Dünkü bölümde Dünya’daki Genişbant kullanım oranlarına bakmıştık. Bugün ise dünyadaki fiyatlara ve Türkiye’deki duruma göz atacağız.
Fiyatlar
OECD ülkeleri arasında MB/sn ücreti olarak en ucuz internet hizmetini ise Japonlar alıyor. Bunun nedeni, 7,5 milyona yakın abonenin fiber kullanıyor olması. Fiber optik şebeke ağında geçen ülkelerde daha düşük fiyata , daha yüksek hızda hizmet alınıyor. Ülkemizde ise henüz fiber konusunda hareket yok. Türk Telekom’un bu tür bir yatırım açıklaması var. YAPA ve altyapı imzalayan firmaların ise bu tür yatırımlara yöneleceği biliniyor.
Japonya’da fiber kullanıcılar 100 MB/sn hızlarla bağlanıyorlar. Rapora göre bu, OECD ortalamasının 10 katından fazla. Japonlar bu sayede MB/sn 0,22 $ dolar fiyat alabiliyorlar. Rapora göre en ucuz fiyat bu. Ama yine rapora göre en yüksek fiyat Türkiye’de 81,13 $/MB. Ancak yorumlarını sorduğumuz TTnet yetkilileri bu rakamın doğru olmadığını, 17 $ olduğunu bildirdiler. Detay alt bölümde.
OECD raporuna göre diğer fiyatlar şöyle ; ABD’de en ucuz genişbant bağlantısı 3.18 $/MB, İngiltere’de 3.62 $/MB, İsveç’te 10.79 $/MB, Danimarka’da 11.11 $/MB, Fransa’da 16.36 $/MB, Hollanda’da 16.85 $/MB, İtalya’da 17.63 $/MB, İrlanda’da da 18.18 $/MB.
Türkiye’de GenişBant Ne Durumda?
OECD tablosuna bakıldığında Türkiye’nin 30 ülke arasında sondan bir önceki sırada yer aldığı görülüyor. AKP hükümetinin ve zamanın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım açısından –her ne kadar kendileri tersini iddia etseler de—tam bir başarısızlık olan bu konunun en önemli nedenleri gerek ADSL, gerekse kablo internet konusunda hükümetin serbestliği destekleyici yerine erteleyici / geciktirici kararlar alması oldu. Zaten bizim söylememizden önce OECD tablosu bunu gösteriyor.
Erteleyici / geciktirici olarak tanımladığımız bu kararların en yakın örneği, 2006 nisan ayında mecburen (serbestleşme nedeniyle) lisansları verilen kablo firmalarının ellerindeki altyapıya, Türksat eliyle el konulması oldu. (Bkz : Kablo Şebekesinin Durumu Dosyası). Bu nedenle tabloya bakıldığında Türkiye’nin kablo internet abone sayısı “0 (sıfır)” olarak görülüyor. Halen mahkemelerde süren (bir anlamda geciktirilen) bu gelişme nedeniyle Türk Kullanıcısının ADSL yerine kablo tercih etme şansı yok. İşin tuhafı bu olayı kurcalayan tüketici de yok (böyle kel başa, böyle tarak diye boşa dememişler). Türksat’a geçiş sonrası, kalite sorunları nedeniyle mevcut 30,000 abonenin pek çoğu da hatlarını ADSL’e çevirdi. Şu anda mevcut abone sayısı ihmal edilebilir sayıda olduğu için rapora bile alınmamış durumda.
ADSL abonelikleri ise yine aynı nedenlerle ancak 2004 sonrasında başladı. Halen bu alanda da tek servis sağlayıcı olarak TTnet görülüyor. Ancak kısa bir süre önce hatırlanabileceği üzere toptan fiyatlar da ilan edildi. Yani önümüzdeki günlerde diğer ISS’lerin de kendi DSL aboneliklerini verdiklerini göreceğiz. (mevcut durumda Super ADSL ya da Smile ADSL adıyla satılan servisler bu çeşit değil, reseller yani alıp-satma yoluyla verilen hizmetler).
Diğer yandan YAPA (yerel ağın paylaşıma açılması) ve alt yapı lisanslarının verilmesi gibi 2 gelişmeye de dikkat etmek lazım. Bu gelişmeler de yakın tarihlerde diğer servis sağlayıcılarının kendi yatırımlarını yaparak, kendilerine özel servisleri ve ürünleri oluşturabilmeleri anlamına geliyor.
OECD raporunda dikkati çeken diğer bir husus ise fiyatlar. OECD üye ülkeleri arasında en pahalı interneti Türkiye’nin kullandığı şeklinde bir yorum yapılabilir. Ancak bu ifadeye TTnet yetkililerinin yorumlarını sorduğumuzda 2 neden ileri sürüyorlar. Bunlardan birisi, diğer ülkelerin fiyatında % 15 Özel İletişim Vergisinin olmaması, diğeri ise kullanıcı sayısının azlığı. TTnet yetkililerine raporla ilgili görüşlerini şu şekilde:
Bu hafta haberlerde işlenen OECD raporu, şu andaki durumu yansıtmıyor. Türkiye’deki en 4GB kotalı 1 MB/sn hızda olandır. Türk ADSL kullanıcılarının da % 80’i bu hızı kullanmaktadır ve sadece % 13’ü kota aşımı yapıyor. Bunun anlamı ADSL kullanıcılarının % 70’inin, % 18 KDV ve % 15 ÖİV hariç, ayda 29 YTL yani 17 USD ödediğidir.
Diğer OECD ülkeleri ile kıyaslandığında Türkiye’deki genişbant fiyat aralıklarının en pahalı değil, orta düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca bir diğer unutulmaması gereken husus da bu ülkelerin fiyatlarında % 15 iletişim vergisinin olmadığıdır..
TTNet’in en ucuz fiyatı, ABD, Fransa, Hollanda, Yeni Zelanda, İtalya ve Finlandiya’daki en ucuz fiyatlar civarındadır.
Ayrıca aynı OECD raporunda, Türk internet kullanım oranlarındaki artışın bir rekor olduğuna işaret etmek isteriz.
Türk Telekom’un yapılacak olan ADSL2+ altyapı yatırımından sonra fiyatların çok daha etkin bir şekilde düşeceğini göreceğiz.
Bu arada duyumlarımıza göre, TTnet fiyatlarda yeni bir değişikliği onay için Telekomünikasyon Kurumu’na sundu ama en az 256 K olan sınırlı abonelikte hızın 1 MB’e çıkması türü değişikliklerin olduğu bu tarifeye henüz Telekomünikasyon Kurumu’ndan onay çıkmadığını görülüyor.
Diğer yandan TTnet’in haziran başında ilan ettikleri “Yaz Fırtınası” başlıklı kampanya da bilindiği gibi geçen hafta Rekabet Kurumu tarafından durduruldu. Yarı yarıya fiyatların uygulandığı ve 2 sene abonelik şartı olan bu kampanya, hem eski ADSL abonelerinin tepkisini çekmiş, hem de aynı kampanyayı uygulayamayan diğer ISS’ler tarafından “rekabete aykırı” olarak değerlendirilmişti. Nitekim Rekabet Kurumu’nun “rekabet” nedeniyle TTnet hakkında daha derin bir soruşturma yapmakta olduğu bildiriliyor.



Kaynak : 