Geçenlerde bilişim sektörünün gizli kahramanlarından birisinden mail aldık. Gizli kahraman diyorum çünkü bugün 2,5 milyar $’a ulaştığı tahmin edilen bilişim sektörünün 1,5 milyar $’lık kısmı dağıtıcı ve distribütörlerin oluşturduğu hacim. İşte bu nedenle gizli kahramanlardan birisi diyorum ama bu kahramanların bazı sıkıntıları var. İşte karşınızda Göktürk Kadıoğlu ve bize anlattıkları;
turk-internet.com : Bize kendinizi ve şirketinizi tanıtır mısınız?
Göktürk Kadıoğlu : 1967 Istanbul doğumluyum 1989’da amatör olarak girdiğim Bilişim sektöründe, proje bazında başladığım bir çalışma ile 2004 yılından itibaren şirket ortağı olarak devam ediyorum.
Asıl mesleğim olan Sektörel Yatırım Analizleri Kurumsal Proje danışmanlığı zamanında, pek çok sektörü araştırırken, hep dikkatimi çeken bilişim sektörüne böylece fiilen girmiş oldum. Firmamız Istanbul Esenler ilçesinde Dörtyol Meydanında 2 Katlı Mağaza / Servis OEM ve Markalı PC Satış servisi ile ADSL abone merkezi olarak hizmet vermiyor. Orta büyüklükte bir firmayız.
turk-internet.com : Ne tür ürünler satıyorsunuz?
Göktürk Kadıoğlu : Öncelikle kurum olarak, müşteriyi ya da kurumumuzu zor durumda bırakacak menşei belli olmayan ucuz mal satmamayı prensip edinmiş, adı ve gecmişi belli, kurumlar ile çalışmayı ilke edinmiş bir fimayız.
Hedefimiz merdiven altı tabir edilen, “ucuz olsun da ne olursa olsun, satana kadar sattıktan sonrası bizi ilgilendirmez“ mantığından uzak, dürüst bir firma oluşturmaktı. Bunu da başardığımıza inanıyorum.
Özellikle her türlü bilgisayar aksamı ve aksesuarı, Notebook, Hazır PC, Network Kurulumları, Kurumsal Çözümler sunan bir satış ve hizmet ağına sahibiz.
turk-internet.com : Türkiye’de bayilik sistemi nasıl çalışıyor? Distribütör ya da ana firma hangisi ile calışıyorsunuz? Farkları nelerdir?
Göktürk Kadıoğlu : Türkiye’de bayilik sistemi, özellikle bilişim sektöründe, eski etik ve sıkı kurallar, ortadan kalkmış bir halde çalışmaktadır.
Eskiden bu sektörde bayi olabilmek için özellikle bilgisayar ve bilişim sektörü ile ilişkili bir firmaya sahip olmanız gerekiyordu. Bunu da kuruluş gazetesinde ve/veya ünvanınızda tescil etmeniz isteniyordu.
Ama artık “Retail” adı altında, çeşitli bahanelerle ve hiç fark gözetmeden, mobilyacılara, beyaz eşyacılara vs rahatlıkla mal verilebilmekte. Bunca sene emek veren ve sırf bu sektör ile geleceğini şekillendirmiş, bu işe gönül vermiş profesyoneller ise mobilyadan elde ettiği % 30 – % 40 kar marjları ile senetli satış finansını karşılayabilen bu firmalara karşı zor durumda kalmışlardır. Bilgisayar toptancılarının ve distribütörlerinin bu tür firmalara rahatlıkla mal verebilmektedirler.
Bizler kurum olarak Koyuncu, Penta, Index, Segment, Infronic, Aymaksan, Hızlı Sistem gibi piyasada belli bir yeri olan ürün ve hizmetinin arkasında olan firmaları tercih ediyorduk.
“Retail” adı altında oluşturulan sistem yani mobilyacılara ve beyaz eşyacılara mal verme olayı başlayana kadar, iş olarak bilişim sektörünü benimsemiş olan firmalara abi, kardeş, aile kavramları içinde yaklaşan distribütörler, artık büyüyen pazar ve yukarıda belirtiğim tür mobilya ve diğer sektörlerden elde ettikleri finansman desteği ile senetli satışlar yapabilen firmaları öncelikli görmeye başladılar. Bizlere ise yani eskiden abi, kardeş olarak baktıkları firmalara artık yük olarak bakmaya başladılar.
Bu çalıştığımız firmaların hepsi kendi alanlarında ithalatcı / toptancı konumunda sektörde uzun zamandır var olan firmalardır.
Bu röportajın devamını Bugün Mobilyacılar, Bilgisayar Bayisi Oluyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 