Türkiye Haber İş Sendikası, 16 ekim 2007’de başlayan Türk Telekom grevi konusunda Uluslararası Sendikalar Ağı’nın Türk Telekom yönetimine gönderdiği ve Genel Müdür Dr.Paul Doany tarafından cevaplanan mektuba yönelik bir açıklama yaptı. Açıklama şu şekilde :
24 Ekim 2007 tarihinde Türk Telekom A.Ş.Genel Müdürü Paul Doany’in tarafınıza gönderdiği cevabi ve Türkiye kamuoyuyla da paylaştığı mektupta yapmış olduğu açıklamaları üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Her şeyden evvel 27.527 işçimiz adına başlatmış bulunduğumuz toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin masa başında bitirilmesinin en temel arzumuz olduğunu bir kez daha yinelemek isteriz. Ancak 29 Mayıs 2007 tarihinde başladığımız 7.Dönem toplu iş sözleşmesi görüşme süreci yasal süre olan 60 gün içerisinde işverenin olumsuz tutumu nedeniyle tamamlanamamıştır.
Öyle ki, işveren yetkilileri ücrete dayalı maddelerdeki tekliflerini son gün vererek sözleşmenin masa başında normal süresi içerisinde bitirilme şansını ortadan kaldırmıştır. Sendikamıza getirilen bu teklifle 1. Yıl yüzde 4 ikinci yıl 1. Altı ay yüzde 3, 2. Altı ay yüzde 3 ücret zammı teklif edilmiş, 60 günlük olan ve sendikal mücadeleler sonucu kazanılmış olan ikramiyenin de kaldırılmasını öngörmek suretiyle ücretlerde reel olarak eksi yüzde 12,9 indirim teklif edilmiştir. 15 günlük arabulucu sürecinde de işveren ücrete dayalı sığ tutumunu sürdürmüş ve sendikamızca hayati önem taşıyan sendikal örgütlenmemizi güvence altına alacak teklifleri müzakere etmekten kaçınmıştır.
Buna rağmen müzakerenin 6 gün uzatılması teklif edilerek süreç uzatılmıştır. Sendikamız bu süre içerisinde anlaşma olabilir umudu ile bu teklifi de iyi niyetle kabul etmiştir. Ancak bu uzatma talebinin ülkemizin içinde bulunduğu siyasi durumdan kaynaklandığını, siyasilerimizin genel seçimler nedeniyle bir kargaşa yaşamak istemediklerini ve Türk Telekom un da buna alet edildiğini daha sonraki süreçte üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız.
Sendikamız, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak ve günün koşullarına göre geliştirmek ve hakkın zamanında verilmesini sağlamak için mücadele ederken, Türk Telekom A.Ş.’nin siyasi emellere nasıl alet edildiğine de şahit olmuş bulunmaktayız. Bu nedenle T.Telekom A.Ş. genel müdürü Paul Doany’nin sözleşmenin bir an evvel bitmesi konusunda uğraştıklarını ifade etmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Sayın genel müdürün Sendikamızın 05 Ekim 2007 tarihinde almış olduğu grev kararının ardından şebekede oluşan hasarların sendikamız üyeleri tarafından yapıldığını ima etmesi de hedef saptırmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Çünkü Türk Telekom şebekesinde bu tür hasarların her zaman meydana geldiği bilinen bir gerçektir. Bununla ilgili olarak genel müdür Paol Doany’nin 2006 yılı içerisinde basına yapmış olduğu açıklamada bu tür hasarlardan dolayı kurumun 40 milyon YTL zarara uğradığını ifade etmesi bu durumu açıklamaktadır. Oysa sayın genel müdürün tarafınıza göndermiş olduğu cevabi mektupta sendikanın grev kararı almasından sonra bu tür olayların yaşandığını beyan etmesi ve grevimizle ilişkilendirmesi sendikamızı ve grevde bulunan üyelerimizi derinden üzmüştür.
Grevin geride bıraktığımız ilk 9 gününde işveren, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını yok sayarak grevdeki işçilerimizin yapmış olduğu işleri taşeron firmalara yaptırarak grev kırıcılığı yapmış ve bu yolla grevimizin başarıya ulaşmasını yasadışı uygulamalarla engellenmeye çalışmıştır. Grevdeki üyelerimizin en temel hakkı olan sağlık hakkı bile kurum yöneticileri tarafından engellenmeye çalışılarak hastalanan üyelerimize yasa gereği verilmesi zorunlu olan sevk belgeleri verilmemiş ve bu suretle üyelerimiz sağlık güvencesinden yoksun bırakılmaktadır. Bu da iyi niyetle toplu iş sözleşmesini masa başında bitirmek istediğini ifade eden Türk Telekom yöneticilerinin söylemlerinde samimi olmadığını göstermektedir.
Türk Telekom A.Ş. genel müdürü Paul Doany’ nin sendikanın aşırı taleplerde bulunduğunu ve sendikamızın yüksek ücret istediğini ifade etmesi de gerçeği yansıtmamaktadır. Sendikamız bugüne kadar ücret sendikacılığı yapmamış, sorumlu sendikacılık anlayışı ile eşit işe eşit ücret politikasını savunmuştur. Oysa Türk Telekom kurum içerisinde aynı unvana ve aynı hizmet yılına sahip çalışanlar arasında farklı sınıflar ve ücretler yaratarak sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Ancak sendikamız, sendikal örgütlenmemizi ortadan kaldırmaya yönelik saldırılara da boyun eğmeyecektir.
Yine sendikamızın en çok üzerinde hassasiyetle durduğu diğer bir konu ise şu anda Türk Telekom da kapsam dışında bırakılan personel sayısının fazlalığıdır. Sendika olarak bizim talebimiz kapsam dışında kalacak personelin dünya ve Avrupa birliği normları ile ülkemizdeki yasalara göre işveren adına işi sevk ve idare eden yönetici konumundaki kişiler olarak belirlenmesidir.
Bu duygu ve düşüncelerle, sayın genel müdürün cevabi mektubundaki açıklamalarını, yukarıda özetlemeye çalıştığımız görüşlerimizle birlikte değerlendirmenizi ve grev sürecinde her türlü desteğinizi beklediğimizi tekrar saygı ile bildiririz.
Türk Telekom’un 7.Dönem Toplu İş Görüşmeleri konusundaki gelişmeleri ve detayları, burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.



Kaynak : 