Yazının ilk bölümünü TT’nin Nakle Tabi Personel Ne Yapıyor Analizi -1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Yazar Notu : Bu yazı dünkü 3 yıla çıkma haberi öncesi yazılmıştır
Elbette içlerinden bazıları işaret edilen niteliklere sahip olmamış ya da olamamış. Türk Telekom’da bu gün tüm çalışanların verimliliğinin çok iyi olduğunu elbette söylemek mümkün değil. Ancak, kapsam dışı ve sözleşmeli personelin % 80-90’ının bu kurumdan ayrılmasını isteyebilecek kadar verimsiz olduklarını söylemek de mümkün değil. Kendilerini yetiştirmemiş, uzun yıllar tembelliğe alışmış, arkasını bazı çevrelere dayamış, hatta bu şekilde unvan yükselmelerinden faydalanmış insanların olduğu bir gerçektir. Ama bu nitelikte olanların sayısı sanıldığı kadar çok değildir. Bu tür insanların Telekom’da tutulmasını istemek tabi ki, mümkün değil, esasen tutulmalarına da gerek yok. Onlar için yapılacak şey bir an önce gitmelerini beklemek.
Ancak, bu güne kadar Türk Telekom’un yükünü çeken, ekmeği için canla başla çalışan, kendisini yetiştiren insanlar da bu Şirkette az değil. Onlar geçmişte olduğu gibi gelecekte de bu Şirkete önemli katkılar sağlayabilirler ve Şirkette kalmak için korkmalarını gerektirecek bence hiçbir geçerli sebepte bulunmuyor.
Tabi bir yandan da düşünülmelidir ki, Türk Telekom’da uzmanlaşmış şebeke, santral, K/P, data, bilişim ağları, Ac ve Dc enerji mühendislerinin, teknikerlerinin, şef teknisyenlerinin, Şirket kültürüyle yoğrulmuş insan kaynaklarının, müşteri hizmetleri personelinin bilgisi, kültürü, deneyimi ancak ve ancak Türk Telekom’da kaldıkları ve çalıştıkları sürece bir anlam ve önem ifade eder.
Bu personelin naklen gidecekleri DSİ, Bağkur, İş Kurumu, Kredi Yurtlar, Meteoroloji ve kısacası ismini sayamayacağım bir çok kurum ve kuruluşta tecrübe ve bilgi birikimlerinin hiçbir anlamı olmayacak. Onlar bu kurumlarda olsa olsa Bankamatik memuru olacak, çalışmadan, üretmeden maaş alan ve gittikleri yerlerde Telekom’da aldıkları oldukça yüksek maaşlarla gidecekleri için orada çalışanların gözünde asalak, ikinci sınıf bir personel olarak bir masa ve sandalye bulmakta dahi zorlanacak, itilen, kakılan ve hatta hor görülen insanlar olacaklar.
Ben şahsen naklen başka kuruluşlara gitme hakkı olan kapsam dışı ve bir kısım sözleşmeli personelin kendilerini özelleştirme karşısında aciz duruma düşmüş olarak göreceklerini zannetmiyorum. Onların büyük çoğunluğunun Türk Telekom’da geçmişte olduğu gibi gelecekte de işe en çok yarayacak olanlar olarak görüyorum. Özel sektörü bu kadar öcü görmelerini, ilk zorluk karşısında başka kuruluşlara gitmeye kalkışmalarını, gerçekten bilgili, onurlu, dürüst, çalışkan insanlara yakıştıramadığımı belirtmek isterim. Onlara naçizane tavsiyem gerçekten bilgilerine, performanslarına, dürüstlüklerine güveniyorlarsa (ki bundan en küçük kuşkum yoktur) Türk Telekom’dan başka kuruluşlara naklen gitmeyi en son düşünmeleri ve bu düşüncelerini Şirketin yeni yönetimi ile paylaşmalıdırlar. Ayağa kalkıp “Biz bu Şirketi yerde bulmadık, onu daha iyi bir geleceğe hazırlamaya adayız” demeleri ve bunu olabildiğince yönetime duyurmaları ve duyurmakla kalmayıp onları buna ikna etmelidirler.
Diğer taraftan, yeni Türk Telekom yönetimi (Bilhassa Şirketi satın alan Oger Telekom yetkilileri) bu Şirketi kar etmek için aldıklarını, bu insanların bunun bilincinde olduklarını bilmeleri gerekir. Gerçekten dürüst, çalışkan, dinamik insanların Türk Telekom’da az olmadığını düşünüyorum. Bu gibi personele Şirket yönetiminin gecikmeden ulaşması, onlardan gerçekten işe yarayacak olanları değerlendirebileceğini açıklamaları gerekir. Bu konuda meydana gelecek gecikmelerin gerek çalışanlar için ve gerekse de Türk Telekom için önemli sakıncalar yaratacağı açıkça ortadadır.
Son bir öneriyi ise hem yeni Türk Telekom yönetimine, hem de hükümete yapmak isterim.
Şirketten naklen gidiş işlemlerinin süresi çok kısadır ve bu sürede hem çalışanlar, hem de yönetim sağlıklı bir karar veremeyebilirler. Bu nedenle naklen gidiş süresini en az 2, en çok 3 olacak şekilde uzatmanın önemli yararları olabilir. Kapsam dışı ve sözleşmeli personelin bu sürede nakil hakkı saklı kalmak ve ücretleri Türk Telekom tarafından ödenmek suretiyle daha geniş bir zaman diliminde Şirketin kendisine yarayabilecek personeli seçme imkanı olacak, personelde Şirketi daha iyi tanıyacağı için beklide Şirketten ayrılmayacaktır. Tabi bu arada ücretleri Şirket tarafından ödeneceği için Devlet de daha uzun süre bu kişilere maaş ödemeyecektir. Bu arada verilen süre içinde Şirketin verimli olamayacağını gördüğü personeli süre sınırlaması olmadan ayırabileceği bir düzenleme yapılması yararlı olabilir. Hatta gerekirse gerekli siyasal çoğunluğa sahip Hükümet bunun iki üç maddelik bir Kanuni düzenleme ile yapması ileride karşılaşılabilecek bazı sıkıntıları da en aza indirecektir.
Bakarsınız bundan hem Türk Telekom, hem nakle tabi personel, hem de devlet karlı çıkabilir. Bunun için vaktin henüz geç olmadığını düşünüyorum.



Kaynak : 