Yazının ilk bölümünü Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Yıl 1995. Cenevre’de yapılmakta olan Dünya Radyokomünikasyon Konferansı (WRC-95) sırasında Türk heyetinden birkaç kişi Türkiye’nin ITU’daki etkinliğini tartışıyor. Acaba Türkiye ITU’daki eski saygınlığına nasıl ulaşabilir? Ve ortak bir noktada uzlaşılıyor. Olağan dışı birşeyler yapılmalı ve Türkiye’nin büyüklüğü tüm dünyaya gösterilmeli. O güne kadar hiç kimsenin yapmadığı veya yapamadığı birşey: WRC konferanslarından birini Türkiye’de yapmak!
Bu fikir ulaştırma Bakanlığı ve ilgili bağlı kurum ve kuruluşlarca da benimseniyor ve 1997 Konferansı sırasında (WRC-97) ITU’ya 2000 yılında yapılacak konferansın Türkiye’de misafir edilmesi konusunda ilk niyet bildiriliyor.
Ve, bütün olumsuzluk ve imkansızlıklara rağmen Türk Telekom’ca alt yapısı hazırlanan WRC-2000 Konferansı, 2000 yılı baharında Telekomünikasyon Kurumu’nun önderliğinde İstanbul’da başarıyla gerçekleştiriliyor. Bütün dünya konferanstan gayet memnun ayrılıyor, Türkiye, ITU tarihinde Cenevre dışında ilk ve tek Radyokomünikasyon Konferansını gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyor.
2002 yılı baharına gelindiğinde bir başka ITU konferansı, Dünya Telekomünikasyon Geliştirme Konferansı (WTDC-02), yine İstanbul’da ve yine başarıyla yapılıyor. Dünya yine memnun ve Türkiye hep dillerde.
Ve bu iki başarılı konferansın semeresi hemen aynı yıl, 2002 yılının sonbaharında, Marakeş’te yapılan ITU Dünya Tam Yetkili Temsilciler Konferansında (PP-02) alınıyor, ve Türkiye Cumhuriyeti tam 51 yıl aradan sonra, taa 1865 yılında kurulmasında rol oynadığı ITU’nun Konsey üyeliğine 4 yıllığına yeniden seçiliyor.
Buraya kadar henüz Ulaştırma Bakanı Binali Bey yok. Yani burada kendisinin başarısından söz etmek mümkün değil.
PP-02 Konferansından sonra, Türkiye, artık saygın bir konsey üyesi olarak, Konsey üyesi diğer ülkelerin yaptığı gibi, her yıl bir defa yapılan Konsey toplantılarına temsilciler gönderiyor. Ama maalesef, bu temsilciler diğer ülkelerin temsilcileri gibi davranamıyorlar, çünkü bu konuda hem bilgiden, hem beceriden, hem de tecrübeden yoksunlar. Bu temsilcilerden hiç birisi, 2002 yılı ile 2006 yılı arasında yapılan 4 adet Konsey toplantısının hiç birisinde “tek bir kelime dahi” konuşmadan konsey üyeliğini sürdürüyorlar, daha doğrusu sürdürdüklerini zannediyorlar. Dünya şaşkın! O kadar başarılı iki konferansı organize eden bir ülkenin temsilcilerinin sus-pus oturmasına, Cenevre’ye her Konsey toplantısına “bir sürü” insan gönderilmesine karşılık tek bir katkının olmayışına bir anlam veremiyor.
İşte buradan sonra Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın başarısı başlıyor. Çünkü, hemen PP-02 Konferansı’nın akabinde kendisi görevde artık.
Ve 2004 yılından itibaren, 2006 yılında yapılacak Dünya Tam Yetkili Temsilciler Konferansının (PP-06) yaklaşıyor olması nedeniyle ITU’nun yönetici kadroları için yapılacak seçimler için hazırlıklar ve adaylıklar konuşulmaya başlıyor.
Yazının devamını Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 