Yazılım alanında ülkemizin önemli sorunlarından birisi telif haklarına özen gösterilmemesi ve izinsiz kopyalama ile lisanssız kullanımın yaygın oluşu.
Özellikle yabancı yazılım firmalarının problemi olan bu duruma karşı BSA adıyla bilinen ve yazılım firmalarının oluşturduğu bir platform uzun süredir işlem yapıyor. Ancak BSA’nın işlemlerinin ve reklamlarının korku ve endişe yaratacak tarzda oluşu (mesela son TV reklamlarında polislerle aynı asansöre binen firma sahibi, kendi şirketine baskına gelindiğini farkediyordu) ve buna karşın yasal anlamda BSA’nın işlem yapma hakkı olmayışı (Türkiye’de BSA, kağıt üzerinde bir organizasyon olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla tüzel kişiliği olmadığı için yasal işlem yapma hakkı bulunmuyor) gibi nedenlerle şikayetler artınca, bilişim sektörünün sivil toplum kuruluşları bu konuya el koydular ve geçtiğimiz hafta İstanbul’da yaptıkları bir toplantı sonrası konuyla ilgili olarak açıklama yaptılar.
Yapılan açıklamada yazılım alanındaki bu boşluğun doldurulması için “kimliği açık ve net belirli” bir platform oluşturulması ve takiplerin bu şekilde yapılması gerektiği bildiriliyor. Derneklerin yaptığı ortak açıklama şu şekilde;
- Ülkemizde yazılım telif haklarına ulusal standartlarda koruma sağlandığı halde, lisanssız yazılım kullanım oranının halen yüksek olduğu, bu sorunun giderilebilmesi ve ulusal yazılım sektörünün gelişebilmesi için telif haklarına saygı gösterilmesi konusunda gerekli bilincin oluşturulması gerektiği,
- Ülkemizde çok ciddi işgücü ve maddi kayıplara neden olan telif hakları ihlallerinin önlenmesinin sadece bilgisayara karşı kişilerin korku ve endişe ile yaklaşmasına neden olacak tarzda, reklam kampanyaları ile sağlanamayacağı, bu ve benzeri girişimlerin bilişim sektörünün gelişimine olumsuz etki yapacağı, bu konuda yapılacak kampanyalarda, bilişim sektörünün önünün tıkanmaması için ortak politikalar oluşturulması, kampanya oluşturma sürecinde kamuoyuna verilecek mesajların belirlenen ortak politikalar doğrultusunda belirlenmesi, politikaların uygulanmasının izlenmesi ve etkilerinin değerlendirilmesi gerektiği,
- Yazılım sektörünü temsil eden meslek örgütleri ve bilişim sektöründeki sivil toplum kuruluşları, yazılım üreticilerinin mağduriyetine ve haksız rekabete neden olan ihlallerde etkin yasal yaptırımın uygulanmasının önemine inanmakta ve yasal hakların korunmasına ilişkin bu faaliyetlerin yasal zeminler üzerinde, yasalara göre hak sahibi olan kişilerce (eser sahibi, bağlantılı hak sahipleri ve meslek birlikleri) gerçekleştirilmesinin bir zorunluluk olduğu,
- Yazılım telif hakları konusundaki bilinçlendirme çalışmaları kapsamında yürütülecek uyarı faaliyetlerinde, kullanıcılara hak arama olanağı yaratılabilmesi açısından, bu faaliyetleri gerçekleştiren kişi ve kuruluşların kullanıcıların karşılarında bir muhatap bulunması zorunluluğu nedeniyle, faaliyeti yürütenlerin kimliklerinin açık ve net olmasının gerekli olduğu,
- Bedelli veya bedelsiz olsun yazılım kurulması ve kullanılmasının lisanslı olması etik ve yasal bir zorunluluk olduğundan, bu konudaki bilinçlendirme ve eğitim çalışmalarının sektördeki sivil toplum örgütlerince Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da katkıları ile eşgüdümlü şekilde yürütülmesi için bir platform oluşturulması, sektördeki sivil toplum örgütlerinin bu platforma destek vermeleri, oluşturulacak platform tarafından izinsiz yazılım kullanım oranının ölçülmesi ve izinsiz yazılımın sektöre etkilerinin değerlendirilmesi konularında çalışmalar yapılması,
- Yasal hak takibi ve FSEK’te Meslek Birliklerine tanınan tekelci hakların etkin şekilde kullanılması gerektiği, bu nedenle yazılım alanında kurulmuş olan iki meslek birliğinin birleşmesine yönelik çalışmaların hız kazandırılması amacıyla desteklenmesi ve oluşturulacak platformun bu konuda gerekli katkıyı sağlaması,
- Bilişim alanında yasal takip yapan meslek birliklerinin fiili çalışmalara başlamamış olmasının da etkisi ile bu fiili boşluktan kendilerine vazife çıkartan oluşumların gerçekleştirdiği faaliyetlerin sakıncalarının tüm bilişim sektörünü olumsuz etkilemesi nedeniyle Meslek Birliğinin hızla yasal hak takibi konusundaki tekelci hakkını kullanmaya başlamak için gerekli organizasyonu kurması gerektiği,
- Sektördeki sorunlara çözüm üretilmesi için sektör sivil toplum örgütlerinin daha sık bir araya gelmesine, gereken konularda platform şeklinde çalışmalarda bulunulması,
- Eşgüdüm çalışmalarının yine bu birliktelik tarafından yürütülmesi,
hususlarının kamuoyuna duyurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul’da 24.02.2006 günü bir araya gelen bilişim sektöründeki sivil toplum örgütleri ve meslek birlikleri TBD, TÜBİSAD, TBV, TÜBİDER, YASAD, YESAM ve BİYEM’in temsilcileri ile “BSA Türkiye” temsilcisinin de bulunduğu toplantıda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun uygulaması ve yazılım telif haklarının korunması, izinsiz kopyalama, çoğaltma ve yayma ile ilgili olarak yasal süreçler değerlendirilmiş ve sektör temsilcileri tarafından;
turk-internet.com Güncelleme : Haberin yayınlanması epeyce ilgiye yol açtı. Bu konuda düşüncelerini aktarmak isteyenler aşağıdaki yorum bölümünü ya da ismini yazmak istemiyor ise, burayı tıklayarak ulaşacakları blog’u kullanabilirler.
Biz 2 yorumu aşağıya almak istiyoruz;
Turgay Bey,
turk-internet.com adresinde BSA ile ilgili yazınızı okudum.
Eski bir programcı ve BSA ile zamanında içli dışlı bir avukat olarak ne yazık ki BSA’nın son zamanlarda TV’de boy gösteren korkut-aldır politiklarını kesinlikle kabul edilemez buluyorum.
Bilgisayar firmalarının ve kullanıcılarının yazılımın ne olduğu, nasıl kullanacakları, BSA’nın ne olduğu yolundaki sorularını hatırladıkça ne yazık ki bu değerli ülkenin insanlarının bu konuda tam bir “yanlış bilgilendirme” bombardımanı altında bulunduğunu düşünüyorum.
Umuyorum, yakında böyle bir “non-profit” organizasyon oluşur da, BSA’nın korkut-aldır politikalarına cevap verecek bir “bilgilendir-koru” platformu oluşur.
Saygılarımla,



Kaynak : 