Gnellikle nasıl olur? “Bir müşteriniz için reklam fikirleri üzerinde beyin fırtınası yapmaktasınızdır ve aklınıza istenilene çok uygun bir site gelir. Üstelik müşterinizin de demografik hedeflerini mükemmel bir şekilde karşılamaktadır”.
Tek sorun, bu sitenin üzerine reklam alınmamasıdır. İster bir e-ticaret sitesi, ister bir servis şirketi için bir broşür parçası ya da on-line üretici kataloğu olsun, eğer geliri reklam satışı ile sağlanmıyorsa bu tür bir siteye reklam alanı getirmezsiniz. Yayınladığı reklama tıklanması sonucu bu siteden müşterinin uzaklaşması, bir sitenin isteyeceği en son şeydir.
İspiyoncular!
Bu siteler tamamen erişilebilirlikten uzak mıdırlar? Elbette ki değil, ancak geleneksel on-line ortam satın alma tarzında, bir sitenin izleyicilerinin karşısına çıkması mümkün olmayacaktır.
Şimdi bir adım geri çekilelim ve bahsettiğimiz satın alınamayacak spesifik reklam çeşitlerini tanımlayalım. En basit senaryo, reklam vereninizin reklamını bir Web sitesinin teyit sayfasına yerleştirmektir.
Bir satın alma işleminden geçerken veya on-line kayıt sırasında pek çoğumuz bununla karşılaşmışızdır. Bu işlemi tamamladıktan sonra, teşekkür sayfasına taşınırız. Bu sayfa yaptığınız işlemin bazı detaylarını içeren bir sayfadır, ancak aynı zamanda bu sayfa başka bir şirket için bir reklam, bir buton veya bir promosyon da içermektedir.
Bu tarz bir reklam düzeni satın alınabilir olduğu halde genellikle tercih edilmemektedir. Bunun yerine reklam verenler birbirlerinin siteleri arasında reklam alanı değiş tokuşunda bulunabilirler. Veya reklamı göstermekte olan site reklamı verilen sitenin bir üyesi bile olabilir. Ancak ben reklam veren müşterimi temsil eden bir ortam alıcısı olsam ve A sitesinin müşterim için çok güçlü bir reklam alanı olacağını düşünsem, niçin o sitede reklam yayınlayabilmek için elimden gelen her şeyi yapmayayım ki?
Pek çok şirket bu çeşit reklam değiş-tokuşundan ve pazarlama alanı stratejisinden kaçınmakta. “Markamıza zarar vermek istemiyoruz,” diyorlar. Veya “Web sitemizi karmaşıklaştırmak ve müşterilerimizi kırmak istemiyoruz.”
Onları suçlayabilir misiniz?
Reklam satmayan ve reklam alanı pazarlığı yapmayan bir e-ticaret ya da servis sitesi ile nasıl temasa geçilebilir ki? Bu tamamen BBÇN ile ilgili: benim bundan çıkarım ne?
Unutmamanız gereken en önemli şey bu tarz sitelerin sizin reklamınıza ihtiyaç duymadığı, dolayısıyla yaklaşımınızın (en azından yalnızca) dolarlar üzerine olmaması gereklidir.
Bu siteler onlara katacağınız değerle, hedef kitlelerine ulaşımlarını arttıracağınız vaadiyle ya da Web sayfası alanlarını diğer şirketlerin reklamları ile paylaşmalarını mantıklı kılacak diğer sebeplerle ilgilenirler.
Yeni başlayanlar için, iki sitenin kendi trafiklerini birbirlerine akıtmaları ceplerinden çıkan fiyatın sıfır olacağı çok iyi bir yöntemdir. Pazarlama niteliğindeki e-mailler de aynı amaca başarı ile ulaşırlar. Ve geleneksel pazarlamacılıkta gördüğümüz dürtüler ile oynamak, sponsorluk yarışmaları düzenlemek veya üretici indirimleri sağlamak veya indirim kuponları gibi fikirler, bir sitenin markasına leke sürülmesi endişesi taşımasına gerek kalmaksızın uygulanabilecek reklamlar olma özelliğine uymaktadır.
Bu tarzda maliyeti olmayan reklam alanları uygulamaları kesinlikle önümüzdeki bir seçenek. Eğer reklam yayınlamayan siteler bu fikre biraz daha sıcak bakar hale gelirseler ve bu uygulamanın potansiyel kazançlarını görebilseler, bu fikirler daha güçlü bir şekilde uygulanabilirlerdi.
Bu konunun başka bir muhatabı daha var: ajanslar.
Bir ajans bu tip klasik reklam-alım modellerinden farklı olan çalışmalardan nasıl gelir elde etmekteler? Bu fırsatlar konusunda pazarlık yapma sorumluluğuna kim sahip olur? Eğer bunun bir ortam alıcısı için uygun bir görev olduğunu düşünmemekteyseniz, benim stratejide ortam alıcısının rolü ile ilgili bir önceki makalemi okuyabilirsiniz.
Bu soruların yalın, kesin bir cevabı mevcut: ajans büyüdükçe, stratejik ortak geliştiricisi gibi atanmış roller arındırma ihtimali artmaktadır. Neredeyse hiçbir zaman, özellikle bu tip roller kolay para kazandıran bir pazarlık sürecinde olmadıklarından kimsenin kucağına pat diye düşmemekte. Tabi ki, bu iki reklam veren ortak için de çok iyi bir durumdur, ancak aynı durum fırsatı değerlendiren ajans için bir reklam alımı kadar fayda sağlamayacaktır.
Ben bu çeşit satın alınmamış reklamcılık faaliyetini büyük bir resmin küçük bir parçası olarak görmekteyim: bir müşteriye amaçlarına ulaşmasında yardım etmenin resmi. Eğer bunu sağlamada başarılıysanız, en makul müşteriler sizin çabanıza değer katmanın bir yolunu bulacaklardır.



Kaynak : 