Böylece, şirketlerin müşterilerden gelen taleplere yanıt vermeleri daha hızlı ve ekonomik oluyor.



Kaynak : 