Önce 3G’mi olsun, yoksa Wimax’mı olsun derken, birkaç hafta önce sayın Bakanımız önce 3G ve daha sonra Wimax lisanslarının 2007 de verileceğini söyledi. Ancak Bakan bile söylese bu tür söylemler ülkemizde çok da inandırıcı olamıyor. Zira sayın Bakanımız 2006 yılının başında katıldığı bir toplantıda, 3G lisanslarının 2006’nın üçüncü çeyreğinde verileceğini söylemişti. Ülkemizin telekomünikasyon alanında bir stratejisi veya planı olmadığı için, bu tür değişme veya zaman kaymalarını maalesef normal karşılamak zorunda kalıyoruz.
Telekomünikasyon Kurumu 2006 çalışma planına uygun olarak, kamuoyu görüşü alınmak üzere, GTE (Wimax) yönetmelik taslağını yayınladı. Genel olarak bu tür görüş alma dökümanlarının yazı konusu yapılması doğru değil, ancak bu taslak Telekomünikasyon Kurumu’nun yaşadığı zorlukları yansıtması açısından bir hayli ilginç.
İsterseniz taslakta dikkat çekici konuları ayrı ayrı inceleyelim.
GTE (Wimax) yetkilendirmesinin imtiyaz sözleşmesi, 1. Tip veya 2. Tip ruhsat ile yapılabileceği belirtiliyor. Ancak yetkilendirmenin hangi durumlarda hangi yetkilendirme yöntemi ile yapılacağı belirtilmiyor. Bu üç yetkilendirme yöntemi birbirlerinden çok farklı şekillerle ve bedellerle yapıldığı için, lisans almayı düşünen girişimcilerin iş planı yapması ve lisans almak için girişimde bulunmaya karar vermesinde zorluk ortaya çıkıyor.
Taslakta yetkilendirme yapılacak GTE(Wimax) ın hangi frekanslarda çalışacağı ve tahsis edilecek frekans bantları belirtilmemiş. Lisans almayı düşünen girişimci için bir başka belirsizlik daha ortaya çıkıyor.
Mobil iletişim GTE (Wimax) lisans kapsamının dışında tutulmuş. Bu maddede GSM işletmecilerinin etkisi hissediliyor. Bu konudaki yetkilendirme imtiyaz olabilir deniyor, ancak bu hizmet lisans kapsamı dışında tutuluyor. Hizmetlerin teknolojiden bağımsız olması ilkesi ile çelişiyor.
Telekomünikasyon Kurumu, yeni bir yönetmelik yapmak yerine, alıcısı çıkmayan GSTE yönetmeliğini değiştirme yolunu seçmiş görünüyor. Bu durumda GSTE lisans bedellerinin belirlendiği Bakanlar Kurulu kararı geçerliliğini sürdürecek mi? Bir başka belirsizlik daha.
Lisans alacaklara, farklı bölgelerde alacakları frekans bantları konusunda kısıtlama getiriliyor, ancak diğer yandan lisans alınan bölgelerde kapsama yükümlülüğü getiriliyor. Bu durum, yine lisans türü konusunundaki belirsizliği akla getiriyor.
Taslakta yer alan bir diğer madde ise, 3G lisans taslağında olduğu gibi yerli ar-ge ve ürün kullanma zorunluluğu ile ilgili. İyi niyetle yazıldığı konusunda kuşku duymadığım bu zorunluluk maddesinin, ürün veya üretici bulunamaması gibi, lisans veren ile lisans alanın dışındaki gerekçeler dolayısı ile bir sorun oluşturma ihtimalinin varlığı ve bu nedenle verilecek lisansın alıcısının çıkmaması sonucunu doğurabileceğine dikkat çekmek istiyorum.
Her şeye rağmen, TK’nın, çok değişik nedenlerle yaşamakta olduğu zorlukları aşacağına, söz konusu yetkilendirmeyi zamanında ve serbest rekabete uygun olacak şekilde gerçekleştireceğine inanıyorum.



Kaynak : 