Telekom sektörü tüm dünyada nispeten yeni oluşan bir pazar. Dolayısıyla kuralları da yeni oluşuyor. İki hafta önce, size VoIP sektöründeki dolandırıcılıklar hakkında bilgi vermiştik. Bu yazımızda da cep telefonu sektöründe yaşanabilen dolandırıcılıklardan bir örnek sunuyoruz.
Üçüncü şahıs veya kapı kapı pazarlama kanalları aracılığı ile gerçekleştirilen satışlarda normal işleyiş, telefon şirketinin, müşteriye sunulan pakete bağlı olarak satıcıya belirli bir komisyon ödemesi şeklindedir. Bazen ilave cep telefonu da verilebiliyor.
Şimdi bir müşterinin, bir üçüncü şahıs satıcıdan faturalı bir mobil telefon aldığını farz edelim. Bu da bir kampanyalı satış olsun. Mesela müşteri bedava cep telefonu cihazı hediyeli ve her ay en az 100 YTL fatura ödemeli, 2 yıl süreli bir sözleşme imzalamış olsun. Bu antlaşmada müşterinin çıkarı, para ödemeden bir cep telefonuna sahip olması, faturaların tahsil sürecinin nasıl işlediğine bağlı olarak iki-üç aya kadar ücretsiz görüşme yapma şansı ve minimal olarak kara listeye alınma riskidir.
Satıcının bu işten karı ise, cebe atılan aslında ilave olarak müşteriye verilmesi gereken telefon (müşteriye daha ucuz bir telefon vererek), bağlantı komisyonu (özellikle iade koşulları yetersizse) ve çağrı gelirlerinden gelen ek komisyonlardır.
Avustralya’da benzeri bir olay, cep telefonu şirketinin bayisinin, organize bir suç çetesi üyesinin satıcı olarak görevlendirilmesine kadar gitti. 9 aydan daha uzun bir süre boyunca, görevli çalışan, çete adına doldurulmuş sahte başvuruları kabul ederek işleme soktu. Olayın en zayıf noktası, şirket ofisinde bir ay veya daha uzun sürecek olan evrak işlerinin, bir alış-veriş merkezinde 15 dakika sürmüş olmasıydı. Sonuç olarak, çetenin bu dolandırıcılığı karşısında, iki ayrı telefon şirketinin toplam zararı 200.000 Avustralya Doları’nı buldu. Bu örnekte satıcı firma, kendi çalışanınca hazırlanmış bir sahtecilik olayı karşısında zayıf ve ilgisiz kalmıştı.
Dolandırıcılık olayı, satış komisyonu konusunda bir anlaşmazlık olunca ortaya çıktı. 2 firma, abone kazanma işlemlerinin kontrolünde yaşanan zayıflıklar ve gecikmeleri farkına vardı ve risk yönetimi ile giderdiler ama 200.000 Avustralya Dolarının üzerine de bir bardak soğuk su içtiler.
Uzmanlara göre; müşteri başvuru sahteciliği riskinden korunmak için:
- Kredi durumu, kredi alabilirlik ve evrakların doğruluğu gibi önlemler içeren daha sağlam bir abonelik kontrol mekanizması kurulmalı.
- Eğitim ve komünikasyonu geliştirilmeli
- Bağlantı hacimlerini daha özenli izleme işlemleriyle dikkatli bir biçimde takip edilmeli.




Kaynak : 