Türk Telekom’un 21 Temmuz tarihinde uygulamaya başladığı yeni fiyat tarifesini değerlendiren Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Üstün Bol; “Türk Telekom hukuken yok mesabesindeki tarife üzerinden indirim yaptığını açıklayarak, tüketicileri aldatmaya devam etmektedir” dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Üstün Bol konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı:
- Şehir içi görüşme ücretlerine yüzde sekiz zam yapılmış,
- Şehirlerarası ve milletlerarası görüşmelerdeki fiyatlar aynen korunmuş,
- Sabit ücretlere yüzde yirmibeş zam yapılmış,
- Standart Hatt’da sabit ücret karşılığı verilen yüz kontör uygulaması kaldırılmış,
- Hesaplı Hatt’da sabit ücret karşılığı verilen yüzaltmış kontör, yüz kontöre indi-rilmiş,
- Yoğun tepki üzerine gece 22:00 den sonraki konuşmalara uygulanan ücretsiz kontör uygulaması, saat 20:00 ye çekilmiştir.
Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurulu onayının ardından 1 Mart 2007 tarihinde yeni tarifesini uygulamaya başlamıştı. Bu tarife ile rekabetin olduğu ve Türk Telekom’un gelirlerinin yüzde onbeşini oluşturan şehirlerarası görüşmeler, GSM gö-rüşmeleri ve milletlerarası görüşmelerde yüzde altmışa varan oranlarda indirim yapıl-mış ve fakat gelirlerinin yüzde 85’ini oluşturan, rekabetin olmadığı ve Türk Telekom’un doğal tekelinin sürdüğü şehir içi görüşmelerde ve sabit ücretlerde, yüzde yirmibeş oranında zam yapılmış, sabit ücretlerin mahsubunu da tek taraflı olarak ağır koşullara bağlamıştı.
Tarifelerin açıklanması ile birlikte başta Tüketiciler Birliği olmak üzere bir çok sivil toplum örgütünde tepkiler yükselmiş, süreç içerisinde Tüketiciler Birliği, TELKODER, ATO ve EMO tarafından tarifeleri onaylayan Telekomünikasyon Kuru-lu kararının iptali için Danıştay’da dava açılmış; Danıştay 13. Dairesi, Telekomüni-kasyon Kurulu’nun tarifeleri onaylayan kararının yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Bu süreçte Tüketiciler Birliği tarafından, Cumhuriyet tarihinin en büyük kampanyası olan TELEKAZIK kampanyası başlatılmış, dört aya yakın sürdürülen kampanya ile kamuoyunda Telekom sektörüne ilişkin tüm olumsuzluklar konusunda ulusal düzeyde ortak bilinç ve tepkinin oluşması sağlanmış, kampanya kapsamında toplanan 200.000 imza gereğini yapması için Telekomünikasyon Kurulu’na ulaştırılmıştı.
Yürütmeyi durdurma kararı ile yargısal süreçte, 1 Mart 2007 tarihinden bu yana uygu-lanmakta olan tarifenin yürürlüğünün durdurulması ve 1 Mart 2007 tarihinden önceki tarifelere geri dönülmesi gerekirken, Türk Telekom tarafından alelacele yeni bir tarife hazırlanarak, Telekomünikasyon Kurulu’na onay için gönderilmiştir.
Bu noktada Tüketiciler Birliği tarafından Telekomünikasyon Kurulu’na çağrı yapı-larak, tarifenin değerlendirilmesi aşamasında tüketicilerin görüşlerinin alınması talep edilmiş, ancak Anayasanın 172. maddesi ve Telekomünikasyon Kurulu’nun kuruluş yasasına aykırı davranılarak, ilginç bir zamanlama ile Milletvekili Genel Seçimlerinden iki gün önce yeni tarifenin onaylandığı duyurulmuştur.
Türk Telekom’dan gelen her türlü tarife talebini bunca tepkiye rağmen aynen onay-layan Telekomünikasyon Kurulu’nun yerinde olmayan bu tutumundan daha vahimi de, aynen 1 Mart 2007 tarife sürecinde olduğu gibi Türk Telekom’un henüz onay-lanmamış yeni tarife ile ilgili bilgileri, onaylanması kesinmiş gibi kamuoyuna açıklama-sı olmuştur. Bu tutum hem Türk Telekom, hem de Telekomünikasyon Kurulu’nun saygınlığına gölge düşürmüştür.
21 Temmuz 2007 tarihinde yürürlüğe giren yeni tarife incelendiğinde;
Yeni tarifenin esası bu olmakla birlikte Türk Telekom, şehirçi görüşmelere yapılan yüzde sekiz oranındaki zammı, “şehirçi görüşmelerde, yüzde onaltı indirim yapıldı rek-lâmıyla kamuoyuna duyurmuştur. Türk Telekom’un bu beyanı doğru değildir, tüketi-ciyi aldatmaya yöneliktir. Çünkü hukuken yürürlüğü durdurulmuş bir tarife üze-rinden indirim yapılması mümkün değildir. Kıyaslama için dikkate alınacak tarife, 1 Mart 2007 tarihinden önceki tarifedir. Nitekim bu duyuru ile ilgili olarak, Tüketiciler Birliği tarafından Reklâm Kuruluna başvuru yapılmıştır.
Ücretsiz kontörlerin kullanım zamanı konusundaki yoğun tepkimiz üzerine, saat aralığı 22:00-07:00 dan, 20:00-07:00 çekilmişse de, bunu göstermelik bir adım olarak nitelendirmekteyiz. Büyük çoğunluğu işyerlerinde olan sabit telefonlar için ödenen sabit ücret karşılığı alınan kontörlerin nasıl olup da gece 20:00 den sonra tüketilebileceği sorunu bir yana, uygulamanın neden 2007 yılı sonuna kadar geçerli olacağı da bilinmemektedir. Türk Telekom, 2007 yılından sonra kontör uygulamasını nasıl şekillendirecektir?
Yine Tüketiciler Birliği tarafından dile getirilen saniye bazlı ücretlendirme konusun-da, Telekomünikasyon Kurulu tarafından bu sisteme geçileceği açıklanmış, ancak Türk Telekom’un yeni tarifesi içinde yer alan kontör aralığının yirmi saniyeden, alt-mış saniyeye çıkartılması talebini onaylamaktan kaçınmamıştır. Böylelikle altmış sani-yeyi, bir saniye geçen tüketiciden yüzyirmi saniye parası alınmasının önü açılmıştır.
Bu süreçte Telekomünikasyon Kurulu tarafından şehiriçi görüşmelerde, rekabetin sağlanmasına ilişkin kararın Başbakanlığa gönderildiği açıklanmıştır. Seçim sonrası Anayasa gereği istifa etmiş ve yenisi kuruluncaya kadar görevde kalması Cumhurbaş-kanı tarafından rica edilmiş bir Başbakana gönderilen bu kararın zamanlaması, yeni hükümetin kurulmamış olması, hükümet programının yazılmamış olması, güvenoyu alınmamış olması ve en önemlisi 21 Temmuz tarihli tarife onay işleminin ardından yapılması nedeniyle hayli ilginçtir. Açıkçası üçbuçuk yıldır bu konuda adım atmayan Te-lekomünikasyon Kurulu, bu aşamadaki yaklaşımı ile bu konunun yine zamana ya-yılmasına yardımcı olmuştur.
Telekomünikasyon Kurulu, 21 Temmuz tarifesini onaylamadan önce rekabete açıl-ma kararının sürecini çalıştırmalı, rekabet ortamı sağlanarak, fiyat oluşumu sağlandık-tan sonra onay konusunu değerlendirmeliydi. Bu şekildeki bir uygulama ile şu anda şehiriçi görüşmelerde yüzde otuz-elli oranında indirim yapılması sağlanmış olacaktı.
Kuruluş Yasasında, “tüketici yararını korumak” yükümlülüğü kendisine verilen Tele-komünikasyon Kurulu böylelikle milyonlarca tüketicinin sömürülmesine katkı sağ-lamış bulunmaktadır.
Başta Telekomünikasyon Kurulu olmak üzere konuyla ilgili tüm kamu ve özel sek-tör kuruluşları, tüketicinin nezdindeki saygınlıklarına halel getirecek bu türlü uygula-malardan kaçınmalı, yasaların ve yargının emirlerini aynen uygulamalıdırlar. Aksine ilişkin her türlü uygulamanın karşısında olacağımızı, tüketici ile alay eder gibi gerçek-leştirilen yap-boz oyununun canımızı sıktığını bir kez daha belirtiyoruz.
“Canımızı artık sıkmayın. Bu ülkenin uymakla yükümlü olduğunuz yasaları ve yargı kararları vardır. Aksine direnciniz, Türkiye tüketicisinin ağır tepkisi ile karşılanmaktadır. Bizi, “sizi tüketmeme” silahını kullanmaya mecbur etme-yin.”
Üstün Bol
Genel Başkan Vekili



Kaynak : 