Cuma günü İstanbul’da gerçekleştirilen İnternet Medya’sı konferansının en tuhaf yönü, toplantıda sadece internet üzerinden yayın yapan ve hayatını bu şekilde idame ettiren internet yayıncılarına yer verilmeyişiydi. Başkanlığını gerçek bir internet yayıncısı olan Hadi Özışık’ın yürüttüğü İnternet Medya Derneği, internet yayıncılığı alanındaki toplantıyı internet yayıncılığının başta reklam, sonra internet gazetecilerinin statüsü, hukuki altyapı, telif hakları gibi çeşitli sorunlarının tartışılacağı bir ortam haline getirmek yerine Ulaştırma Bakanı, 4 büyük Cep Telefonu Operatörü firmanın Genel Müdürleri ve Sabah, Hürriyet, Zaman portallerinin yöneticilerinin konuşma yaptıkları bir gövde gösterisi haline getirmeyi tercih etmişti.
Bu da son dönemde “AKP internet yayıncılığını da ipotek altına almaya çalışıyor, sansür için uğraşıyor” yorumlarını arttırdı.
Nitekim, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, toplantının açılış konuşmasında bu hafta TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen internet yayıncılığına sansür getirmeye yönelik yasa tasarısı hakkında uzun uzun açıklamalar yaptı. Bakan Yıldırım’ın konuşmasının bir özetini burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bakanın konuşmasını takip eden panelde 4 telekom devinin Genel Müdürleri teknoloji konusundaki görüşlerini aktardılar. (Bkz : Ciliv : Turkcell Artık Yalnızca GSM Operatörü değil)
Ancak konferansın en ilginç paneli öğleden sonra sunulan ve Hürriyet Gazetesi’nin portalini yöneten Fatih Çekirge, Zaman Gazetesi Genel Müdürü Ekrem Dumanlı, Sabah Gazetesi Portal sorumlusu Bülent Denli, İnternethaber.com’dan Nazım Alpman, Radikal Gazetesinin internet yayınlarından sorumlu Serdar Kuzuloğlu ve hukukçu Adem Sözüer’in katıldığı ve “İnternet ve Medya” başlıklı panel oldu.
Bu panelde internet yayıncısı yani internet yayını üzerinden kazanılan para ile ayakta duran ve haberlerini kendi başına oluşturan sadece İnternethaber.com vardı.
Panel yöneticisi Mehmet Barlas’ın uçağına yetişmesi gerektiği için, bir süre sonra yerine geçmekle birlikte panel yöneticisi olmam nedeniyle ben bir konuşma yapmadım, sadece bir kaç noktayı düzeltmeye çalıştım. Çünkü klasik gazeteciler örneğin internet yayıncılarının kalitesinden ya da internetin tehlikeli olduğundan şikayet ediyorlardı.
Buna cevabı salonda da vermeye çalıştım ama burada kısaca not edeyim ; gazetecilerin son 10-15 yılda kendi aralarında yaptıkları “gazetecilik kalitesi” tartışmalarını ya da bugün gazete ve TV’larda gördüklerimizi hatırlatmak istiyorum. Ülkemizde basılı gazeteciler ne kadar kaliteli ise, internet yayıncıları da o kadar kaliteli. Çünkü her ikisi de ülkemizin insan kaynağı.
İnternette yanlış bilgilerin basılabileceği ve bu nedenle tehlikeli olduğu ifadesine ise cevabı Serdar Kuzuloğlu zaten verdi. Kuzuloğlu internetin popüler ansiklopedisi Wikipedia’da yapılan bir denemeyi anlattı. Bilerek yanlış yazılan bir ifadenin 8,5 dakika içinde bir okuyucu tarafından ikaz edildiğini söyleyen Kuzuloğlu’nun ifadesi, bir kere yanlış bilgiyle basılmış gazetenin düzeltilme olanağı olmadığını düşünürsek, bu bir tehlike ise ancak gazeteler için düşünülebilir dedirtiyor.
İnternetin akşam TV haberleri ile sabah gazetesi arasında yer aldığı ve internet haberciliğinin her an ulaşılabilir olduğuna vurgu yapılan panelde konuşmacıların ifadeleri şu şekildeydi :
Fatih Çekirge; İnternette İnanılmaz Olanaklar Var
Hürriyet Gazetesinin portalini yöneten Çekirge portalde yaptığı değişiklikleri ve özellikle Foto Analiz bölümün anlattı ve şöyle dedi ;
Kağıttan gelen birisiyim. Şimdi bakıyorum gazetelerde yapmaya çalıştığımız yeniliklerde aslında bugünün internetinin sağladığı olanakları aramışız. İnanılmaz bir olanaklar yelpazesi var internette. Gazete ve televizyonun yapamadığı herşeyi yapıyor gazete interneti. Bana göre gazete internetinin karşısında gazetenin hiçbir şansı yok. Televizyon ve gazete arasında en avantajlısı internet.
Çekirge geleceğin bu yönde olduğunu belirtirken sözlerinin sonunda gazete yayıncılığında aradığının interaktivite olduğunu ve bunu şimdi bulduğunu söyledi.
Kuzuloğlu : İnternet Ortamında Okunurluk Çok Daha Fazla
İnternet gazeteciliğinin de öncülerinden olarak bilinen Radikal yazarı Serdar Kuzuloğlu renkli konuşmasında, internet yayınlarının, basılı gazetelere kıyasla inanılmaz sayılarda okunma oranlarına ulaştığını söylerken, Radikal gazetesinde bu oranın 6-7 kata vardığına işaret etti.
Kuzuloğlu normal okurlar dışında en büyük trafiği % 40 ile Google’dan aldıklarını ve “arama değil takip motoru” olarak tanımladığı Google üzerinde yer almayanların internette şansı olmadığını belirtirken :
Türkiye’deki internet medyasını işsiz kalan gazeteciler yarattı. İnternethaber ve Habertürk böyle ortaya çıktı. Bu noktadan bakınca “iyi ki işsiz kalmışlar” diyor insan.
şeklinde yorum yaptı ve İnternette en çok ziyaret edilen yerlerin eğlence siteleri olduğunu söyledi. Kuzuloğlu vatandaş gazeteciliğinin de yükseldiğine dikkati çekti.
İnternetteki İlk Türk Gazetesi Zaman Oldu
Zaman Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, kendisinin internetle çok ilgili olmadığını ama Zaman Gazetesi’nin internette yayınlanan ilk gazete olduğunu söyledi. Dumanlı interneti çok övenler olduğu gibi, çok şikayet edenler de olduğunu belirtti :
Çok önemli bir bilgi kaynağı ama dikkatle ele alınmazsa bilgi çöplüğü haline gelebilir. İnternet bilgilendirme ve eğlence amaçlı. Zaman içinde markalaşma olacak. Bazı siteler ve bazı kaynaklar itibar kazanacak. Bu biraz yapılacak habercilik ve sorumluluk duygusuna bağlı.
dedi. Dumanlı, İnternet’in gazeteleri bitirmeyeceğini, bazı ara formüllerin çıkacağını düşündüğünü söyledi.
Denli : İnternette İnsan Kapasitesi Henüz yeterli Değil
Sabah Gazetesi portalinin yöneticisi Bülent Denli, “kağıdı eline almadan gazetecilik yapma şaşkınlığını yaşadık” şeklinde tanımladığı internet yayıncılığı konusunda sorumluluğun daha büyük olduğunu çünkü internetin daha geniş bir alana yayıldığını düşünüyor. Gazetelerde basılan yanlış haberlerin arşivlerde ve o da birkaç noktada kalacağını ama internetteki yanlışlıkların çok daha geniş yayılacağını belirterek, yeterli insan kaynağı olmadığını ve kalite gerektiğini belirtiyor.
Alpman : İnternet Motoru Durdurulan Araba Gibi Mi dolduruluyor? Üstten mi İlave ediliyor?
İnternethaber.com yazarı Nazım Alpman, bilgisayar kullanmaya en geç başlayan gazetecilerden birisi olduğunu ve internet yayıncılığının başta nasıl çalıştığını anlamadığı için, sabah hazırlanan haberlerinin ancak öğleden sonra konulduğunu anlattı. Alpman sonuçta bunu “bu iş nasıl yapılıyor. Arabanın motorunu durdurup sonra içine koyup çalıştırmak gibi mi? Yoksa üstten ilave etmek gibi mi?” sorusu ile öğrendiğini ve artık haberlerin kendisi neredeyse oradan doğrudan sayfaya yazılabildiğini anlattı.
Sözüer : İnternete Fişi Çekilecek Buzdolabı Gibi davranılıyor
İnternetin hukuki yönlerine panelin tek hukukçusu Adem Sözüer cevap verdi. Sözüer öncelikle İnternet gazetecilerinin statüsü konusunda yorumlar yaptı. Konferans başında açılış konuşması yapan Ulaştırma Bakanı kısaca internet gazetecilerinin statüsünü belirlemek istediklerini ama çıkan kanunun içine ekleyemediklerini belirtmişti. Sözüer aksine kanunun içine bunun eklenmesinde bir sakınca olmadığını düşünüyor.
Sözüer bu tanımın yapılmasının internet yayıncılarına hem hak hem de yükümlülük getireceğini hatırlattı.
Özüer kadın örgütlerinin medeni kanun çalışmalarında yaptıkları lobiciliğin çok fayda sağladığını hatırlatarak internet yayıncılarının da benzer bir hareket yapması gerektiğini, Devlet Bakanı Beşir Atalay’a öneri verilmesini önerdiğini söyledi ve site kapatmalarını, işe yaramayan buzdolabının fişinin çekilmesine benzetti.



Kaynak : 