Örneğin HSDPA’yı ele alalım. Ocak ayında Tokyo’da düzenlenen 3G zirvesinden, geçen ay Hong Kong’ta yapılan Dünya 3G Konferansı’na kadar, geçtiğimiz 12 ay boyunca hakkında en çok konuşulan teknolojilerden birisi W-CDMA’nın bir sonraki versiyonuydu. Nortel Networks 3GWCE’de HSDPA/Wi-Fi aktarım ağını tanıtırken, Siemens Cannes’daki 3GSM’de ilk HSDPA kartını sergiledi.
Ve ilk ticari ürünler bu sene hizmete sokulurken, HSDPA için Cingular ve Manx Telecom’un erkenden sundukları dışında ticari ürünlerin piyasaya çıkacağı 2006 yılı, gerçek referans yılı olacak şeklinde kabul edilmekte.
Aynı şey diğerlerinin yanı sıra, EV-DO Rev A, Wi-Fi/hücresel, MIMO, IMS, PoC, mobil TV ve elbette ki WiMAX gibi adı çok büyük gözüken ancak içi boş teknolojiler için de geçerliydi. 2005’te hepsi o ya da bu şekilde buradaydı, ancak, 2006 yılı, standartlar onaylandığında, geçmişe yönelik uygunluk sorunları ortadan kaldırıldığında ve birlikte işleyebilirlik test laboratuarları hazır ve çalışır duruma geldiğinde, bunları etkin olarak kullandığımız gerçek tarih olacak.
Aynı şey, daha önce 2005 yılında MII’nın kendi sorumluluğunu üstleneceği tahmininde bulunulmasına rağmen şu anda somutlaştırılmak üzere olan Çin’in 3G lisans planı için de geçerli. TD-SCDMA’nın önümüzdeki yıl ticarileştirilmesinin beklenmesi bir tesadüf olabilir de olmayabilir de.
Başka bir deyişle, 2005 aynı zamanda kablosuz endüstrinin gelecekteki yönüne dair vizyonunun daha iyi belirlendiği yıl olarak hatırlanabilir.
Örneğin 2004’te, “4G” terimi aşırı kullanımdan dolayı neredeyse anlamsız ve tanımdan yoksun bir şekilde sunulmaktaydı ki, operatörlerin 3G’ye daha yeni geçmeye başladıklarını ve ne olduğuna bakmaksızın 4G hakkında hiçbir şey duymak istemediklerini belirtmeye bile gerek yok.
Ancak bu yıl Kasım ayı itibariyle, 3G sonrası evriminin yönü belirlenmeye başladı. 3GPP’nin “Uzun Vadede Evrim” (LTE) yol haritası, her ne kadar bu öncü 3G geçişlerine bağlı olsa da, HSPA’nın (HSDPA ve HSUPA’nın birleştirilmesi ile oluşmuş bir kısaltma) HSOPA’ya ya da, ideal olarak 2007 ortalarında stabilize edilmiş ve 2008’de denemelere hazır hale getirilmiş yüksek hızda OFDM paket erişimine dönüşeceğini öngörüyor. Çitin CDMA tarafında ise, EV-DO Rev B ( Rev A’nın çoklu taşıyıcı versiyonu) ilk konuşlanmalarının 2008’de gerçekleşmesinin beklenmesi ile birlikte, önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde yayınlanmayı bekliyor.
Belki daha da önemlisi, sağlayıcılar da aynı zamanda bütün bunları, yok olmaktansa nişler olarak varlıkları sürdürmeleri daha olası olan Wi-Fi, WiMAX ve diğer kablosuz geniş bant teknolojiler ile birlikte var olabilecekleri bir ekosistem içinde evrimleştirmenin yollarını arıyor. Karakteristik olarak Qualcomm, tartışmanın dizginlerini, Bluetooth, GPS ve mobil TV yayını gibi birbirinden tamamen farklı kablosuz teknolojileri çoklu-erişimi kullanıcıya yersiz gelecek bir biçimde bir araya toplamayı hedefleyen yeni şeması DMMX/HMMX ile ele geçirmeyi denedi.
Gelecek olan yeniliklerin öneminin yanı sıra, 2005’de, 3G networkler ve telefonların devam etmekte olan çıkışları, aslında bazı analistlerin beklediğinden de hızlı olarak çıkmış olan mobil müzik servisleri ve ilk WiMAX konuşlandırması –ki bu göçebe/mobil özellikli “gerçek” WiMAX değil, 802.16-2004 sabit kablosuz WiMAX’tır- gibi günümüzde de devam etmekte olan pek çok yenilik sundu. Başka bir deyişle, KT’nin WiBro servisi (geçen ay piyasaya sürüldü) tarih kitaplarına geçecek olmasının dışında, yılın reklam olayıydı.
Aynı şey, TU Media’nın kendi karasal tabanlı çözümünü takip ederek piyasaya Mayıs ayında sunduğu servis de, endüstri için takip edilecek bir mihenk taşı olması ile mobil TV için de geçerli.
İlginç bir şekilde, belki de, yılın en büyük başarısı yeni-nesil servisler ya da aletlerdeki gelişim değil, pahalı el cihazları nedeniyle gelişimi yavaş olan mevcut hücresel (GSM) 2,5G’yi alıp gelişmekte olan pazarlar için makul fiyatlı cihazlarla sunmak oldu. GSM Birliği’nin gelişen pazarlar için açtığı iki cihaz ihalesi (her ikisini de Motorola kazandı) 30 dolar düzeyindeki cihaz fiyatlarıyla, ilk telefonların sağlanmasına yardımcı olmakla kalmadı, aynı zamanda çipset üreticilerini, ultra düşük maliyet hedefleyen üreticiler için fiyatları aşağıya çekecek düşük maliyetli platformlar üretmeye teşvik etti.
İlk işaretler ULC zorlamasının ağır ama kararlı bir şekilde sonuç verebileceğini gösteriyor. GSM sektörü, Pakistan ve Bangladeş gibi gelişmekte olan pazarlardaki üç haneli büyüme rakamlarının ve Afrika Latin Amerika ve Karaipler gibi gelişmekte olan bölgelerdeki 100 milyon sınırının aşılmasının sayesinde tek başına 2005’in ilk üç çeyreğinde CDMA tarafının 10 yılda kazandığından daha fazla kullanıcı kazandı.
Tüm bunlar bir araya getirildiğinde kablosuz için enteresan bir yıl oldu. Elbette ki asıl eğlence önümüzdeki yıl, 2006’ya tarihlenen yeni teknolojilerin zamanında faaliyete geçip geçmediğini gördüğümüzde başlayacak. Bazıları geçecek, pek çoğu geçmeyecek, ve birileri verdikleri servislerden nasıl para kazanacaklarını da buluncaya kadar bunun bir önemi olmayacak. Tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi, sadece biraz daha fazlası.
Kısa Notlar
- Kablosuz İletişim
Tüm gözler WiMAX’ta olabilir, ancak, FLASH-OFDM ve TD-CDMA’yı da içeren diğer teknolojiler TD-CDMA’nın Avustralya, Yeni Zelanda, ve İngiltere’nin de dahil olduğu birkaç pazarda canlı oluşu ile, yıl boyunca daha fazla konuşlandırmaya sahne oldu. Bu arada, Kore’li KT pre-802.16e standardı WiBro’yu geçtiğimiz ay hizmete sundu.
ULC telefonlar ve gelişmekte olan pazarlar
Şubat 2005’de 40 doların altında telefonlar, Eylül’de 30 doların altına indi ( her ikisi de Motorola’dan) ve muhtemelen önümüzdeki yıl 20 doların altında telefonlar da pazara girecek. Telefon cihazlarının ucuzlaması ile gelişmekte olan pazarlar çoktan kanıtlamaktalar. GSA 2005’in ilk dokuz ayında Pakistan, Bangladeş gibi pazarlarda ve bazı Afrika ülkelerinde 276 milyon yeni GSM abonesi rapor etti.
3G yayılmakta! Oldukça fazla!
3G için en azından 40 yeni ticari network eklenmesi ile, 2005 başka bir büyük yıl daha oldu. Eksiler tarafında, 3G hala bir niş oyunu, 2,5G telefonları hala daha çekici ve ucuz, ve işletme modelleri hala dokunduğunda kayboluyor.
Mobil müzik
Telefonlar hazır ve dünyanın her yerinde uygun servisler sunuluyor. Düzenlenmesi gereken tek şey, iş modeli, gelir paylaşımı, DRM meseleleri, kullanım kolaylığı ve bant genişliği gereksinimleri.
Mobil TV
TU Media uydusu DMB servisinin Mayıs 2005’de faaliyete geçmesinden önce bile sağlayıcılar, bu yıl karasal tabanlı çözümlere sahip mobil TV bant yayını için yarışıyorlardı. Denemeler tüm dünyada devam ediyor (temel olarak DVB-H) ve birkaç pazarda spektrum bile tahsis edilmiş durumda.



Kaynak : 