Yazının ilk bölümünü Amatör Telsizciliğin Telekomünikasyonun Gelişimindeki Rolü-1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
YENİ İDARİ DÜZENLEMELER, REGÜLASYONLAR VE AMATÖR TELSİZCİLİK KAVRAMININ DOĞUŞU
Dünyanın birçok köşesinde çok sayıda “meraklı bireyi” telsiz haberleşmesi konusunda deneysel çalışmalar yapmaya yönelten önemli bir etken, Marconi’nin çalışmalarının uyandırdığı yankı olmuştur. Bu kişilerin çalışmaları herhangi bir ticari amaç taşımamış, telsiz haberleşmesi yoluyla dünyanın her yeri ile iletişim kurabiliyor olmanın büyüsü bu kişileri bu çalışmalara sevkeden esas neden olmuştur. Bu meraklı bireyler, sayısız keşifte bulunmanın yanında anılan süreçte ayrıca bazı acil durumlarda da önemli hizmetler vermişlerdir.
İlk evrede herhangi bir kural ve düzenleme olmaksızın, yani uluslararası koordinasyon ve standart olmaksızın yürütülen telsiz haberleşmesinin, haberleşme yoğunluğunun giderek artması ve telsiz haberleşmesinin deniz dışında kullanım bulmaya başlaması üzerine bir standarda oturtulması zorunluluğu doğmuştur.
1903 yılında gerçekleşen ilk “Radyotelgraf Hazırlık Konferansı” sırasında uluslararası düzenleme çalışmalarının başlamasına karar verilmiş, İngiltere 1905 yılında “lisans”, “çağrı işareti” ve “amatör telsizcilik” kavramlarını mevzuatına almış, 1906 yılında Berlin’de gerçekleştirilen ilk “Uluslararası Radyotelgraf Konferansı” sonrasında ilk “Uluslararası Radyotelgraf Antlaşması” imzalanarak telsiz telgraf konusundaki ilk yasal çerçeve düzenlemeler yürürlüğe sokulmuştur. Bu düzenlemeler daha sonraki sayısız konferansta revizyona uğrayarak veya ilaveler kazanarak bugüne dek varlığını sürdürecek olan “Radio Regulations-RR” isimli temel düzenlemelerin ilk evresini teşkil etmiştir.
1912 yılında ilk “Frekans Tahsis Tablosu” (“Table of Frequency Allocations”) yayımlanmıştır.
18 Nisan 1925 tarihinde Paris’te “Uluslararası Amatör Telsizciler Birliği-“International Amateur Radio Union-IARU” kurularak dünya ülkelerindeki “ulusal amatör telsiz dernekleri” ‘nin çatı organizasyonu işlevini yerine getirmeye başladı.
1927 yılında yapılan ITU konferansında frekans planlaması ilk kez gündeme gelmiş, değişik “Servis”’ler tanımlanarak bunlara frekans bantları tahsis edilmiş, böylece giderek artan haberleşme hacminin getirdiği sorunların giderilerek her servisin gereksinmelerinin karşılanması sağlanmıştır. ITU bu konferansta, meraklı ve araştırmacı bireylerin gerek teknolojiye yaptıkları katkı, gerekse acil durumlarda sağladıkları yararı göz önüne alarak herhangi bir ticari amaç taşımadan telsiz haberleşmesi konusunda çalışan bu kişileri “Amatör Telsiz Servisi” adındaki bir haberleşme servisi bünyesinde tanımlama, bu servise frekans bantları tahsis etme ve böylece koordine etme kararı almıştır. Kararda “Amatör Servis”’in diğer servislerle eşdeğer bir konumda olduğu hususu da vurgulanmıştır.
ITU tarafından kabul edilen tarifle “bireylerin kendilerini haberleşme ve haberleşme tekniği konusunda yetiştirmelerine yönelik , ticari olmayan ve deneysel haberleşme etkinliği” olarak tanımlanan bu çalışmalara “Amatör Telsizcilik”, bu çalışmalarla ilgili haberleşme servisine de “Amatör Telsiz Servisi” adı verilmiştir.
1932 yılındaki Madrid Konferansı’nda 1865 tarihli “Uluslararası Telgraf Antlaşması” ile 1906 tarihli “Uluslararası Radyotelgraf Antlaşması”’nın ortak bir platform olan “Uluslararası Telekomünikasyon Antlaşması” adı altında birleştirilmesi ve ITU’nun adının “Uluslararası Telekomünikasyon Birliği” olarak değiştirilmesi kararı alınmış , bu yeni isim 1 Ocak 1934 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece telli ve telsiz her türlü haberleşmenin tek bir kurum tarafından düzenlenmesi evresine ilk adım atılmıştır. 2.Dünya Savaşı sonrasındaki ilk ITU Konferansı 1947 yılında ABD’nin Atlantic City kentinde toplanarak kurumu modernleştirme ve geliştirme yönündeki ilk hazırlıklarını planlamıştır. Yeni kurulan Birleşmiş Milletler ile yapılan bir anlaşmanın sonucunda ITU 15 Ekim 1947 tarihinde Birleşmiş Milletler’in bir “Uzman Kuruluşu” statüsünü almış, ITU’nun genel merkezi Bern’den Cenevre’ye taşınmıştır. Bununla eşzamanlı olarak 1912 yılında başlayan “Frekans Tahsis Tablosu” mekanizmasının zorunlu hale getirilmesi kararlaştırılmıştır.
İlk dönemlerde ticari haberleşme spektrumun LF (“uzun dalga”) ve kısmen MF (“orta dalga”) bölümünde yürütülmekte, HF (“kısa dalga”)spektrumuna “işe yaramaz” gözüyle bakılarak burası amatör telsizcilik faaliyetlerine bırakılmaktaydı.
Amatör telsizcilerin HF spektrumundaki faaliyetlerinin sonucunda “propagasyon” kavramının gündeme gelmesi ve HF spektrumunun özellikle kıtalararası haberleşmede eşsiz olanaklar yarattığının anlaşılması üzerine çok sayıdaki tahsisli frekans amatör servisten alınarak diğer servislere tahsis edilmiştir. Daha sonraki yıllarda VHF, UHF, SHF ve EHF (“çok kısa dalga ve mikrodalga”) spektrumunda benzeri bir gelişme gözlemlenmiş, amatör telsizcilerce yapılan her keşif ticari tahsislerin genişlemesi sonucunu doğurmuştur. Ancak daima spektrumun her bölümünde amatör servis için tahsisli bölgeler bırakılarak bu servisin araştırma-geliştirme geleneğini devam ettirmesine olanak sağlanmıştır.
Yazının devamını Amatör Telsizciliğin Ülkemizdeki Tarihçesi – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 