Ülkemizin en köklü eğitim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ve Teknosa, Nadir Eserler Kütüphanesi’ne teknolojik bir boyut getiriyor. “Tarih için teknoloji” felsefesi ile “Zamana Direnen Eserler” sosyal sorumluluk projesine hayat veren Teknosa, kütüphanedeki 100 bine yakın eserin dijital ortama aktarılması konusunda İstanbul Üniversitesi’ne teknoloji desteği sağlıyor.
3 Nisan 2007 tarihinde İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen “Zamana Direnen Eserler” projesinin imza töreni; Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Holding Gıda ve Perakende Grup Başkanı Haluk Dinçer, Teknosa Genel Müdürü Mehmet T. Nane, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak ile İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Papila, Prof. Dr. Erhan Güzel ve Prof. Dr. Şafak Ural’ın katılımıyla gerçekleşti.
Basın toplantısı, Mozart’ın 331 köhel sayılı sonatının son bölümü olan Alla Turca Bölümü’nün yanı sıra Nadir Eserler Kütüphanesi’ndeki notalardan seçilmiş Behice Sultan’a ait Polka Mazurka’nın piyano eşliğinde ilk kez seslendirilmesi ile başladı.
İstanbul Üniversitesi bünyesinde bulunan Nadir Eserler Kütüphanesi’ne ileri teknolojik altyapı sağlayan Teknosa, zamanın yıpratıcı etkisine açık binlerce eserin fotoğraflanarak İnternet ortamına taşınmasına destek oluyor. İstanbul Üniversitesi ve Teknosa, “benzeri bulunmayan veya az bulunan eserler” olarak tanımlanan nadir eserleri dijital ortama taşıyarak; tarih tutkunları, araştırmacılar, mimarlar, sanatçılar, gazeteciler, öğrenciler ve öğretmenler olmak üzere tüm tarih ve kültür meraklılarının eserlere daha kolay bir şekilde erişimlerini sağlamayı hedefliyor.
“2010 yılı Avrupa Kültür Başkentine kültür ve tarih alanında anlamlı bir katkı yapıyoruz”
İmza töreninde konuşma yapan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı şunları söyledi: “Topluma her alanda hizmet etmeyi kendine misyon edinmiş Sabancı Holding olarak Teknosa ile birlikte zamanın etkisiyle yıpranma riski taşıyan nadir eserlere, ‘Zamana Direnen Eserler’ projesiyle sahip çıkmaktan büyük bir gurur duyuyoruz.” Proje 3 yıl sonra tamamlandığında, nadir eserlerin 2010’da araştırmacıların ve tarih meraklılarının erişimine hazır olacağını belirten Güler Sabancı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hepinizin bildiği gibi 2010 yılı İstanbulumuz’un Avrupa’nın Kültür Başkenti olacağı yıldır. Böylelikle İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olacağı yıla, kültür ve tarih alanında öncü ve anlamlı bir katkı yapmanın gururunu yaşıyoruz.”
Teknosa’nın teknoloji perakendeciliği sektöründeki liderliğinden bahseden Sabancı Holding Gıda ve Perakende Grup Başkanı Haluk Dinçer, şöyle konuştu: “Zamana Direnen Eserler projesi; bizim kültüre, sanata ve tarihe duyarlılığımızı yansıtıyor, toplum ile kurduğumuz iletişimi sürekli kılmamızı sağlıyor. Bu projeyle birlikte aynı zamanda, tarihimizin paha biçilemez değerlerini, gelecek nesillere ulaştırmak için ‘geçmişten geleceğe teknoloji köprüsü’ kurma misyonunu üstleniyoruz.”
Nadir Eserler Kütüphanesi’ndeki binlerce tarihi eseri, kütüphane raflarından yepyeni bir boyuta taşıyacaklarını söyleyen Teknosa Genel Müdürü Mehmet T. Nane sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarih için teknolojiyi kullanarak nadir eserleri dijital ortamda koruyacak ve bu eserlerden gelecek nesillerin de yararlanmaları için dijital bir kütüphane oluşturulmasına destek olacağız. ‘Herkes için teknoloji’ sloganı bu proje sayesinde, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacak, daha global ve somut bir anlam kazanacak. Bu projeyle birlikte aynı zamanda, tarihimizin paha biçilemez değerlerini, gelecek nesillere ulaştıracağız.”
Atatürk’ün ödünç aldığı kitaplar dijital ortama taşınacak
İstanbul Üniversitesi’nin bilimsel alandaki öncülüğünden bahseden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak “Zamana Direnen Eserler” projesinin üniversite ve özel sektör işbirliğinin, kültür ve sanat hayatına bulunacağı katkılara çok anlamlı bir örnek oluşturduğunu belirtti. Kurumlar arası diyaloğa önem verdiklerinin altını çizen Rektör Parlak, ülkemizde üniversite-sanayi işbirliği ile kurumlar arası bilgi ve deneyim aktarımının sağlanabileceğine, sahip olunan olanakların da yine bu sayede toplum hizmetine sunulabileceğine inandığını söyledi. Nadir Eserler Kütüphanesi’nin kuruluşu hakkında bilgi veren İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şafak Ural, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’a geldiği sıralarda Nadir Eserler Kütüphanesi’nden ödünç aldığı kitapların özel bir dolapta sergilendiğinden bahsetti ve bu eserlerin de dijital ortama taşınacağını söyledi.
İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Türk toplumunun kültür yaşamına ışık tutan seçkin eserleri bünyesinde bulunduruyor. Kütüphane, 55 binden fazla cilt Türkçe, Arapça, Farsça, Latince ve diğer dillerdeki basma ve yazma kitap, dergi, gazete, harita, plan, nota ve nadir eserlerin yanı sıra II. Abdülhamid koleksiyonu olarak anılan 911 adet albümdeki yaklaşık 36 bin fotoğraftan oluşuyor. Nadir Eserler Kütüphanesi’ndeki eserler, Teknosa’nın sağladığı teknoloji ile fotoğraflanıyor, dijital ortama aktarılıyor ve arşivleniyor. 3 yıl sürmesi planlanan çalışma sonunda eserler, İnternet yoluyla rahat erişilebilir bir format kazanacak. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın her ülkesinden binlerce insan, bu eserleri İnternet üzerinden görebilecek, bilgisayarına yükleyebilecek ve araştırmalarında kaynak olarak kullanabilecek.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Hakkında
Ülkemizin en köklü ve en büyük yüksek öğretim kurumu olan İstanbul Üniversitesi, 550 yılı aşkın tarihi geçmişiyle Avrupa’nın ilk on üniversitesinden biridir. Tarihi boyunca bilimin, çağdaş değerlerin ve toplumsal aydınlanmanın öncüsü olan İstanbul Üniversitesi, bilgi çağında da öncü ve önder görevini başarı ile sürdürmektedir. İstanbul Üniversitesi; 17 fakültesi, 13 yüksekokulu, 16 enstitüsü ve 5.200 idari kadrosu ile 60 bine yakın öğrenciye ön lisans, lisans ve yüksek lisans eğitimi veren çağdaş bir eğitim kurumudur. İstanbul Üniversitesi, 5.500 seçkin öğretim elemanı ile ulusal ve uluslararası alanda gösterdiği başarılarla ülkemizi en iyi şekilde temsil etmektedir. Dünyadaki en iyi 500 üniversiteden biri olan İstanbul Üniversitesi, Uluslararası Atıf İndekslerine göre ise ülkemiz üniversiteleri arasında ön sıralarda yer almaktadır. İstanbul Üniversitesi, ülkemizin her köşesinden gelen binlerce öğrencinin “öğrenci merkezli eğitim anlayışı” doğrultusunda kişisel ve sosyal gelişimlerini desteklemekte ve her türlü hizmeti sunmaktadır. İstanbul Üniversitesi, gerek üniversitelere gerekse kamu ve özel sektöre Cumhuriyet ilke ve değerlerine sahip nitelikli insanlar yetiştirmektedir. İstanbul Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.istanbul.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.



Kaynak : 