Visa ABD’de, fintech’lerin tüketicilerin banka verilerine uygulamalar üzerinden işlem yapmalarını sağlayan açık bankacılık birimini kapattı. Bu hamle, bankalar ve fintech şirketleri arasında artan gerilimin ortasında ve Biden dönemi uygulamasının değiştirilmesinin gündeme gelmesi sonrasında geldi. Biden döneminin aksine, JPMorgan ve PNC gibi bankalar, güvenlik ve maliyet endişelerini gerekçe göstererek veri erişimi için yüksek ücretler uygulamayı istiyor. Fintech’ler, verilerin müşterilere ait olduğunu ve ek ücret ödemeden erişebilmeleri gerektiğini savunuyor.
Visa bundan sonra açık bankacılık çalışmalarını, kapsamlı düzenleyici destekten yoksun ABD’nin aksine, tüketicilere erişim kolaylığı sağlamanın zorunlu olduğu Avrupa ve Latin Amerika gibi pazarlara odaklamayı planlıyor. Bu arada, ABD Tüketici Finansal Koruma Bürosu (CFPB), Dodd-Frank Yasası’nın 1033. Bölümü kapsamındaki Biden dönemi açık bankacılık yönetmeliklerini revize etmek için hızlandırılmış bir süreç başlattı. Bu düzenlemeler başlangıçta tüketici veri paylaşımını güçlendirmeyi amaçlıyordu, ancak bankaların tepkisiyle tersine dönmüş durumda.
Visa’nın Çıkışının Nedeni?
Zorunlu açık bankacılık çerçevelerine sahip Avrupa’nın aksine, ABD kuralları hala eksik veya tartışmalı. Bu durum, ABD açık bankacılığına yatırım yapmayı daha riskli hale getiriyor. Bankalar veri erişimi sağlamak için ücret talep ettikçe Visa’nın modeli daha az uygulanabilir hale geliyor. Visa, çalışmalarını Avrupa ve Latin Amerika gibi daha güçlü düzenleyici kesinliğe sahip pazarlara yönlendiriyor.
Bunun sonucunda Fintech’lerin banka hesaplarına erişimi ve ödeme akışları zorlaştı. Visa’nın çıkışı, veri erişimi için önemli bir kanalı ortadan kaldırarak şirketleri, kendi banka ortaklıklarını kurmaya zorluyor. Bazıları bu hamleyi “Operasyon Darboğaz 3.0” olarak adlandırıyor. Bu erişim kısıtlamaları olasılığı, ciddi endişelere yol açıyor.
ABD’de kişisel finansal veriler üzerindeki kontrol belirsiz. Net düzenlemeler olmadan, hesap birleştirme veya sorunsuz cüzdan kurulumları gibi yenilikler sekteye uğrayabilir.
Biden dönemi Açık Bankacılık Kuralları Ne Diyordu (2024), Şimdi Ne değişecek?
Biden dönemi yönetmeliklerinde, tüketiciler ve yetkili üçüncü taraflar için güvenli API’ler aracılığıyla bankacılık verilerine ücretsiz ve kesintisiz erişim sağlıyordu. CFPB liderliğindeki bunların güncellenmesi, bu erişim olanaklarını azaltmayı hedefliyor; ücretlere izin veriyor, erişim haklarını sıkılaştırıyor, güvenlik kontrollerini artırıyor ve daha esnek zaman çizelgeleri getiriyor.
Amerikan Tüketici Mali Koruma Bürosunun (CFPB), yönetmelik değiştirme süreci kritik öneme sahip olacak. Yeni düzenlemeler, açık bankacılığın açık kalıp kalmayacağını veya zayıflatılıp zayıflatılmayacağını belirleyecek.
Tüketici Finansmanı Koruma Bürosu (CFPB), bankaların tüketici tarafından başlatılan veri erişimine ve taşınabilirliğine izin vermesini zorunlu kılarak, müşterilerin banka değiştirmelerine veya finansal verilerini üçüncü taraf uygulamalarla ücretsiz olarak paylaşmalarına olanak tanımıştı. Yönetmelik, büyük bankaları güvenli API’ler uygulamaya (riskli “ekran kazıma”dan uzaklaşarak) ve Nisan 2026’ya kadar uyum sağlamaya, daha küçük kuruluşları ise 2030’a kadar aşamalı olarak uygulamaya zorladı.
Şimdi CFPB, yönetmelik sürecini yeniden açıyor ve çeşitli konularda görüş talep ediyor:
- Tüketici verilerini talep etme ve bunlara erişme yetkisi kimlere aittir?
- Veri sağlayıcıları (bankalar), güvenli veri erişimi maliyetlerini karşılamak için ücret talep edebilir mi?
- Veri toplayıcılar ve ekran kazıma ile ilgili olarak bilgi güvenliği ve gizlilik riskleri nasıl ele alınmalı?
- Mutabakat sağlanmış teknik standartlar henüz mevcut değilse, uygun uyum zaman çizelgeleri ne olmalı?
Bunun sonucunda, üçüncü tarafların erişimine dair kapsam daraltılabilir, bankaların maliyetlerini karşılamak için muhtemelen “ticari olarak makul” diye tanımlanan ücretler gelebilir, veri işlemcileri için güçlü gizlilik ve sorumluluk korumalarının zorunlu kılınabilir, ekran kazıma yasaklanabilir, güvenli teknik standartların kullanılabilirliğine bağlı uzatmalar veya düzenlemeler gelebilir.
Özetle, yeni yönetmelik ABD’de tam açık bankacılık yerine tüketici erişimine daha dar bir şekilde odaklanıyor. Bu revizyonlar, tüketici verilerine erişim ile maliyetler ve yükümlülükler konusunda sektörün tepkisi arasında bir denge kurulması ve daha kademeli, riske duyarlı bir yapı hedeflenmesi yönünde bir değişime işaret ediyor.
Ayrıca, Tüketici Finansal Koruma Bürosu (CFPB), yasal sınırları aşan ücretlerin yasaklanması, tüketici verilerine yönelik risk ve gerçekçi olmayan geçerlilik süreleri konularındaki mevcut yönetmeliğin iptali için dava açtı.
Anlayacağınız, Trump döneminin kurbanlarından birisi Fintech’ler (ve de tabi ki müşterileri) olacak.



Kaynak : 