Türkiye Haber İş Sendikası 16 ekimde Türk Telekom’da başlatılan grev ile ilgili olarak yazarlarımızdan Serdar Güçlü’nün geçen hafta yayınladığımız 15.gününde Türk Telekom Grevi Nereye Gidiyor? başlıklı değerlendirmesine yönelik bazı açıklamalar yaptı. Sendika ile yaptığımız görüşmede bu konular şu şekilde sıralanıyor:
Türk Telekom Karşı Teklifini, 60 Günlük Müzakere Sürecinin 59.Gününde Vererek Anlaşma Yapmak İstemediğini Kanıtladı
Sendikamız ile Türk Telekom A.Ş. arasında görüşmelerine 29 Mayıs 2007 tarihinde başladığımız 7. dönem toplu iş sözleşmesinin Sendikamız açısından ve üyelerimiz açısından büyük önem arz etmesi nedeniyle 7. dönem toplu iş sözleşmesi taslağını hazırlar iken üyelerimizin kazanılmış haklarının korunması günün şartlarına göre geliştirilmesi özellikle ve öncelikle sendikal yapımızın devam ettirilmesi ile işyerlerinde uygulamadan doğan sorunların çözümü Türk Telekom’un yeni statüsüne uygun yeniden yapılanmanın yapılabilmesi gibi etkenler dikkate alınmıştır.
Yukarıda bahsettiğimiz nedenler dikkate alınarak hazırlamış olduğumuz tekliflerimiz 17.05.2007 tarihinde Türk Telekom yetkililerine ve Çalışma Bakanlığına teslim edilmiş olmasına rağmen, Türk Telekom yetkilileri bu tekliflerimize karşı bazı tekliflerini 60 günlük müzakere sürecinin son günü olan 59. ncu gününde, bazılarını ise resmi arabulucunun görevinin bitmesine yakın bir sürede tarafımıza vermeleri 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin anlaşma ile bitirmeyeceklerinin açık bir kanıtıdır. Nitekim, toplu iş sözleşmesi müzakereleri esnasında sözleşmenin yüksek hakeme götürülmesinin işveren temsilcileri tarafından dillendirilmesi bunu doğrulamaktadır.
13.000 Kişinin İlkokul Mezunu Olduğu ve Piyasanın Üstünde Ücret Aldıkları Doğru Değil :
T.Telekom A.Ş.’de çalışan 25.683 sendikamız üyesi işçinin yaklaşık 13.000’inin ilkokul mezunu olduğu ve yüksek ücret aldığı ifade edilmektedir. Bu söylemler doğruları yansıtmamaktadır. Söz konusu edilen işçilerimizin 1200’ ünün yardımcı hizmet elemanı (aşçı, baş aşçı, nitelikli garson, odacı, çaycı, evrak takipçisi, kurye vs.) olarak çalıştırıldığı, 5248 inin şebeke yatırım bakım onarım işlerinde çalıştırıldığı ve ortalama hizmet yıllarının 17 yıl olduğu ve bir iş değerlendirmesi yapıldığı takdirde bunların teknisyenin ve tekniker seviyesinde işler yaptıkları açıkça görülecektir. Kaldı ki diğer işçilerimizin 7957 si de teknisyen yardımcılığı görevini ifa etmektedirler. Bu arkadaşlarımız teknisyen ve teknikerlerin yaptıkları işleri yapmaktadırlar. Bu maksatla şebekemize yıllarını vererek belirli bir uzmanlığa ulaşan işçilerimizin tahsil durumlarına bakılarak bir değerlendirmenin yapılması kesinlikle haksızlık olur. Öte yandan bu işçilerin piyasadaki diğer işçilere nazaran daha fazla ücret aldığı iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır.
Aynı Yıla Sahip Kişilere Aynı Ücreti isteğimizin Kabul Edilmemesi, Sendikal Örgütlenmeyi Ortadan Kaldırma Çabası mıdır
Piyasadaki çalışanların ücretlerinin belirlenmesinde, piyasadaki şirketlerin büyüklüğü, sahip olduğu insan kaynağı, mali kazançları etkin rol oynamaktadır. Piyasada, Türk Telekom A.Ş.’nin Telekomünikasyon sektörünün devi olduğu ve Türk Telekom A.Ş.’nin sahip olduğu büyüklükte başka bir şebekenin bulunmadığını düşünürsek, piyasadaki Telekomünikasyon sektöründe çalışanların ücretlerini belirleyen kurumun Türk Telekom A.Ş. olduğu da bilinen bir gerçektir. Kaldı ki, ücretlerle ilgili talebimiz skaladan ücret alan sendikamız üyelerinin ücretlerinin sendikal örgütlenmenin dışında kalmış ve Telekom yönetimi tarafından belirlenmiş aynı unvan ve aynı hizmet yılına sahip kapsam dışındaki çalışanlara verilen ücretlerin seviyesine getirilmesidir. Bu haklı ve makul teklifimizin kabul görmemesinin nedeni Türk Telekom da sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmak mıdır? Yine, kapsam dışında kalacak unvan ve işyerleri ile ilgili işverenin sendikamıza sunmuş olduğu teklif değerlendirildiğinde işverenin maksadının sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmayı hedeflediği açıkça görülmektedir.
Türk Telekom Yetkililerinin Müzakere Masasında Dile Getirdiği “İşGücü Fazlalığı” İfadesi Gerçeği Yansıtmıyor
Nitekim sözleşme görüşmeleri esnasında işveren tarafından “iş değerlendirmesi” şeklinde bir teklif gündeme getirilmiş, sendikamız da bu teklife olumlu yanıt vermiştir. İş değerlendirmesi sisteminin gerçekleşmesi halinde işçilerin tahsiline göre değil, yaptığı işe göre değerlendirme yapılacağından, ilkokul mezunu vasıfsız eleman olarak gösterilmeye çalışılan işçilerin gerçek vasıfları ortaya çıkacaktır. Ayrıca, T.Telekom A.Ş. yetkilileri tarafından toplu iş sözleşmesi müzakere masasında dile getirilen “iş gücü fazlalığı” ifadesi de gerçekleri yansıtmamaktadır.
Oger Telekom Özelleştirme Sırasında 48.000 personel İstihdam Edeceği Taahhütünde Bulunarak İhaleyi Kazandı
Türk Telekom A.Ş’nin yüzde 55’lik hissesinin satışı ihalesinin aşamasında yeterlilik belgesi alabilmek için Türk Telekom’da istihdam edilen 52 bin personel için OGER Telekom tarafından iş değerlendirmesi yapıldığı yine, Telekomünikasyon kurumuna ve özelleştirme idaresine de 48 bin tane personel istihdamını yapacağının taahhüt ettiği ve bu nedenle de ihaleye katılma hakkı kazandığı bilinen bir gerçektir. Bugün iş gücü fazlalığından bahseden Türk Telekom yetkililerinin gerçek maksatlarının çalışanları daha düşük ücretle çalıştırma isteğinin yattığı açıkça ortadadır. Kaldı ki, T.Telekom A.Ş. Genel Müdürlüğü Telekom’da çalışanların sayısının yetersizliği nedeniyle yatırım, bakım, onarım, arıza, tesis vb. işlerini taşeron firmalarına yaptırmak için i global ihale yapmıştır.
Açıklamaların devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Türk Telekom’un 7.Dönem Toplu İş Görüşmeleri konusundaki gelişmeleri ve detayları, burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.



Kaynak : 