Dünya’da ve ülkemizde birçok etkinliklerle kutlanan Dünya Telekomünikasyon Gününün, içinde bulunduğumuz süreci de dikkate alarak, Avrupa Birliği ülkeleri, Türki Cumhuriyetler ve Komşu ülkelerdeki meslektaşlarımızın da katılımlarını sağlamak suretiyle uluslararası boyutta düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasının sektörümüze, işbirliklerimize ve ülkemize önemli bir katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz. Etkinliklerin, bu çerçevede ve Telekomünikasyon Kurumunun şemsiyesi altında ilgili tüm Sivil Toplum Örgütlerinin eş katılımı ile düzenlenmesi temennimizdir.
Bu sene, Dünya Telekomünikasyon Gününün ; ülkemizin de Marakeş’de üye olarak seçildiği, ITU Konsey’ince, Küresel Sanal-Güvenliğin Artırılması (Promoting Global Cybersecurity) tem’ası ile kutlanılmasına karar verilmiştir.
Tüm gelişmiş ülke anayasalarının önemli maddelerinden olan Haberleşme Güvenliği tesisinin, değişen ve gelişen haberleşme teknolojilerine paralel olarak, internet, mobil haberleşme gibi alanları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, haberleşme güvenliğinin önemli kişisel haklardan olması nedeniyle, uçtan uca haberleşme alanında ve tüm şebekede güvenliğin sağlanması hususu son derece büyük önem arzetmektedir.
Diğer taraftan, özellikle sınır tanımayan terörist faaliyetler ile diğer suç örgütlerinin faaliyetlerine karşı devletin ve vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması aynı derece ehemmiyetlidir.
Bu bakımdan, bir tarafta en temel insan haklarından olan kişisel bilgilerin güvenliği ve haberleşme mahremiyetinin tam olarak sağlanması gerekirken, diğer taraftan kamunun toplam menfaatinin ve güvenliğinin temininde ince dengenin sağlanması, oldukça titiz bir çalışma gerektirmektedir.
Özellikle internet üzerinden bankacılık faaliyetlerinin arttığı günümüzde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Telekomünikasyon Kurumu arasında ortak bir çalışmanın yapılması ve elektronik imzanın bu alanda bir an önce yaygınlaşması gerektiği hususunu dikkatlerinize getirmek ve altını çizmek istiyorum.
Ülkemiz, Telekomünikasyon alanında önemli çalışmalara imza atan ETSI, CEPT, ERC ve ITU gibi uluslararası kuruluşların bir çok önemli toplantılarına ev sahipliği yapmıştır.
Özellikle Dünya Telsiz Konferansı WRC2000’de ve 2002 yılında yapılan Dünya Telekomünikasyon Gelişim Konferansında ülkemizin kazandığı başarı ve prestij hatırlarımızdadır.
Bu iki konferansın hazırlığında bulunan ve yöneten Türk Delegasyonu ve çeşitli kurumlardan temsilciler el birliğiyle bu başarıyı hazırlamışlardır.
Malumlarınız önümüzde ITU Plenipot konferansı vardır.
Bu konferansında hem düzenleme ve hem de yönetim anlamında geçmiş iki konferanstan daha iyi olacağına inanıyor ve umuyoruz. İngiltere gibi önde gelen ülkelerden bazılarını elemek suretiyle ülkemizin ITU konsey üyesi olarak seçildiği Marakeş ITU-PP’de lobi faaliyetlerinin nasıl gerçekleştiğini ve diğer ülkelerin çabalarını birinci elden dinlemiştik.
Bu nedenle; WRC gibi teknik konferanslarda sektörel Sivil Toplum Kuruluşlarının katılımı daha önemli olmakla birlikte, ülkemizde düzenlenecek olan ITU-PP’de de Türk Delegasyonuna, Sektörel ve ilgili Sivil Toplum Kuruluşlarımızdan temsilcilerimizin de dahil edilmelerinin ülkemiz adına yapılacak lobi faaliyetlerine ayrıca katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
Sektörümüzün bu anlamlı gününde son olarak değinmek istediğim önemli bir diğer konu; ülkemizin telekomünikasyon alanında sadece kullanan ve tüketen ülke konumundan çıkması yönünde Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kurumu öncülüğünde yapılan çalışma ve gayretlerdir.
Bilhassa Mobil telekomünikasyonla ilgili 5392 sayılı kanunla yapılan düzenleme sonrasında daha önemli ve anlamlı hale gelen bu çalışmaları son derece değerli bulmakta ve desteklemekteyiz.
Devletimizin; bilhassa yazılımda ve tasarımda yatırım yapacak, ar-ge faaliyetlerine girişecek, üretim yapabilecek, ölçeğine bakmaksızın tüm müteşebbisleri destekleyecek modeller geliştirmesi, düzenlemeler yapmasını beklemekteyiz.
Gene bu amaç doğrultusunda Telekomünikasyon Kurumu’na ve sektöre, düzenleme stratejileri konusunda destek olacak Telekomünikasyon Stratejileri ve Politikaları Vakfı’nın “yeniden yapılandırılarak” hayata geçirilmesinin önemli olduğunu düşünmekteyiz. Bu vakıf, dünyada benzerleri son derece iyi çalışan TEMIC, USTTI ve JICA benzeri yapılanmaları ve faaliyetleri hedeflemelidir.
Bunun dışında, arge yapan KOBİ ölçeğindeki şirketlerin ETSI’ye ITU’ya ve CEPT’e üye olmaları oldukça zordur ve bu kuruluşlarda önemli ölçüde ARGE yapılmakta ve bu çalışmalara katılabilenler bir kaç adım önde gitmektedirler.
Bizimde bir şeyler yapabilmemiz açısından, bu amaçlar doğrultusunda çalışacak Vakıf şemsiyesinin iyi bir koruyucu nüve olduğunu düşünmekteyiz.
İstanbul Ticaret Odası; yaklaşık 350 Bin üyesi ile Dünyanın ikinci büyük odası olup, faaliyetleri ve taşıdığı potansiyelle sadece ülkemizin değil tüm komşu ülkelerin, Avrupa Birliği ülkelerinin , Orta Doğu’nun ve Türki cumhuriyetlerin kesişme noktasında Dünyanın en önemli ticari örgütlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır.
İTO, Günümüzün ve Geleceğin en önemli sektörleri arasında gösterilen Telekomünikasyon sektörüyle de ilgili olarak; devlet, sektör ve sivil toplum kuruluşları üçgeninde üstüne düşen tüm sorumluluğu imkanları dahilinde yerine getirme gayreti içinde olacaktır.
Odamız bünyesinde bu amaçla kurulan ve tüm kurum ve sektör temsilcilerini, Tüketici temsilcilerini biraraya getiren Telekomünikasyon İhtisas Komitesi, yaklaşık 3 yıldır başarı ile faaliyetlerini sürdürmekte, sektörün tüm taraflarını aynı platformda biraraya getirerek sektörümüzün gelişmesine katkıda bulunmaktadır.
Bu vesile ile, 17 Mayıs 2006 tarihli Telekomünikasyon Günü kutlaması ertesinde Başkanı olduğum Mobisad Derneği üyelerine de ilettiklerimi size de iletmek istiyorum..
Değerli Meslektaşlarım,
!7 Mayıs Telekomünikasyon Günümüzü sektörümüze ve ülkemize, bilgi toplumu olma yolunda değerli katkılar sağlaması, faydalı hizmetlere vesile olması dileklerimle kutlarım.
17 Mayıs tarihinde, TÜTED Tüm Telekomünikasyoncular Derneği öncülüğünde organize edilen yemekli toplantıya İstanbul Ticaret Odası’nı temsilen katıldım.
Büyük emek ve özveri ile hazırlandığına emin olduğum olağan bir yemekli toplantının, böylesine önemli bir günün kutlanmasına ve değerlendirilmesine yeterli olamayacağını samimiyetle bir kez daha belirtmek isterim.
Mart ayı içinde ilgili kurumlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza gönderdiğim yazıda özetle; 17 Mayıs gününün hatta haftasının amacına uygun, ortak politika ve stratejilerimizi tartışacağımız, bilgi toplumu olma hedefimizin en önemli araçlarından biri konumundaki sektörümüzün bu yöndeki katkılarını değerlendireceğimiz bir etkinlikler zinciri içinde kutlanması gerektiğinin önemine değinmiştim.
Bunun içinde tüm sektörel sivil toplum kuruluşlarının Telekomünikasyon Kurumu’muz şemsiyesi altında oluşturulacak organizasyon komitesi tarafından güçbirliği içerisinde ve ortak bir bütçe ile hazırlanmalarının doğru olacağını belirtmiştim.
Yeterli süre önce, bu düşüncelerimi paylaşmama rağmen gerçekleşmemesi ya da bu yönde herhangi bir girişimde bulunulmaması üzerine toplantıya MOBİSAD olarak katılmamayı uygun gördüm. Keza İstanbul Ticaret Odası adına katılımım ise Başkanımızın istekleri üzerine kendilerini temsilen olmuştur.
Temennim, önümüzdeki yıl için, hiç zaman kaybetmeden bu doğrultuda çalışmalara başlamaktır. Telekomünikasyon Kurumu’muzu bu konuda girişimde bulunmaya davet etmeyi görev kabul etmekteyim.
Toplantıda sunmak üzere hazırladığım ancak zaman planlamasındaki aksaklıklar nedeniyle fırsat bulamadığım konuşma metnimi bilgilerinize arz ederim.
Saygılarımla,
Murat DURSUN
Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı



Kaynak : 