Bu röportajın ilk bölümünü 9.Kalkınma Planı Talebe Yönelik Değil başlığı altında okuyabilirsiniz.
9.Kalkınma Planında Detay Yok. Çünkü Hükümetin Sanayi – Ulaşım – Bilişim – Telekom alanlarında politika çalışması yok
Milletvekili Osman Coşkunoğlu, planın hazırlanmasında yer alan ve çok sayıda uzmanın katıldığı çalışma grupları raporlarının, plan tarafından dikkate alınmadığı eleştirisini yapıyor. 400 civarından üniversite öğretim üyesi de dahil olmak üzere 2000’den fazla bürokrat – akademisyen – sivil toplum örgütü üyesinin hazırladığı raporların, planı etkilemediğini oysa bunların gözönüne alınması gerektiğini söyleyen Coşkunoğlu plandaki ARGE konusunda şunları anlatıyor:
- ARGE ve yenilik geliştirmenin % 1’in altında olması ve araştırmacı sayısının düşüklüğü
- Dağılımdaki terslik. Ülkemizde araştırmaların % 30’u özel sektörde, % 70’i kamuda yapılıyor ama AB’de bunun tam tersi rakamlar söz konusu.
Durum saptamasında şu sorunlar yer alıyor;
Dolayısıyla hedef hem ARGE miktarını arttırmak, hem de dağılımı değiştirmek olmalı. Planda Arge harcamaları şöyle veriliyor;
2002 – % 0,67 (binde 6,7)
2006’da % 0,8
2013 (hedef) % 2
Tam zamanlı araştırmacı sayısına bakalım:
2002 – 23,995
2006 – 28.000 tahmin ediliyor (2006 sonu itibariyle)
2013 – 80.000
Şimdi araçlara yani mekanizmaya bakarsak; Bunu nasıl arttıracağız? Önce bildik yöntemler sayılıyor; risk sermayesi, teşvik, üniversite sanayi işbirliği, kamunun satınalma mekanizması, ulusal işbirliği gibi.
Farklı olanlara bakarsak; Ulusal yenilik sistemi var. Kamu – sanayi – üniversite ilbirliği ile ülke çapında yenilikçiliği geliştirmekten bahsediliyor. Ortak projelerden bahsediliyor.
Teknoloji transfer merkezleri var. Bu merkezlerin danışmanlık yapacağı bildiriliyor. Umarım bu çalışır. İyi bir şey olur.
Bu arada bir de teknolojilerde araştırma açısından öncelikler sıralanmış. Bu hem çok güzel, hem de ciddi bir çelişki, çünkü çalışmanın başka bir yerinde böyle detay yok. Burada yer almasını ise Tübitak’ın böyle bir çalışma yapmış olmasına borçluyuz. 2023 Vizyon çalışmasından alınmış bu detay. Ama diğer yandan hükümetin sanayi – teknoloji – ulaşım ya da bilişim politikaları olmadığı için planın başka yerinde böyle detay yer almıyor.
Bu öncelikli teknolojiler arasında aşı ve serum başta sağlık çalışmaları, bilgi teknolojileri, savunma ve uzay, nano teknoloji, hidrojen ve yakıt pili gibi teknolojiler yer alıyor.
Coşkunoğlu’na göre 9.kalkınam planının ARGE konusundaki önemli bir eksik de planın hiçbir yerinde KOSGEB’den bahsedilmemesi. Oysa orada da önemli bir çalışma ve bilgi birikimi mevcut olduğunu sözlerine ekliyor.
Planlar Hava tahmini değildir. Hedef vermek için Yapılır
Osman Coşkunoğlu, Bilgi ve İletişim Teknolojileri başlığı altındaki bölümde, hedefler yerine tahminlerin yer almasını eleştirirken, diğer taraftan da bütün dünyada güncel hale gelen “digital divide” yani “sayısal uçurum” ve paralelinde “evrensel hizmet” konularına, planın hiç bir yerinde rastlanılmamasına işaret ediyor. Coşkunoğlu şöyle konuşuyor:
9.Kalkınma Planının “Bilgi ve İletişim teknolojileri” bölümüne gelirsek, önce durum saptamasına bakalım; Plan serbestleşmeden bahsediyor. Ama sorunlardan bahsedilmiyor.
Daha önemlisi planda “sayısal uçurum” dan hiç söz edilmiyor. Ne durum tespitinde, ne hedeflerde, ne de mekanizmalarda hiç bahsedilmemiş.
Planda “Numara taşıma” konusundan bahsediliyor (ben bunun çalışacağından pek emin değilim), telekomünikasyonda vergi kademeli olarak düşürülecek deniliyor ama ucuz ve tüm halka hitap edecek iletişim altyapısının nasıl kurulacağı, ülkedeki bölgeler arasındaki sayısal uçurumun nasıl kapanacağı anlatılmamış.
Aynı konu, evrensel hizmet fonu ile ilgili. Ondan da bahis yok.
İnternet kullanıcı sayısı 2005’de 15 milyona çıktı deniliyor. Mobil penetrasyon % 60.5 olarak veriliyor. Sabit abone penetrasyonu ise % 26.3.
Hedef ve tahminlerde en önemli eleştirim internet kullanıcı oranının 2013 yılında % 60 yukseleceğinin tahmin edilmesi konusunda. Bu hava tahmini değil ki; bu bir plan. Planda hedefler olur. Oysa bu planda tahminler var.
Geniş bant abone sayısının ise 2013’de % 20’ye ulaşması bekleniyor..
Planda dar gelirli vatandaşlara yönelik hedef ve yaygınlaştırma mekinizmları yok..
Coşkunoğlu, 2013’deki % 20’lik geniş bant kullanıcı tahminine karşılık şu anda pek çok ülkede geniş bant kullanıcı oranının hızla % 50’lerin üstüne çıktığını hatırlatıyor ve :
İşte bu noktada söyleyeceğim şu; Planlar sadece hizmet arzını söylemez. Talebi yükseltmenin yollarını gösterir. Bu konuda siyasi irade lazımdır. Bu nedenle ülkemizde de internet ve özellikle geniş bant kullanımında talebi yükseltmenin başka yollarını bulmak ve plana koymak lazım.
diyor. Biz de bu hafta içinde açıklanan ve şu anda yani 2006 yılında ABD’de geniş bant kullanıcı oranı % 75’e yaklaştı başlıklı haberimizi bir daha hatırlatıyoruz.
Planda Ciddi, Hedef Koyan bir e-Devlet Görüntüsü Yok
Milletvekili Coşkunoğlu, 9.kalkınma planının e-devlet bölümünde talebi yükseltme ve hedef konularının eksik olduğu görüşünü taşıyor. Bunu da şu sözlerle ifade ediyor:
E-devlet yaygınlaştırılması bölümünün durum saptamasında yine şu kadar hizmet veriliyor, e-imza artık var gibi arza ilişkin konular var ama yine talep kısmı eksik. Yani halk yine unutulmuş. Hedef yok. Yapılan işlemlerin şu tarihe kadar şu kadarının e-devlet üzerinden yapılacağına dair planlamalar, stratejiler yok. Yani planda ciddi, hedef koyan bir e-devlet görüntüsü yok.
Mekanizmalar (yani temel araçlar) bölümüne bakıyoruz, kamu yapısını geliştirecek, sosyal içermeler yok. Taleple ilgili amaçlar yer almıyor. AB’ye uyum deniliyor sadece.
Sonuç: Planda Hedef ve Talep yaratma Stratejileri Yer Almıyor
Milletvekili Coşkunoğlu, 9.kalkınma planının tamamında bilişim ve haberleşme politikaları açısından hedef ve talep yaratma konularının yer almadığını ve bu nedenle “halk unutulmuş” denilebileceğini söylüyor ve dünya’daki ve Türkiye’deki son dalgalanmalara göre de revize edilmediğini önemle işaret ediyor. Coşkunoğlu planın bütünü hakkında şöyle konuşuyor:
Plan, saptamalarında halk unutulmuş. Teknik ifade ile söylersek, talep yönü hiç yer almazken, arz yönüne odaklanılmış. Planda ayrıntı da yok. Bir tek yer hariç o da önemli sektörlerin sıralanması. O da Tübitak’ın 2023 Vizyon çalışması mevcut olduğu için planda yer alıyor. Ama hükümetin bir ulaştırma – sanayi – bilişim – Telekom politikası olmadığını plandan anlayabiliyorsunuz. Planda bu konulardaki strateji eksikliği kendisini gösteriyor.
Sonra bu planla ilgili diğer önemli sorun, dünya konjonktüründe son dönemde meydana gelen değişiklikler. Planlar varsayımlar üzerine oturtulur. Dolayısıyla varsayımlardaki değişiklikler, planı da değiştirir. Oysa son dönemde meydana gelen değişikliklerin plana yansıması yok.
Plan 6 ay kadar önce hazırlanmış. Ancak kur – enflasyon ve dünya konjonktürü (faiz gibi, petrol fiyatı gibi) değişiklikleri var. Sonra Dünya çapında likidite daralması var. Para gelişmekte olan ülkelerden çekilip, yeniden gelişmiş ülkelere doğru yönlenmeye başladı. Bu planda ifade edilmemiş. Plan buna göre revize edilmemiş.
Plana “doğrudan yabancı yatırımlar düşüyor” şeklinde bir ifade konulmuş. Ama bu ifadenin yansımaları planda yer almıyor.
2000 yılında dünya genelinde 1 trilyon 397 milyar $ düzeyinde yabancı yatırımcı girişi yapılmış. 2004 yılında bu rakam yine dünya genelinde 648 milyar $’a düşmüş. Yani yarı yarıya. Planda buna ait bir detay yok.
Son olarak şunu ileteyim. Abdülatif Şener’in sunuş konuşması güzeldi ama planda yer almayan bazı konulara yer verilmişti. Bunların başında da “bilişim vadileri” konusu geliyor.



Kaynak : 