Telekom sektöründe, devlet tekelleri olduğu dönemde de çeşitli sahtekarlıklar olabiliyordu. Yurtdışından telefon ettiğinizde, kapatmadan önce şu numarayı çevirirseniz, bütün telefon görüşmesini sıfır $’a yapmış olursunuz türü rivayetler de mevcuttu ama sektörün bütün dünyada serbestleşmesi, irili ufaklı çok sayıda telekom şirketinin kurulması sonrası dolandırıcılıklar da arttı ve çeşitlendi. Biz çeşitli telekom alanlarına ait dolandırıcılıkları sırasıyla anlatıyoruz.
Telekom alanında rekabetin doğması ile birlikte, firmaların kıyasıya rekabetinden doğan pek çok boşluğu, uyanık dolandırıcılar dolduruyor. Halkın dolandırılması şeklindeki (seks sitelerinde yer alan dialer örneği) dolandırıcılıklar yerini firmaların ve daha büyük çapta dolandırılmalarına bıraktı. Ülkemizde de 250.000 $ gibi meblağlarda dolandırılan UMTH firmaları duyuyoruz.
Daha önce, cep telefonu sektöründe organize başvuru dolandırıcılığı ve VoIP sektüründeki dolandırıcılıkları anlatmıştık. Şimdi de Roaming dolandırıcılığını anlatalım.
Mobil telefonların uluslararası kullanımının artmasıyla birlikte roaming* dolandırıcılığı öne çıktı. Bu alanda iki tür dolandırıcılık görülüyor;
- Çağrı-satışı
- Uluslararası gelir payı dolandırıcılığı (IRSF)
Çağrı-satışı dolandırıcılığında, yanlış detaylar verilerek bir telefon servisi (sabit kablolu, mobil veya IP üzerinden ses aktarımı) elde edilir. Daha sonra ise servisin kullanım hakkı deniz aşırı görüşme yapmak isteyen halktan kişilere satılır. Özellikle networklerin (şirketlerin) çağrıları izleme konusunda daha dikkatsiz oldukları periyot olan Cuma öğleden sonraları ile Pazartesi sabahları arasında kalan zaman dilimi seçilerek, çağrılar aralıksız olarak gerçekleştirilir. Bu durumda, müşteriler dolandırıcıya 30 dakikalık blok kullanım başına ödeme yaparlar.
Simültane çağrıların yapılmasına ve çağrıların yönlendirmelerine olanak tanıyan teknolojilerin kullanımı, gelir riskinin düzeyini arttırırken, dolandırıcıların yakalanma ihtimallerini azaltıyor. Bazı uç vakalarda 72 saatlik bir hafta-sonu diliminin kullanıldığı bir telefon servisi, telefon şirketlerine 100,000 dolarlara varan zarara bile mal olabiliyor. İlk olarak 1990’larda saptanan çağrı-satışı dolandırıcılığı, tamamen engellenmesi oldukça güç bir dolandırıcılık olma özelliğini koruyor. Şirketler açısından hala büyük bir sorun.
IRSF ya da diğer bir adıyla özel tarifeli hizmet sahtekarlığı ise tüm dünyada ama özellikle Pasifik Asya bölgesindeki telekom işletmecileri için son derece ciddi bir sorun durumunda.
Dolandırıcılığı körükleyenler, aynı zamanda çağrı gelirlerinin yaklaşık olarak yüzde 50’sini elde etmekte olan özel tarifeli hizmet sahiplerinin kendileri.
Tipik bir senaryoda, A Ülkesindeki bir mobil telefon servisi dolandırıcı bir müşteri uygulaması ile ele geçirilir. Servisin uluslararası erişimi bulunmaktadır ve roaming aktive edilip servis B Ülkesine mail yoluyla gönderilir.
48 ila 72 saatlik zaman dilimi içerisinde özel tarifeli hizmete pek çok simültane çağrı yapılır (genellikle C Ülkesinden). Saat başına yaklaşık olarak 1,000 ABD Doları tutarında arama geliri oluşturulur ve bunun sonucunda A Ülkesi, B Ülkesine yapılan toplam 50,000 ABD Dolarını aşan arama için bir bağlantı ücreti ödemek zorunda kalır. B Ülkesi C Ülkesindeki özel tarifeli hizmet sahibine bu para üzerinden bir komisyon öder. A Ülkesindeki telefon şirketinin uğradığı zararı orijinal dolandırıcı müşteriden karşılaması beklenir.
*- Uluslararası roaming, abonesi bulunduğunuz GSM servis sağlayıcısının anlaşmalı olduğu yabancı şirketlere bağlı olarak, başka bir ülkeye gittiğinizde o yabancı GSM servis sağlayıcısının geçici bir üyesiymiş gibi onun linkleri üzerinden kendi servis sağlayıcınıza ulaşmanızı ve böylece yurtdışında cep telefonunuzu kullanmanızı sağlayan sistemdir




Kaynak : 