Türkiye’de telekom pazarı, yaklaşık 15 milyar dolar büyüklüğünde. Türk Telekom’un özelleştirilmesini, 2005 yılının en önemli olayı olarak göstermek mümkün.
Bu süreçte, pek çok firma öne çıktı. Fakat, verilen yetkilendirme çerçevesinde, Türk Telekom ve GSM operatörleri ile bu boyutta rekabet etmek mümkün olmadı. Özelleştirmenin ötesinde, serbestleşmenin de en kısa zamanda sağlanması gerekiyor. Çünkü serbestleşme olmadığı sürece, ses üzerindeki tekel aslında devam ediyor.
Eskiden Türk Telekom’un elinde olan pazar, bu kez özel bir firmanın eline geçmiş bulunuyor. Bununla birlikte, ses operatörleri de boş durmuyor. Gelişen teknolojilerin sağladığı faydalardan müşterilerin daha fazla yararlanmaları, butik çözümler, müşteri odaklılık ve diğer katma değerli servisler ya da çözümler öne çıkmaya başlıyor.
Bu gelişmeler neticesinde Türkiye’de ses servisleri, alternatif çözümler ve maliyetler konusunda gelişmeler oluyor. Sonuçta, müşteriler daha fazla bilinçleniyorlar. Beklenti arttıkça, rekabet ve kalite de artıyor.
Türkiye telekom pazarında, daha yapılacak çok yatırım, verilecek çok hizmet var. Türk insanı, teknolojiye ve konuşmaya yatkın. Değer algılama ve faydaya dönüştürme yeteneği yüksek. Türkiye telekom pazarını iyi bir gelecek bekliyor. Fakat, serbest rekabet, serbestleşme ve yaratıcılık çok önemli.
Eğer bunlar olmazsa geri kalır ve yurtdışına bağımlı hale geliriz. Bilgi, yaratıcılık ve girişimcilik eksiğimiz yok. Bu niteliklere sahip şirket veya kişilerin yetişebilmeleri için bir pazar düzenlemesine ihtiyaç var. Türk insanının yaratıcılığını, girişimciliğini desteklemek ve sektörde yeni servisler verilmesini onaylamak gerekiyor. Bir de bu servislerin karşılığında adil bir şekilde, yatırım yapmaya olanak verecek kadar mantıklı bir kâr marjını temin etmek gerekiyor.



Kaynak : 