Telsim’in, Turkcell aleyhine Rekabet Kurumu’na 10/02/2005 tarihinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yaptığı başvurunun delil yetersizliğinden karar bağlanamadığını daha önce bir yazımda vurgulamıştım. Muhtelif kereler de Turkcell’in “eğlence servisleri” konusunda az sayıda çözüm ortağı ile çalışmasını eleştirmiştim.
Şimdi biraz geriye doğru bir zaman yolculuğuna çıkalım. Türkiye’de en yüksek işlem hacmi olan “eğlence servisi” 0900’lü hatlarla icra edilen “arkadaşlık & sohbet” servisleri oldu. Bu hatlar muhtelif nedenlerle kapatıldıktan sonra uluslar arası hatlarla bu servisler yüksek işlem hacimlerini sürdürmeye devam etti.
Daha sonra ilk olarak Turkcell ve ardından Telsim bu servisleri sunmaya başladılar. TMSF tarafından Telsim’in yönetimine el konulmasından sonra Turkcell bu servisler konusunda bir süre piyasadaki tek oyuncu olarak kaldı. Telsim’in bahsi geçen servisleri başlatmasıyla birlikte Turkcell’in bahsi geçen servislerinin gelirlerinde düşüş olduğu piyasa kulislerinde konuşulan bir konu haline geldi.
Telsim’in başarılı yönetimi ve doğru stratejik kararlarıyla bu alanda elde ettiği başarı ve çözüm ortaklarının agresif pazarlama faaliyetleri neticesinde Telsim’in “arkadaşlık & sohbet” servisleri pazarda lider duruma geldiği konuşuluyor. Bu başarının altında yatan temel nedenlerin başında ise Turkcell’in “sözleşmeler” üzerinde canlı sohbet yaptırmaya müsaade ettirmediği, Telsim’in ise canlı sohbet servisini profesyonel operatörler marifetiyle gerçekleştirdiği biliniyor. Tüketici bu konuda daha iyi servis aldığı Telsim’e yöneliyor ve Telsim için de önemli bir gelir kalemi haline geliyor.
Piyasa kulislerinde Turkcell’in Mart 2006 itibariyle, Telsim çözüm ortaklarından gelen talepleri değerlendirmeye aldığı ve Turkcell’in sözleşmelerinde de yazılı olduğu söylenen “diğer operatörle çalışan benimle çalışmaz” kuralının artık bittiğini gösteriyor. Turkcell Telsim’in çözüm ortaklarından da gelen talepleri değerlendirmeye alacağını belirttiği haberleri artık kulaktan kulağa dolaşıyor.
Bu kararın temelinde yatan nedenlerin sebeplerini tahmin etmek pek zor değil. Öncelikle Vodafone’un pazara girecek olması nedeniyle Turkcell çözüm ortağı yelpazesini genişletmek ve bu alanda da güçlenmek istiyor. Ancak bu bence gecikmiş bir karar. Turkcell’in daha önce sadece kendi abonelerine açtığı servisleri diğer operatörlere açacak olması da gecikmiş bir karar. Nihayetinde Rekabet Kurumu tarafından delilsizlikten sonuca bağlanamayan karar, pazarın yeniden şekillenmesi ile Turkcell’i daha zor durumda bırakabilirdi.
Telsim’in çözüm ortaklarının Turkcell ile de çalışmaya başlaması, bence daha iyi bir operatöre geçiş imkanı olarak algılanmıyor. Sadece stratejik bir işbirliği geliştirme ve Vodafone sonrası belirsizliğe karşı bir opsiyon olarak değerlendiriliyor. Çünkü sektör kaynakları Turkcell’in 90-120 güne yayılan tahsilat ve ödeme modeline göre Telsim’in çalışma şartlarının daha cazip olduğunu belirtiyor. Ayrıca Telsim’in firmaların IVR kurulumuna izin vermesi ancak Turkcell’in çözüm ortaklarına IVR kurulumu konusunda herhangi bir garanti vermediği bilgileri de vurgulanan konular arasında.
Turkcell’in “arkadaşlık & sohbet” servislerinde P2P modelini uygun görmesi, ancak Telsim’in çözüm ortaklarının operatörler bu servisleri sunması da her iki operatörün mukayesesinde ortaya çıkan diğer farklar. Turkcell servislerinde iki gerçek kişinin sohbet etme olasılığının düşük olması ve servisi arayanların genellikle IVR akışında zaman geçirerek; kimse ile görüşemeden servisten çıkma olasılıkları gibi akış sorunlarının ne olacağı ise meçhul.
Bu haberler Turkcell’in eski stratejilerini değiştirdiği ve yeni Pazar şartlarına uyma konusundaki refleksi olarak yorumlanabilir. Yerinde ancak gecikmiş bir karar. Bu vesile ile Telsim’de bir avuç yürekli, çalışkan, özverili ve yetenekli profesyonel tarafından yürütülen VAS servislerinin ulaştığı başarıyı alkışlamak isterim.
Daha önce de belirttiğim gibi Vodafone, başarılı bir GSM operatörü aldı. Ödediği 4.5 Milyar USD her ne kadar alt yapı, lisans gibi kalemlere gittiği sanılsa da; sahip olduğu insan kaynağı şirketin değerini oluşturan en önemli değerlerden biri olduğu Turkcell’in, tarifelerinde de (kamuya yönelik tarifeler gibi) Telsim’i takip etmesiyle görülüyor.
Turkcell’in yeni açılım poltikası nedeniyle teşebbüsün ve eşit rekabetin önünü açmasından dolayı önemli bir sosyal sorumluluk üstlendiğini de vurgulamak gerektiği düşüncesindeyim.



Kaynak : 