Bu yazı “Bilişim ve Haberleşme sektörünün öncü kuruluşlarının liderlerinin kendi kalemlerinden 2005’i değerlendirdikleri “2005 Nasıl Geçti” Dosyasının Kapsamında Yayınlanmaktadır.
2005 senesi UMTH firmaları açısından altyapılarını tamamlama ve fiili olarak faaliyete başlama yılı oldu diyebiliriz. Ancak 2005’in telekom şirketleri için biraz sanıcılı geçtiğini de belirtmek gerekir. Birçok firma faaliyete başlama anlamında tahminlerinin ötesinde bir gecikme yaşadı. Hatta lisans alan pek çok firma faaliyete başlamamayı tercih etti.
Genel olarak baktığımız zaman, geçtiğimiz yıl içerisinde firmaların ana gelir kaynağı, yurtdışından gelen trafiğin Türkiye’de sonlandırılması çerçevesindeki hizmetler oldu. Türkiye’den çağrı başlatma işi ise daha yavaş bir ivmeye sahipti.
Telekom sektörümüzü değerlendirirken, Türkiye’deki UMTH sektörünün henüz oluşma aşamasında olduğunu da dikkate almak gerekiyor. Pazarda şu anda çok sayıda operatör var, fakat bunların kaç tanesinin uzun soluklu olacağını söylemek mümkün değil. Zaman içerisinde operatörlerin hizmet alanlarını farklılaştırmaları da mümkün.
Örneğin, Almanya’da yaklaşık 400 telekom operatörü faaliyet gösteriyor ve hepsi de kendi alanında en iyi hizmeti vermek için çaba harcıyor. Kimisi ülke genelinde hizmet verirken, kimisi bölgesel olarak kalmayı tercih ediyor.
Yeni yeni yapılanmaya başlayan ülkemiz telekom pazarının ne yönde ilerleyeceği, bu pazarda faaliyet gösterecek firma sayısını da şüphesiz etkileyecektir. Türk Telekom’un özelleştirilmesi de bu anlamda belirleyici ve sektörün şekillenmesi açısından önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu özelleştirmenin serbestleşme sürecine bir hızlanma ve ivme getirmesi beklenebilir. İhaleyi yurtdışından bir şirketin kazanması ise, yabancı sermayenin Türkiye’ye ve telekom sektörümüze inancını göstermesi açısından son derece önemli.
Bütün bu gelişmeler sektördeki potansiyelin büyüklüğünü ortaya koyan bir nitelik taşıyor. Ancak sektörde gerçek rekabetçi ortamın sağlanması için Telekomünikasyon Kurumu’na önemli görevler düştüğü de kesin.
Ülkemizde kişi başına düşen telekom harcaması oldukça düşük. Örneğin, aşağı yukarı bizimle aynı nüfusa sahip olan Almanya’da telekom pazarı 40 milyar dolar seviyesindeyken, bu rakam ülkemizde henüz 10 milyar doların altında.
Ülke ortalamaları alındığında, gelişmiş dünyada telekom pazarı yılda ortalama %5’lik bir hızla büyüyor, fakat önümüzdeki dönemde Türkiye pazarının daha hızlı bir büyüme sergilemesini bekleyebiliriz. Ülkemizde alternatif telekom operatörleri daha yeni yeni hizmet vermeye başladılar ama alternatif telekom pazarının da yeterli büyüklüğe sahip olduğunu söylemek çok güç. Alternatif telekom pazarımız bugün itibariyle 100 milyon dolar seviyesinde.
Bu son derece düşük bir rakam, ancak bugün yaşanan hareketlilikle birlikte önümüzdeki dönemde büyüyeceğine inanıyorum. Rekabet tüketiciye her zaman için kalite ve daha ekonomik koşullar getirir. Ancak telekomünikasyon sektörü özelinde baktığımız zaman, telekom operatörlerinin mümkün olan en düşük fiyatlarda hizmet vermeye gayret ettiklerinin de altını çizmek gerekir.
Sektörün öncelikli sorunu ise, genç nüfusumuza rağmen, telefon, bilgisayar ve internet kullanım oranların hâlâ gelişmiş dünyanın gerisinde olması. Bireysel kullanıcıya ve KOBİ’lere baktığımızda, ülkemizde teknoloji satın almak çok da kolay değil. Telekom pazarının tamamen liberalleşmesiyle birlikte, serbest rekabetin tam olarak tesis edilmesi sayesinde, bilişim ve telekom ürünlerinin çok daha kolay erişilebilir olması söz konusu. Ayrıca yabancı sermayenin ve dış ticaretin artması da sektördeki kullanım oranlarını çok yukarılara çekecektir.
2006 yılının UMTH firmaları için büyüme ve olgunlaşma yılı olacağını belirtebiliriz. Aynı zamanda KOBİ ve bireysel müşterilere yönelik abonelik işlemlerinin artış göstereceğini ve sektördeki katma değerli hizmetlerin de ön plana çıkacağını düşünüyorum. Bu dönemde, UMTH sektöründe bir konsolidasyon süreci yaşanması söz konusu olabilir.
2006 yılının mevcut ürünlerde büyümeyi getireceğini, aynı zamanda da pazara yeni ürünlerle girişlerin olacağını söyleyebiliriz. Yine 2006 yılı içerisinde UMTH ürünlerinin geniş halk kitleleriyle tanıştırılması da hızlanacak ve tüm bunlar sektöre önemli bir hareketlilik kazandıracaktır. ADSL abone sayısı ve bağlantı hızları arttıkça, VoIP kullanımının daha da yükseleceğini ve PSTN’ye gerçek bir alternatif olmaya başlayacağını tahmin ediyorum. Arama kartı ve call shop kullanımlarının ise 2006 yılı içerisinde artmaya devam edeceğini belirtebiliriz.



Kaynak : 