turk-internet.com : Kitabı hazırlamaya nasıl karar verdiniz?
Av.Ali Osman Özdilek : Son yıllarda internet üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda,alan adları ihtilaflarında, hakaret-sövme-haksız rekabet eylemlerinde ve fikri sınai hak ihlallerinde göze çarpan bir artış var.Özellikle internet bankacılığında dolandırıcılık/hırsızlık eylemleri artık sosyal bir yara haline gelmiş bulunmakta. Bu eylemlere maruz kalan insan sayısı gün geçtikçe çoğalıyor.
Doğal olarak insanlar hakkımızı nasıl savunacağız diye soruyorlar. Bana bugüne kadar yüzlerce kişiden, yardım isteyen elektronik postalar ve telefonlar geldi. Fakat bu konularda verilmiş mahkeme kararlarının sayısı ve bu eylemlerle ilgili pratiği olan uzman sayısı henüz çok fazla değil. Ayrıca ulaşılabilecek kaynaklar da kısıtlı.
Bu sebeple ben, insanların başına yukarıda saydığım eylemlerden biri gelirse uygulamada ne yapmaları gerektiğini ve uygulamada ne olduğunu anlatmak için bu kitabı hazırlamaya karar verdim.
turk-internet.com : Kitabı hazırlarken ne tür kaynaklardan yararlandınız?
Av.Ali Osman Özdilek : Kitabın tamamına yakını benim 2001 yılından beri hukukçu olarak edindiğim bilgilerden ve meslek yaşantımda karşılaştığım örnek olaylardan oluşuyor.
Örneğin benim mahkemelere sunduğum bilirkişi raporları, hazırladığım dava dilekçeleri gibi. Ayrıca bazı konularda yazdığım makaleleri de kitaba ekledim. Bunların yanında artık bilişim hukuku alanında ciddi bir literatür oluştu. Kitabın sonunda bu literatüre ilişkin bibliyografyayı da verdim.
turk-internet.com : Kitabın içeriği hakkında bilgi verir misiniz?
Av.Ali Osman Özdilek : Kitap giriş, 6 ana bölüm ve bibliyografyadan oluşuyor. Kitapta işlenen konuların başlıkları ise alan adı ihlalleri, elektronik bankacılıkta hırsızlık / dolandırıcılık, internet üzerinden yapılan hakaret, sövme ve haksız rekabet fiilleri, fikri ve sınai hak ihlalleri, internet dolandırıcılıkları-tipleri-korunma yöntemleri ve konuyla ilgili hukuki değerlendirmeler, adli bilişimin (computer forensic) temel ilkeleri, cep telefonu sistemlerinden delil toplama ve yazışma örnekleri.
Konuları genelde olay bazında ele aldım. Konuyla ilgili mahkeme kararlarına, bilirkişi raporlarına, makalelere, dava dilekçesi örneklerine yer verdim. Anlatımların bir kısmını resimlerle ve şekillerle destekledim. Ayrıca bence çok önemli bir konu olan adli bilişim (computer forensic) ile ilgili de temel düzeyde ve yine resimlerle anlatılmış bir bölüm ekledim. Bu bölümün adli bilişimin ana ilkelerinin anlaşılması bakımından uygulamaya ışık tutacağını düşünüyorum.
Ayrıca yine ana hatlarıyla, cep telefonu sistemlerinden delil toplamayı da kitaba ekledim.Aslında konunun genişletilerek kablosuz ağlardan delil toplama şeklinde işlenmesi çok daha faydalı olacaktır. Önümüzdeki günlerde bu konuyla da ilgili çalışmalar yapmayı düşünüyorum. Yazışma örnekleri kısmı da önemli bir kısım.
Çünkü uygulamada hem avukatlar,hem emniyet görevlileri hem de mahkemeler ne tür yazışmaların yapılacağı konusunda zorlanıyorlar. Bugüne kadar bilişim hukuku ile ilgili yapılan belli başlı yazışmaları da bu zorlanmayı gidermeye katkıda bulunmak amacıyla kitaba ekledim. Ayrıca bibliyografya kısmının da okuyuculara ve araştırmacılara çok faydalı olacağını düşünüyorum.
Son olarak, bilişim suçlarının ve bilişim alanında hak ihlallerinin engellenmesi için sizce neler yapılmalı?
Av.Ali Osman Özdilek : Olayların birçoğunda, özellikle dolandırıcılık eylemlerinde maalesef kullanıcıların hataları sonucu eylemlerin gerçekleştirildiğini görüyorum. Bu sebeple öncelikle insanlarımızın eğitilmesi gerekiyor. Her vaade kanılmaması, bilgisayarın sürekli güncel yamalarla, virüs tarama programlarıyla, firewall’lar ile korunması, korsan yazılım kullanılmaması gibi hususların insanlara sürekli hatırlatılması, bu konuda çeşitli platformlarda eğitim verilmesi gerekiyor.
Diğer önemli bir konu ise bilişim sistemlerindeki hak ihlallerinde delil toplama ve bu delilleri mahkemeler önüne getirme meselesi. Bugün bu konuda çok ciddi yasal ve teknik sıkıntılar var. Çok gelişmiş laboratuarlarımız maalesef yok. Yasalarımız elektronik delil toplanması ve bunların bozulmadan mahkemeler önüne getirilmesi konusunda çok yeterli değil.
Diğer önemli bir unsur ise yetişmiş insan meselesi. Son yıllarda özellikle emniyet içerisinde bilişim suçları konusunda büyük bir atak yapıldı. Bugün emniyet birimleri içerisinde bu işin teknik ve hukuki yönünü çok iyi bilen insanlar var. Ama bu kişilerin sayısının arttırılması lazım.
Aynı şekilde jandarma ve diğer askeri birimlerde bu konularda ciddi çalışmalar olduğu göze çarpıyor. Ama özel sektörde bu konuda uzmanlaşmış insanlar çok az. Örneğin şirket içi işlenen suçlarda suçları araştıracak, konunun hem teknik hem de yasal yönlerine vakıf insanlar bulmak çok zor. Aynı şekilde mahkemeler de olayları inceletecek bilirkişi bulmakta sıkıntı çekiyorlar.
Bütün bunlar ancak yetişmiş insan gücüyle aşılabilir. Bazı üniversitelerde konuyla ilgili bölümler açılmaya başlandı. Örneğin Kadir Has Üniversitesi bu eğitim yılından başlayarak Bilişim ve Telekomünikasyon Hukuku yüksek lisans programı açtı.Aynı şekilde Bilgi Üniversitesi’nde de konuyla ilgili birim kuruldu ve çok güzel çalışmalar yapılıyor. Bunların yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum.
İnternet bankacılığında dolandırıcılık/hırsızlık eylemlerinin önlenmesi bakımından bankalara da çok önemli görevler düşüyor. Bankalar müşterilerini internet bankacılığının riskleri konusunda sürekli bilgilendirmeliler.
Ayrıca sistemlerini uluslararası standartlara uygun olarak tutmalılar. Dünyada en son çıkan güvenlik önlemi neyse onu uygulamalılar. Örneğin kredi kartlarında şifre uygulamasına geçildi ama kullanılan cihazların yapısı yüzünden şimdi kredi kartı kullanmak daha tehlikeli hale geldi. Çünkü kullanılan cihazın etraında elin görünmesini engelleyen herhangi bir şey yok. Açıkta, herkesin görme tehlikesi altında şifrenizi giriyorsunuz. Oysa bu cihazın bir an önce kaldırılarak yerine elin hareketlerini örtebilen, en azından 3. şahısların görmelerini kısıtlayan cihazlar konulmalı.
Bankalar, internet bankacılığı ve daha geniş anlamda elektronik bankacılık hizmetleri için yatırımlarını arttırmalıdırlar. Uygulamada bankalarda bütün kusur müşterinindir anlayışı var.Oysa bankalar dönüp biraz da kendilerine bakmalılar acaba biryerde hata yapıyor olabilir miyiz diye.
Kitabın okuyuculara ve genel olarak bilişim camiasına ve hukuka olumlu katkılar yapması en büyük dileğimdir.



Kaynak : 