Bu yazı dizisinin ilk 3 bölümünde, Genel bir değerlendirmeyi burayı tıklayarak , bir kapsamdışı Türk Telekom çalışanının mektubunu burayı tıklayarak ve Greve katılanlardan birisinin yorumlarını da buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu grevin en önemli kavramlarından birisi, doğal olarak “Sabotaj” oldu. Türk Telekom yöneticileri daha 1.günün öğleden sonrasında “sabotaj” başlıklı bir basın toplantısı yaptılar. Ama aslında sabotajlar daha önce başlamıştı.
Türk Telekom yetkilileri grevin 15.gününde yaptıkları açıklamada “sabotaj olaylarının sayısını 400 ve Türk Telekom’a maliyetini yüzmilyonlarca YTL” olarak açıkladılar. Olayların grevin başladığı gün –ve hatta anlaşmazlığın kesinleştiği gece toplantısının sona ermesi sonrası, saat) itibariyle başlamasını Türk Telekom yetkilileri, sendikanın bu sabotajları düzenlediğinin bir kanıtı olarak ortaya sürdüler.
Ama Sendika yetkilileri bu iddiaları sürekli reddederek, grev olmayan geçmişe yönelik hayvan kemirmeleri, faili meçhul ve mahkemeye düşmüş taşeron raporları göstererek ve Türk Telekom’un geçtiğimiz 2 yıl içinde eski elemanları kızdırdığı nedeniyle fırsattan fayda yapılabileceği iddialarını gündeme getirdiler. Bu arada, Telekom sektöründe, Türk Telekom’un sabotajları “belli nedenlerle kendi kendine yapabileceği” şeklindeki komplo teorileri de türetildi.
Sabotaj iddiaları bir süre sonra çeşitli gözaltıları getirdi. Ankara, Erzurum, İstanbul, Hatay gibi çeşitli illerde çeşitli gözaltılar oldu. En son cumartesi günü Diyarbakır’da 17 sendika yöneticisinin gözaltına alındığını duyduk. Ancak bu gözaltılardan sonra suçlanan olmadı. Gözaltılar, çıkarılan mahkemeden “delil yetersizliği nedeniyle” serbest bırakılma şeklinde sonuçlanıyor şimdiye kadar.
Sendika’dan aldığımız bilgiye göre, birkaç olayı örnekleyelim; İlk gözaltına alınan Sendika yöneticisi Ankara’daydı. Olayı, bir apartmanın penceresinden bir kadının gördüğü ve ihbarda bulunduğu bildirildi. Gözaltına alınan kişi, gözaltında süre uzatma sonrası çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Erzurum’daki olayda sabotaj yapan kişinin psikolojik rahatsızlık raporlu bir kişi olduğu bildiriliyor. Cumartesi Diyarbakır’daki gözaltıların ise sabotajdan değil, meydana gelen bir arızanın tamirini engellemek için polise mukavemetten suçlandığı görülüyor.
Bir de geçtiğimiz günlerde İkitelli’de meydana gelen bir olay var. İstanbul Vali’sinin emriyle ve polis eşliğinde tamir edilen bu arızanın, daha sonra Metro için çalışan bir iş makinesi tarafından kablo koparması ile meydana geldiği anlaşıldı. Sendika bu olayla ilgili olarak İstanbul Valisi hakkında suç duyurusu yapmaya hazırlanıyor.
Özetle sabotaj konusu karışık. Türk Telekom yetkilileri grevin başlaması ile sabotajların yoğunlaşmasından Sendika’yı sorumlu tutuyor. Ancak delil bulmak zor olduğu için, şu ana kadar bu konuda bir belirleme yapılmadı. Sadece, sabotajların işine yarayacağı tarafın sendika olması nedneiyle baş şüpheli sendika.
Bir de arızalar var. Türkiye Haber İş Sendikasına göre, grev sırasında, grev yapan kişilerin ait olduğu bölümlerde meydana gelen arızaların tamir edilmemesi gerekiyor. Sendika bu tür tamirleri engellemeye çalışıyor. Başkan Ali Akcan bu konuda bir iddia dile getiriyor;
Greve katılan işçilerin bölümlerinde meydana gelen arızalar, başka kamu kurumlarına gidecek olan personele ya da taşeronlara yaptırılıyor. Ya da kaydırmalar yapılıyor.
Kaydırma yapılması da kanuna aykırı. Kanun açık. Grevdeki isçinin işinin başka birine yaptırılmasını yasaklıyor. Ama ofisteki başka kamu kurumuna gidecek tip-2 elemanlar tehdit edilerek, şebekeye gönderiliyor. Bu personele bir nevi grev kırıcılığı yaptırılıyor.
Taşeronların da ancak yeni yatırım için kullanılması gerekirken, onlara da greve katılanların bölümünde meydana gelen arızalar tamir ettiriliyor.
Ama bir yandan da, normal kapsamdışı personelin müdahele edebileceği arızaların tamirinde sendikanın bu elemanları tehdit ettikleri, hatta şiddete yönelik yaklaşımlar gösterdikleri iddiaları da var. Sendikanın şiddet göstermesi ile ilgili olarak bir üst yöneticinin dövülmesi ve savcılığa başvurması da hatırlardadır diye düşünüyorum.
Grev Ne Zaman Biter?
Grevin normal koşullarda bitmesi mümlün gibi gözükmüyor. Çünkü bir hayli zıtlaşma, itişme, kakışma mevcut. Bunu bu yazı dizisinin önceki bölümlerinde okudunuz.
Peki grev nasıl biter?
Sendika, Türk Telekom’un kendisini zorlamak peşinde olduğunu ve maaş ödemesini beklediğini iddia ediyor. Malum, grev döneminde şirketler maaş ödemez, bunun karşılığında sendika greve katılanlara belli bir müktar ödeme yapar. Bu meblağ 1/3 ya da 1/2 olabilir. Ancak Türk Telekom personelinin maaşlarının yüksek olması ve sayının da 26,000 olması tabi ki bir hayli zorlayıcı. Sendika yetkilileri bu konuda rahat olduklarını, gerekirse yurtdışında bağlı oldukları sendikalar birliğinden de destek alabileceklerini ve hatta bir süpriz yapabileceklerini ifade ediyorlar. Maaşlar zaten bugünlerde (normalde 14’ünde) ödenecek. Bakalım neler göreceğiz..
Haber-İş’in bir üyesi olduğu Türk-İş Sendikası geçtiğimiz hafta, Türk Telekom yöneticilerine 1 hafta süre verdi. Türk-İş’in “aksi takdirde 33 üye sendikayla birlikte, tüm ülkede eylemleri yaygınlaştırırız” tehditi biraz da hükümete yapılmış gibi gözüküyor ama bu konuda ne Türk Telekom yönetiminden, ne de Hükümetten bir yaklaşım olduğunu duymadık.
Gerçi belli bir süre sonucunda “tahkime” yani mecburi uzlaşmaya gitme zorunluluğu var. Bu durumda İş mahkemeleri devreye giriyor ve anlaşma şartlarını onlar belirliyor. Ama bu süre öncesi “Hükümet neden karışmıyor? sorusu herkesin beynini meşgul ediyor. Bunun geçen yazımda ifade ettiğim ve özelleştirmenin sağlanabilmesine yönelik olarak alınan “Türk Telekom stratejik değildir” şeklindeki bir Bakanlar Kurulu kararı ile ilgili olduğu iddiası var ama başka ilginç bir iddia daha var. O da “arka planda % 45 pazarlığı sürüyor” şeklindeki bir iddia. Malum Hükümet 2008’de Türk Telekom’daki % 45 Hazine Hissesini satacak. Halka açılma şeklinde olacağı bildirilen bu satışın, arka planda belli taraflarca kapatılmak istendiği, Oger’le bu konuda bir pazarlık sürdürüldüğü yorumu da, grevin başka bir komplo teorisi olarak ortada duruyor.
Grevin Getirdiği
Hem Sendika hem de Türk Telekom’dan kişilerin vurguladığı 2 nokta var.
- Grev sonrasında şirketin şu anda zarar gören kurumsal kimliğinin düzeltilmesinin,
- Şirket içinde zarar gören çalışma barışının sağlanmasının
zaman alacağı. Özetle 7.Toplu İş görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ve grevin başlamasının şirkete çok şeye mal olmuş olabileceği düşünülüyor.
16 Kasım 2007 itibariyle turk-internet.com Güncelleme : Türk Telekom yönetiminden bu yazı ile ilgili olarak bilgileri güncelleme talebi ve şu notlar ulaştı :
- Cumartesi günü Diyarbakır’da 17 sendika temsilcisi sabotaj yaptıkları için gözaltına alındı. Bu 17 kişinin 12’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı ve şu anda hapisteler. Bunlardan birisi Haber-İş Sendikası Diyarbakır Şube Başkanı, biri Diyarbakır Şube Sekreteri diğeri de sendikanın Batman temsilcisi.
- Ankara’da yakalanan sendika temsilcisi serbest bırakıldıktan sonra tekrar tutuklandı. Şu anda hapiste.
- İkitelli’de yaşanan olayda sendika temsilcileri kablo arızalarının giderilmesine engel oldular.
- Sendikanın iddia ettiği gibi meydana gelen arızaların tamir edilmemesi gerektiği doğru değil. TT, grevde olmayan ve aynı işi yapan çalışanları vasıtasıyla arızaları giderme hakkına sahip. Buna ek olarak, kanunlar çerçevesinde, arızaların giderilmesi vb. olayları sendika kendisi engellemeye çalışmak yerine ilgili emniyet ve Çalışma Bakanlık birimlerine şikayette bulunarak yapmalıdÄır.
- Bilindiği üzere, devlete ait olan yüzde 45 hissenin halka arz suretiyle satışı öngörülmektedir.
Türk Telekom’un 7.Dönem Toplu İş Görüşmeleri konusundaki gelişmeleri ve detayları, burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Düşüncelerinizi yazmak isterseniz aşağıdaki yorum bölümünü ya da Özelleşen Türk Telekom’da Personelin Durumu blogunu deneyebilirsiniz.



Kaynak : 