Bugün okuyucularımızdan Eray Kırmanlı’dan “Dünden beri Youtube’a erişim yasağı konuldu konuyla ilgili bilginiz var mı?” şeklinde bir mail aldık. Konuyu araştırdığımızda gerçekten bu tür bir uygulama olduğu ama işlemin sitenin tamamı yerine “SINAV” filminin videolarının bulunduğu sayfalara karşı yapıldığını gördük.
Yaptığımız araştırma, olayın AMPEC Filmcilik ve Ticaret Ltd. Şti.temsilcisi olan Turhan & Turhan avukatlık bürosunun başvurusu üzerine gerçekleştirildiğini gösterdi. Adli yetkililer, YouTube sitesinin, uluslararası bir site olması ve kapatmaların “Türkiye’de sansür var!!!” şeklinde yorumlara neden olduğu düşüncesiyle bu konuda “hassas” davrandıklarını ve yasada olmasına karşın, tüm sitenin değil ancak “hak sahibinin ilgili sayfalarına” erişim yasağı konulduğunu açıkladılar. Aynı hassasiyetin hukuk bürosu tarafından da paylaşıldığını öğrendik.
İlginç olan, 12 nisan 2007’de yapılan başvuruya bugüne kadar YouTube’den herhangi bir cevap alınamamış oluşuydu. İlgili başvurunun yer aldığı belgelerin de sunulduğu şikayet üzerine de Savcılık ve Mahkeme kanalıyla YouTube’e kısmi işlem yapılmıştı. Sitenin erişime kapatılması konusunda “Savcılık-Mahkeme” ve “Hukuk Bürosu-Hak Sahibi” taraflarının gösterdiği özen ve ilginin karşılıksız kaldığı yorumu da yapılıyordu.
Konuyla ilgili olarak, Turhan & Turhan Hukuk Bürosundan Av. Serhat Turan bize şunları söyledi:
Film yapımcılarının, filmler üzerinde bazı hakları var. Bu haklar da Kültür Bakanlığı’dan Eser İşletme Belgeleri ile tescil alıyor. Flim şirketlerinin bu haklarını AMPEC koruyor. AMPEC’in temsil ettiği firma sayısı, yabancılar da dahil olmak üzere 17 kadar.
AMPEC’in bir İnternet Araştırma Birimi var ve haftalık- aylık-raporlar çıkarıyor. Bunun üzerinden de ilgili sitelere yani telif hakkını ihlal edenlere bilgi veriliyor. İhtar yollanıyor.
İhtar, sitelerin whois bilgilerinde olan adreslere, orası yanlış bilgi içeriyorsa da site üzerindeki iletişim bilgilerine yapılıyor. Bazen Whois üzerinden, bazen de iletişim bilgileri üzerinden bu sitelerden cevap alabiliyoruz. Alamadığımız sitelerin yöneticileri de, site kapanınca muhakkak geri dönüyor.
Özetlersek, ihtar çekiyoruz 3 gün içinde cevap gelmez ise, savcılığa 5846 nolu yasanın ek 4. maddesine göre başvuruyoruz ve erişimin engellenmesini talep ediyoruz. Savcılık bu talebi nöbetçi Sulh Ceza mahkemesine gönderiyor. Sulh Ceza Mahkemesi de erişimin engellemesini ya kabul ediyor ya red ediyor. Kabul ederse Savcılığa gönderiyor. Savcılık da bunu TK’nın servis sağlayıcılar listesinde yer alan sağlayıcılara bildiriyor ve erişimin engellenmesini istiyor.
Son olayda Sınav filmi ile ilgili olarak Youtube’a “[email protected]” adresi üzerinden başvurduk, ki bu başvuru zaten Savcılığa verdiğimiz dosyada yer alıyor. Ancak bugüne kadar geri dönüş alamadık.
Bu nedenle de 12 nisan 2007’de yaptığımız başvuru üzerine savcılık filmin telif hakkını korumak için ilgili kapatma kararını aldı.
Gördüğümüz kadarıyla Savcılık konuya “hassasiyet” göstermiş ve sadece Sınav filmi ile ilgili sayfalarının kapatılmasını istemiş. Yasal düzenlemelerin eksikliği nedeniyle, biz sitelere erişimin engellenmesi talebinde bulunurken, tümüne erişiminin engellenmesini talep etmek zorunda kalıyoruz. Temennimiz bu konuda yasal eksiklerin giderilmesi, hem site sahiplerinin, hem de hak sahiplerinin mağdur edilmesinin engellenmesidir. Yani internet sitelerinin yalnızca hukuka aykırılık teşkil eden içeriklerinin engellenmesinin yapılacağı hukuksal düzenlemeler gerekli.
Av. Serhat Turan’ın şikayetlerinden birisi de, son zamanlarda internet içeriğinin artması nedeniyle çok fazla uğraş gerektirmesi ve uyarıların da çoğu zaman dikkate alınmaması:
Eskiden ihtarnamelere linkleri de eklerdik ama artık bunu yapmıyoruz. Çünkü çok sayıda site var. Linklerin içeriğinin sorumluluğu site sahibindedir ve biz değil, onlar ispatlamakla yükümlüdür. Biz sadece “Site içeriğindeki linkleri araştırıp kaldırınız.” diyoruz. Tabi ki, belirli 2-3 link yüzünden tüm sitenin kapatılmasını istemeyiz ama linkler hala tutuluyorsa, sonuçta mecburiyet haline geliyor.
Aslında bu konuda Avrupa’da farklı uygulamalar var. Mesela bu tür link koyanlara, caydırıcı düzeyde para cezaları veriliyor. Dünya’da bunun örneklerine rastlıyoruz. Biz burada bilmemne forum.com sitesine erişimi kapattırıyoruz, karşımıza bilmemne forumdayız.com diye çıkıyorlar. Mutlaka Türkiye’de de benzer bir uygulama gerekiyor.
Sektörde yapılan bir eleştiri de, YouTube sitesi sözkonusu olunca, kapatmanın daha hassas ele alınması. Avukat Serhat Turan’a bu konuyu sorduk :
Telif hakları ihlal ediliyorsa, YouTube ya da yurtiçi site olması değişmez. Özgürlük ve Telif hakları, herkes için aynı olmalıdır. Mesela www.xxxforum.com (örnektir) ya da bu çeşit bir forum sitesi ile Youtube arasında fark gözetilmemelidir.
Oysa kamuoyu YouTube söz konusu olduğunda bu kadar büyük fırtınalar koparken, yurtdışından ve içinden “sansür” denilirken, sözü edilen diğer sitelerin erişimi engellendiğinde aynı kamuoyundan kimsenin sesi çıkmıyor.
Gerçekten de, Türkiye için “sansürcü” denilecek diye yabancı sitelere yönelik kapatmalarda, en başta yurtiçi kamuoyu ayağa kalkıyor, kendi kendimizi yargılamaya başlıyoruz. Son Atatürk videosunda da bunu daha net bir şekilde görmüştük.
Öte yandan konuyla ilgili olarak YouTube yetkililerinden de bilgi istedik. Kendilerine 2 sorumuz bulunuyordu. Bunlar 1. YouTube Telif Haklarına özen gösteriyor mu?, 2. YouTube AMPEC’in başvurusuna neden cevap vermedi? Bu konuda YouTube yetkilileri şöyle bilgi verdiler;
Youtube’daki içerik (videolar, yorumlar ve puanlamalar) kullanıcılarımız tarafından sağlanmaktadır. Ancak Youtube’da yer alan kullanım kılavuzunda; kullanıcıların herhangi bir video’yu yayınlarken bu videonun yayın hakkının kendilerinde olması veya yayın hakkı sahibinin izni ile yayınlanabileceği açık bir mesaj ile ifade edilmektedir. Youtube olarak telif haklarının korunması konusuna büyük önem göstermekte ve bu konuya hassasiyet ile yaklaşmaktayız. Kullanıcılarımızın patent hakkına sahip olmadıkları görselleri yüklemelerine engel olmakta ve telif hakkı sahipleri ile izinsiz yayınlanan içeriğin kaldırılması konusunda iş birlikleri yapmaktayız.
YouTube yetkililerinden sözlü olarak aldığımız bilgiye göre, harekete geçmek üzere, şikayet edilen konuyu araştırmaya başladılar.



Kaynak : 