GSM sektöründe sıcak günler yaşanıyor. Geçen yıl ortalarında çıkan kanun ve uzantısında yıl sonunda yapılan “kayıt altına alma işlemi” sonrası, sektör belki de beklenen gelişmeleri yaşıyor.
Kayıt altına alma işlemi sırasında ortaya çıkan kaçak – çalıntı ya da klonlanmış cep telefonu sayısının 19 milyon adet civarı olması hepimizi şaşırtmıştı. Ancak böylesine büyük boyutlarda kanunsuz gelire alışmış çevrelerin boş durmayacağı ve yeni yöntemler yaratacağı da açık. Bu anlamda savaş yeni başlıyor diyebiliriz.
Allahtan sektörün Telekomünikasyon Kurumu gibi sahipleri ve aklı başında mensupları var. Nitekim önümüzdeki günlerde başka gelişmelerin de olmasının beklendiği duyumlarını alıyoruz. Bakalım Türk halkı, Türk bürokratı ve hükümet bu işin altından ne kadar başarıyla çıkacak.
Sektörün uzmanlarından birisine dün İstanbul Gümrüklerinden yapılan açıklamayla ilgili gelişmeleri ve düşüncelerini sorduk. Uzmanımız şunları söylüyor;
Bu operasyon sektörde geçen yıl başlatılan çalışmaların doğrultusunda bir gelişme. Bir anlamda GSM sektöründe temiz eller harekatı.
Tek isteğimiz ortaya çıkan ve çıkacak olan pislikler örtülmeye kalkılmasın. Aksi takdirde buna yeltenen o pisliğin altında kalır.
Biz görüyoruz, bu konuda cansiperana, kaba tabiri ile “kelle koltukta” çalışan çok değerli devlet mensupları var. Sektörümüz bu burokratların sonuna kadar yanında yer almalıdır,alacağına da inanıyoruz.
Son 3 gündür yaşanan olaylar işin başlangıcı. Daha asıl pisliklere sıra gelmedi. Bu operasyonlarla ülkemizin – devletimizin trilyonlarca lirasına sahip çıkılmıştır. Bu operasyon yapılmamış olsaydı, devletimizin 2006 yılındaki kaybı en az 2 milyar $ olacaktı.
1-1,5 milyar $’lar için IMF’in kapısında bekliyor, çaba sarfediyoruz. Hatırlatırım.
Halbuki benzer operasyonlar ülke genelinde, sektörler genelinde ortaya konulursa IMF’e, Dünya bankasına el açmaya gerek kalmaz. Para içerde zaten mevcut. Önemli olan sahip çıkmak ve takip etmek. Bunun da yapıldığını görmekten mutluyuz.
Tüm bunları aktarırken, bizim de kullanıcılar ve halk olarak, hem ülkemizin vergi gelirlerinden çalma, hem de tüketici haklarına saygısızlık anlamına gelen bu kaçakçılık çabalarına destek vermekten kaçınıp, cep telefonu alırken, 2-3 kuruş ucuz olsun mantığıyla uygun olmayan satıcılardan alıma son vermemiz gerektiğini hatırlatıyoruz. Bu bir yerde kendi tüketici haklarımızı da korumak anlamına geliyor. Dikkat ederseniz, operasyonu bildiren haberlerde 100.000 kadar telefonun IMEI numaralarından hareketle, bu cep telefonlarının konuşmaya kapatılacağı bildiriliyor. Bu ise, 2-3 kuruş ucuza alacağız derken, ödediğimiz paranın tümden boşa gitmesi demek. Onun için biraz dikkat.. Sonra “biz nerden bilelim ki? Devlet neden engellemiyor ki?” gibi şikayetler yapmak anlamsız hale geliyor. 3-5 kaçakçı ya da kanunuz iş gören zengin oluyor ama biz devlet ve halk olarak kaybediyoruz.
Yorumlarınız aşağıya ya da kimlik bırakmak istemiyorsanız, turk-internet.com resmi Blog’una bırakabilirsiniz.



Kaynak : 