Son günlerde her fırsatta suçlanan İnternet hakkında bir değerlendirme yapan Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal ÖZER “Kızını dövemeyen dizini dövermiş. Çocuklarını eğitemeyenler milletin tek özgürlüğü olan İnternet’i zapturapt altına karar verdiler” dedi. Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal ÖZER ; konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
İnternet ve İnternet Kafe’ler son günlerde yaşanan bazı olayların suçlusu ve günah keçisi olarak seçildi. Eskilerin ‘kızını dövemeyen dizini döver’i sanki tam bugünler için söylenmiş. Son günlerde herkes her fırsatta İnternet’i kısaltamaya ant içmiş, derinlerin sözcülerinin ağzı ile konuşuyor. Konu özellikle çocuk ya da gençlerle ilgiliyse, sanığın İnternet kullandığı, üstüne basa basa belirtiliyor.
İnternet’i kısıtlamak için demir perde ülkelerinde bile görmeye alışık olmadığımız türden bir yöntemle topluma ‘İnternet kötüdür’ mesajı verilmektedir. Adeta birileri kafasında kurguladığı yasakçı zihniyetin ürünü, yasayı topluma dayatmak ve oluşacak tepkiyi kırmak için İnternet tek suçlu ilan etmeye çalışmaktadır.
Genel ahlaka aykırı ve milli kültürümüzde yeri uymayan her musibetin, işlenen cinayetlerin, çocuk pornosunun, satanist cinayetler, hırsızlığın, ne kadar kötü olay varsa sorumlusu(!) : İnternet olarak sunuluyor.
Onlarca yıldır adam gibi Milli Eğitim politikası oluşturamayan, din ve ahlak adına ne varsa reddedenler, uyuşturucunun içine ittikleri gençlerin tek suçlusu olarak İnternet’i ve İnternet Kafe’leri ilan etmektedirler. Bu beyin yıkama operasyonu, İnternet’i yasaklamak için hazırlanan kılıfında bahanesi haline getirilmeye çalışılmaktadır.
Başta Adalet ve Milli Eğitim Bakanı olmak üzere bir çok siyasetçi toplumun özgürlük alanı; İnternet hakkında hükümlerini vermektedirler. Hatta bilişim ve özgürlükten yana tavır sergilemesiyle tanıdığımız Sayın Başbakan’ında gündeminde İnternet olması çok acı bir sonuçtur.
Siyasi iktidar alınması gereken önlemler yerine İnternet’i yasaklamaya kalkmakta, halkına dünyanın en pahalı İnternet’ini satmanın yanında şimdi de “Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı” ile İnternet’i zapturapt altına almaya çalışmaktadır. Bu yasak ülkenin önüne konulabilecek en büyük engel ve sınırlamadır. Dünya her eve, her okula, her cebe, her sokağa, her alana İnternet’i en ekonomik şekilde sunmaya çalışırken, bize dünyanın en pahalı İnternet’i kullandırmak yetmiyor gibi şimdi de özgürlüğümüzü, geleceğimizi elimizden almak istiyorlar.
Internet’e dersini vermeye ve disiplin etme hareketine maalesef bir kısım çevrelerde büyük destek vermektedir. Hırsızlığın, soysuzluğun, ahlaksızlığın sokakta yapılmasıyla İnternet’te yapılması arasında hiçbir fark yoktur. Bir suç varsa ona özel yasa çıkarmak yerine ceza yasasında düzenlenir. Türk Ceza Kanunu’nda söz konusu suçların önemli bir kısmı zaten düzenlenmişti
Çin’de bile rastlanmayan ‘İnternet Takip Merkezi’ gibi bir kurulun oluşturulduğu haberi bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Demokratikleşirken hızla polis devletine doğru ilerlemenin hukuk devleti ile bağdaşır hiçbir yönü yoktur.
İnternet’i sansürleyerek disiplin altına almayı kimse aklından geçirmemelidir. Dün, sürekli aydınlık için bir dakika karanlıkta kaldığımız gibi dün siyah kurdele ile koruduğumuz radyomuz ve İnternet’imiz gibi özgürlüğümüzün giriş kapısı olan İnternet’imiz için aynı eylemlere yeniden başlayacağımızı kimse unutmamalıdır. İnternet’imizi kimseye yem yapmayacağımız unutulmamalıdır.



Kaynak : 