Bu röportajın ilk 3 bölümünü
- Alkım : Daha Çok Kurum ARGE Yardımına Başvurmalı-1
- Alkım : Yerel Kalan Şirketlerin Şansı Yok – 2
- Alkım : İngiliz Pazarında % 60 Pazara Sahibiz-3
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
TV ile IP arasında bir yakınsama var. TV seyretmenin de azaldigi ve insanların artık bilgisayarları üzerinden TV seyretmeye yöneldikleri şeklinde istatistikler açıklanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu tür yatırımlarınız olacak mı?
İhsaner Alkım : Televizyon kullanıcısıyla bilgisayar kullanıcısının arasında temel farklılıklar bulunmakta. Öncelikle bilgisayar, kullanım açısından televizyona göre çok daha karmaşık bir cihaz. Bilgisayarın, TV’nin yerini alacağını düşünmüyorum fakat televizyon islemcisi özelliklerinin gelişeceğini ve bilgisayarin bazı özelliklerini içerebileceğini düşünüyorum.
Daha önce de belirttiğim gibi internet kaçınılmaz olarak TV’lerin içine girecek. Vestel Wireless TV, bu duruma iyi bir örnek. Bu televizyon aracılığı ile PC’nizde bulunan içeriği hiçbir ara bağlantı kullanmadan televizyonunuza aktarabiliyorsunuz. Bunun bir ileri versiyonu olan IP ve İnteraktif TV’ler, Vestel’in yeni nesil ürün grubunu oluşturuyor.
Vestel’in dünya devleri arasındaki yeri nedir?
İhsaner Alkım : Vestel tüplü televizyon üretiminde (CRT) Avrupa’nın bir numarası konumundadır. Düz panel televizyonlarda ise Avrupa’da 3. siradayiz. Şu anda ürettigimiz IP’yi birçok Avrupa’nın önde gelen televizyon ve chip (entegre) üreticileri kendi ürünlerine koymak istemektedir. Bu açıdan baktığımızda devler arasında önemli bir yerimiz olduğunu söyleyebiliriz. LG ve Samsung gibi markalar arkalarındaki devlet desteğiyle çok güçlü konumlara gelmiştir. Devletin de desteğiyle Vestel tüketici elektroniğinde piyasayı yönlendiren şirketlerden birisi olmaya adaydır.
Vestel geliştirdigi ürünleri 2007 itibariyle hangi ülkelere satıyor?
İhsaner Alkım : Vestel gelistirdigi ürünleri kendi markalarıyla veya ODM olarak Avrupa, Asya ve Afrika’da 100’ün üzerinde ülkeye satmaktadır.
Ar-Ge konusunda ülkemizin stratejisini ve yeni teknopark yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?
İhsaner Alkım : Ar-Ge konusunda ülkemizin stratejisi olumlu buluyorum, ancak daha ileriye taşınması gerekmektedir. Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik destek ve yardımlar geçen yıllara göre yüksek oranlarda arttırılmıştır. Biz de yaratıcılığı ve girişimci faliyetlerimizi arttırmalıyız.
Teknopark’lar, Ar-Ge’nin gelişiminde çok önemli bir yer tutuyor. İstanbul, İzmir Urla ve Ankara’daki Ar-Ge’lerimiz teknokentlerde yer almaktadır. Bu sayede sanayi üniversite yakınlaşması yaratılarak çalışma alanları arttırılmaktadır.
Beyaz’ın katıldığınız TV programındaki suali de soralım. Ülkemizde neden yaratıcılık zayıf ya da zayıf mı? Patent almak mı zor? Bunu nasıl yeneriz?
İhsaner Alkım: Aksine ülkemizde yaratıcılığın ve girişimciliğin oldukça ileri düzeyde olduğunu düşünüyorum. Fakat yaratatıcılık genelde ülkemizin dünya pazarında rekabetini iyileştirecek konulardan ziyade, daha alt seviyelerde konu olmakta.
Ayrıca insanlar yönlendirme, bilgi eksikliği ve uygulama ortamı bulma zorluğu içindeler. Vestel gibi ARGE’ye önem veren firmaların artmasıyla Türkiye’nin bu yaratıcı gücünün sonuç getiren konulara yönleneceği ve uluslararası alanda başarı getireceğini düşünüyorum.
Patent almanın maddi ve işlevsel zorluklarının, artan ilgi ve talep olması durumunda kolaylaşacağını düşünüyorum. Mali açıdan kolaylıklar getirilse bile patent başvurusu biraz zahmetli bir işlem, avukatlardan yardım almadan bu işleri yapmak zor, aksi taktirde en güçlü patentlerin bile çevresinden dolaşılıp ihlal edilmeden yeni patentler almak veya ürünler çıkarmak mümkün olabiliyor. Bu konuda bizim ve diğer kuruluşların artan patent başvuruları bu konularda bilgi birikimi olan bir yeni kuşak oluşmasını sağlıyor.



Kaynak : 