“Özür dilerim e-maillerimi kontrol etmek için sizin “risk düşürücünüzü” kullanabilir miyim acaba?”
Tamam, belki yöneticinizden böyle bir cümleyi yakın zamanda duymayacak olabilirsiniz. Ancak yine de sıradan bir Blackberry’i sadece e-maillerine erişmek ve ajandasını karıştırmaktan çok daha fazla iş için kullanan, finans hizmetleri endüstrisinde çalışan birinden gelecekte duymayı bekleyebileceğiniz bir cümle.
Geçtiğimiz hafta A.B.D’nin Boston kentinde düzenlenen Finansal Mobilite Zirve’sinden çıkartılması gereken derslerden birisi de buydu.
MFS Yatırım Yönetimi firmasında sabit gelir ve öz kaynak teknolojisi başkan yardımcısı Joe Piotrowski “Bir Blackberry, yatırım çalışanlarının ticaret masası ve diğer personelle iletişim halinde kalmasını sağlamakla yetinmiyor, ayrıca riski azaltmakta da yardımcı oluyor” dedi. “Blackberry’ler sadece e-mail yönlendiricileri olarak görülmemeliler.”
Kısaca bu, Blackberry’lerin hüküm sürdüğü ve bir yazılımın etkinliğinin kaç farklı yoldan veri parçalayabildiğiyle ölçüldüğü finans ve yatırım dünyasında mobilite ve mobil cihazların görünüşü. Bu alan ayrıca cebinizde bir mobil cihaz olmadan dolaşmanın etkisini ölçmekten ziyade yatırım dönüşünde (ROI) bir cihazın maliyeti ve IT hizmetlerinin azalmasıyla ilgilenen bir alan.
Ancak Piotrowski, “böylesi olaylara kaçırılmış fırsatlar ve yitirilen müşteri ilişkileri olarak bakıldığı için bu cihazları kullanmamanın maliyetini ölçmek oldukça zor,” diyor.
Finansal hizmetler çalışanları bir cihazda hangi özellikleri arar? Bu insanların yaklaşık 200 tanesini birkaç günlüğüne bir odaya toplayın ve çabucak anlarsınız. Tıpkı geçtiğimiz hafta Boston’da gerçekleştirilen ve bir mobil finans hizmetleri yazılımı üreticisi Pyxis Mobile’ın sponsoru olduğu bu zirvede olduğu gibi.
Alacağınız yanıtlar sizi oldukça şaşırtabilir. Elbette ki finans hizmetleri çalışanları da son teknolojiyi kullanan araçlar tarafından cezbedilmiş durumdalar. Ancak onlar daha çok günlük işlerine etkisi en az olan, hızlı ve doğru veri parçacıklarını kendilerine sağlayan sistem ve yazılımlarla ilgileniyorlar.
Oppenheimer Funds’ın IT yöneticilerinden birisi olan Hazem Gamal “İnsanların bölgelerini idare ediş biçimlerini tamamen değiştirmek veya onları zorlamak peşinde değiliz,” diyor. “Böyle bir yaklaşımın yerine, bir toplantı öncesinde, toplantı süresince ve toplantı sonrasında bir kullanıcıya en az etki ile en çok zaman yaratan çözümler peşindeyiz.”
Computer Associates ve Microsoft gibi pazarın ağır topları ise kısa bir süre önce Blackberry’lerden akıllı telefonlara dek her şeyi yönetecek yeni çözümler vaat eden ürünler tanıttılar. Aslında Microsoft geçtiğimiz ay CTIA’da tanıtımı yapılan System Center Mobile Device Manager 2008 yazılımı ve diğer ürünleri ile Boston’daki etkinliğin sponsorlarından birisiydi.
Gamal, müşterilerin 150 milyon dolar veya milyarlarca dolarlık şirketleri yöneten Yönetim Kurulu Başkanları olabileceğinden, sunulacak en iyi çözümün müşterilerin ellerine hızla ve çok fazla yaygara koparmadan bilgi aktarabilen ürünler olacağını belirtti.
İşte bu yüzden bazı yeni teknolojiler finans çevresindekileri ayartabiliyor ama tam anlamıyla büyüleyemiyor. Örneğin Apple’ın iPhone’u endüstride baya gürültü kopardı ancak yakın gelecekte güvenilir Blackberry’ler ile boy ölçüşebileceğe benzemiyor.
Pyxis Mobile firmasının Şef Teknoloji Sorumlusu Todd Christy iPhone için “Kesinlikle tüm pazarın dinamiklerini değiştiren enteresan bir aygıt,” diyor. Özellikle iPhone’ların oynatma ve tarayıcı kapasiteleri Motorola ve RIM’e kendi cihazlarında teknolojik yeniliklere gitmeleri için baskı yapacak cinsten. Ancak yine de “iPhone’un kurumsal açıdan getirdiği çok fazla yenilik mevcut değil. ”
Peki finans hizmeti tiplerinin çoğunun teknoloji dilekleri listelerinde neler yer alıyor? Daha iyi ekranlar, daha esnek cihaz şarj alternatifleri, geliştirilmiş ses tanıma özellikleri ve hatta iPhone ve Nintendo Wii oyun sisteminde de uygulanan jiroskopik hareket sensörleri.
En son mobil yazılımını piyasaya sunmaya hazırlanan Pyxis Mobile firmasından Christy “Bu jiroskopik hareket sensörleri örneğin hareketlerle desteklenen haritalandırmaya giden yolu açabilir,” diyor.
Blackstone Group’un IT başkan yardımcısı ve global bir finans danışmanı ve malvarlığı yöneticisi olan Adrian Iosifescu ise günün sonunda en büyük zorluğun kullanıcı ara-yüzünü kullanışlı hale getirmekte yaşanacağını ifade ediyor. “İnsanların hemen hepsinin görmeyi dilediği, isteklerinin anında olması. İnsanlar bir sürü gecikme ve karmaşıklığa maruz kalmak istemiyorlar.”



Kaynak : 