web analytics
Pazar, Haziran 28, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

2006 ya girerken Kablo Sektörü

Son 2 yıldır yoğun bir şekilde içinde aktif olarak bulunduğum KabloTV sektörünün kısa tarihine şahid olduklarım ve duyduklarımla bir ‘ara değerlendirme’ yapıp, ilerisi için bir şeyleri referanslamanın gayretini göstermek istedim. Bu kısa yazıda amaç, geçmişe dönük bir yargılama olmayıp, geçmişin çözümsüzlüklerinden geleceğe ışık tutmaktır.

Ömer Karataş / KAIDER Genel Başkanı-Ömer Karataş / KAIDER Genel Başkanı
1 Şubat 2006
-Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu yazı “Sektörün Liderlerinin Kendi Kalemlerinden; 2005 Nasıl Geçti” Dosyası kapsamında sunulmaktadır.

Ülkemizde, Coaxial olarak adlandırılan bir tür kablo üzerinden Televizyon ve radyo yayınlarının evlerimize dağıtımı, 1990 lı yıllarda başlangıç göstermektedir. O zamanlar PTT ( şimdiki Turk Telekom un Posta’lı hali) nin tekel olma vasfıyla belirlemiş olduğu coğrafi alan ve teknolojik seçim ile yatırımlar 9 ilde yapılmış, şebekeler yeraltı-yerüstü marifetle tesis edilmiştir.

Klasik yollardan izleyebildiğimiz TV kanal sayısı 2-3 iken, yabancı uydulardan birçok yayını izlemek maliyetli bir tercihken, 30-40 kanallık taşıma gücüyle kabloTv altyapısı cazibe uyandırmada avantajlı bir konuma sahipti. Ancak kurulum sonrasında hedeflenen müşteri kitlesini yapısına çekemede avantaj hakkını yeterince kullanamamıştır.

O zamana kadar ulusal-yabancı yayınlar havada serbest olarak bulunurken, Türkiye ilk defa yeniden iletimde yabancı yayınlara telif hakkı ve yüksek ücretler ödemek gibi bir modelle tanışmıştır. Şebeke ilk yatırımının yüksek maliyetliliği, ucuz abonelik ve düşük gelir, yüksek maliyetli içerik ve zayıf tutulmuş işletmecilik kıskacında sektör ilk sarmalına girmiştir.

Ekonomik krizler, hükümetlerdeki yatırım bütcesinin kısılması nedeniyle canlılığını yitiren sektörün imdadına ‘Çözüm Ortaklığı’ modeli can kurtaran olarak yetiştirilmiştir. 1997 yılında ihale modelli seçmelerle 11 yeni ilde KabloTV altyapı kurulumu ve Teknik işletimi Özel Sektör firmalarına verilmiştir. Bu modelin getirdiği çözüm ışığı takip edilerek, mevcut şebekeler de 1998 yılında 25% genişletme ve teknoloji güncellemesi yükümlülükleri ile özel sektör firmalarına açılmıştır.

Gelir paylaşımı esasına göre yatırım yapma ve teknik işletme yükümlülükleri özel firmalarda, içerik ve fiat politikaları belirleme ve uygulama, abonelik kaydı ve faturlama, ücret toplama … gibi resmi fonksiyonlar da Turk Telekom A.Ş. de olacak şekilde Çözüm Ortaklığı tesis edilmiştir.

İhaleler sonrasında imza edilen sözleşmeler gereği 6 özel firma kendilerine ait bölgelerde sözleşmesel yükümlülülerini tanınan zaman dilimi içinde yerine getirmiş,işletme için bölgesel yapılanmalarını tamamlayarak servis sunumunu gerçekleştirmişlerdir. Sektörün baskın ve ileri olduğu birçok yabancı ülkelerde henüz yokken, ülkemizde fiber-coax eşlenikli hibrid yapı, tam band ( 5-862 MHz) ve çift yönlü hazır bir altyapı 2000 yılı itibariyle fiziki olarak var hale getirilmiştir.

Çift yönlü bağımsız çalışan bu erişim otobanından yine sözleşmesel hedefler olarak çok kanallı TV-Radyo yayınları, Sayısal olarak paketlenmiş TV-Radyo yayınları, izle-öde, istediğin zaman izle ve öde modelli uygulamalar,hedef kitle ve kişiselleştirilmiş içerik sunumu, genişband internet, sayısal telefon ve daha birçok ticari bireysel – kurumsal hizmetlerin sunumu amaçlanmıştır.

Ancak geçen sürede yaşanarak anlaşılmıştır ki, yatırım yapmak , altyapı tesis etmek ve işletmek bu işin sadece mekaniki ancak zahmetli bir cephesidir. İşin esas ana bileşeni, bu saydığımız gelişmiş servisleri hayata geçirecek, içini dolduracak, sunum modellerini belirleyecek ve bütün bunları bir ekonomiklik skalası içinde yapacak bir iradenin varlığı dır.

İşte bu varlığın varlık derecesi ve var tutulduğu ortaklık cephesinin yetkinliği, sektörün olgunlaşma özsuyunu teşkil etmektedir.

2000-2005 yılları döneminde bu kapasitesi zengin altyapı, okyanusta tek balık misali sadece sınırlı sayıda analog Tv yayını ve dizginlenmiş yapısıyla internet servisi ile yetinmek durumunda kalmıştır.

Her türlü resmi iradeyi üstünde tutan taraf, haklı haksız keyfiyetle hedef ve beklentilerin gerçekleştirilmesinde malesef yetkinlik ve dengeli çaba gösteremediğinden sektör atılımı gerçekleştirilememiştir.

Dönem politikacılarının söylemlerine de malzeme edilen çok kanallı, yeni teknolojili servislerin hayata geçirilmesi telaşasıyla yarım kalmış çabalar, ortaklık esasını bozucu ugulamalar bir ileri iki geri adımlarla ve tavuk-yumurta sorgulamalarıyla yatırımların üzerinde kısır döngüler yaşanmıştır. Bu süreç içinde çözüm ortaklarından bir tanesi ile yollar ayrılmış, bir uzlaşı zeminine gidilmeden yatırımlarına el konulmuş, tedirginlik yaratan bir güvensizlik ortamı gündeme aşılanmıştır. İşte bu kırılımla beraber ortaklık seyrinde temkinli bir sürece girilmiş, derin hesaplı, çekinceli statik bir adım atma psikolojisi hakimiyet kazanmıştır. Yabancı sermaye çekme, mevcutları koruma gayret ve telaşası içinde olan bir devlet politikamızda, yerli sermaye, malını devlete kaptırmama telaşasına girmiştir. Ancak 2 operatör dolaylı bir gerekçeden devletin kontrolüne geçmekten de kurtulamamıştır.

Çift servisin tek sahibi olma tehlikesi kendisini 2004-2005 yıllarında KabloTV-ADSL cephelerinde çok belirgin bir şekilde hissettirmiştir. Birinin hatırına diğerinde frenleme hatta geri vites kullanımı örneklerinin yaşanmasının önüne geçilememiştir.

Güzel olan, modüler yapı; ortaklıkla yapılamıyorsa, buyur bu blok tamamen senin olsun, bağımsız olarak sen yürüt. 2004 yılında fedakarlık diyeceğimiz bir davranışla bazı operatörler bu tercihe gidip, bazı uygulamalar için karşı tarafa tam yetki bırakmıştır. Ancak geçmişin de işaret ettiği gibi, marifet para harcayıp, yatırım yapmakta değil, o sistemi çalıştırıp, ortaya ürün koyup, servise dönüştürüp, alıcıya aldırabilecek caziplikte sunabilmektedir. Sonuç olarak bu modelden de sektör adına olumlu bir çıktı alınamamıştır.

Bu süreçte, sözleşmelerde işaret edilen lisanslama/ruhsatlama çalışmaları uygun zamanlama ve çözümcü istikamette gelişmemiş, sektörün fili oyuncuları Telekom Otoritelerince resmi kimlikle taçlandırılmamışlardır.2004-2005 de ilginç bir resim Telekom tarihinde bir vesikalık kare olarak yerini alıyordu, altyapı kullanamayan ancak lisanslı UMTH işletmecileri bir yanda, altyapı kullanan ve işleten ancak ruhsatları olmayan Kablo Operatörleri bir yanda.

Sektörün yaşadıkları bununla da kalmıyor, Turk Telekom’un özelleştirme süreci ile beraber Tekel yapıyı kırmak ve altyapıda rekabeti tesis etmek adına KabloTV hizmetleri Tekel olan Turk Telekom’dan alınıp, başka bir Tekel olan ( aynı zamanda rakip) Turksat A.Ş: ye uygun bir yasa ile devrediliyor.

Sektör, lisanslama/ruhsatlama beklerken, bir kamu idaresinden alınıp, başka bir kamu idaresine ve iradesine emanet bırakılmıştır. Turk Telekom’un konsolide/karma işletme yapısından dolayı bir çok nimetlerini sunduğu sektör, yeni idare çatısı altında bu nimetlerden mahrum olduğu gibi, tam tersine faturası ile karşı karşıya kalmıştır. Kendi kendisini zor çeviren sektör, bu ek faturalarla ayağına taş bağlanmış gibi olacaktır. Yeni yatırımlar, yeni servislerin devreye alınması ve geçmişe göre bugün daha bariz ve daha ezici rekabet ortamında ‘Kamu Servisi’ olması hüviyetinden sıyrılıp ticari bir şekle girmesi gereken sektör 2006 ya zor koşul ve resim bulanıklığında adımını atmaktadır.

Bugünkü manzara da üş taraf resmin içindedir, yatırım yapmış ve işletmecilik yapan özel ortaklar, altyapının konuşlandırıldığı yeraltı yerüstü tesislerin sahibi Turk Telekom ve ana işi Uydu ve uydu işletmeciliği olan Turksat A.Ş, mevcudu görmezlikten gelen, yalın bir dökümanla sektör ruhsatlamasını yapan Telekom Otoritesi de resmin dışında.

Filmin sevilen aktörü ya da aktrisi vurulmuş kan kaybederken, siren sesleri ile son kareye yetişmeye çalışan ambulans veya polis arabalarının tozuttuğu sahneyi yaşıyor gibiyiz.

Cep telefonundan kredi servisi sunan banka reklamı birçok çağrışımı beraberinde sürüklüyor. Abone kitlesi 1,200,000 , Yıllık cirosu 70MilyonUSD da kalmış olan bir sektörün Avrupa’daki eşi 10 kat ciro yapıyorsa, telefonu icat edip, içini boş tutan kovboyun şaşkın bakışlarını bu defa kendi yüzümüzde üretiriz herhalde.

Umuyoruzki 2006 da bu tür bir sona ve karmaşalı gidişe bir son verilir, kredili veya öz sermayesiyle yatırımını yapmış, işletme yükümlülüklerini yerine getiren girişimcilerin beklentileri kırılmaz ve ileriye dönük hedeflerinin gerçekleştirilmesine destek olunarak sektöre adil ve dengeli bir çözüm üretilir. Bir şeyler değiştirmeden olmayanı olura zorlamak ancak zaman ve para kaybına neden olacaktır.

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Ömer Karataş / KAIDER Genel Başkanı

Ömer Karataş / KAIDER Genel Başkanı

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.