Facebook’un Yönetim Kurulu Başkanı Mark Zuckerberg geçtiğimiz hafta firmanın çok şey beklenen reklam platformunu tanıtırken Social Ads’in (Sosyal Reklamlar) bir devrim olduğunu açıkça ifade etti. Ve öyle gözüküyor ki hiçbir devrim karşıt görüşler olmadan gerçekleşmiyor.
Social Ads pazarlamacıların, ürünlerine ilgi duyduklarını belirten Facebook üyelerinin resimlerine reklam içerikli mesajlar iliştirmelerine olanak tanıyor. Bu girişim tam da mahremiyet hakları avukatlarının ve hükümet regülatörlerinin Web reklamcılık sektörüne yoğun bir araştırma başlattığı hassas bir dönemde geldi. Söz konusu girişime yanıt olarak A.B.D. Federal Ticaret Komisyonu bu ayın başlarında gerçekleştirilen oturumlarda reklamcıların “on-line kullanıcıların davranışsal bilgilerine erişimlerini” kısıtlama olasılığını gündeme taşıdı.
Şu anda en azından bir yasa uzmanı Social Ads’in gerçekten de illegal olduğunu iddia ediyor.
Minnesota Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk doçenti William McGeveran sistemin potansiyel olarak reklamcıların reklamlarında rol alan tüm şahıslardan yazılı izin almasını gerektiren yasayı ihlal edebileceğini ifade ediyor.
Örneğin Facebook sitesinde yer alan Social Ads’in tanıtımında bir kullanıcıya ait video, Blockbuster adlı bir video kiralama ve perakende satış şirketinin reklam videosuna gömülü olarak görüntüleniyor.
Ancak McGeveran konuyla ilgili yazdığı bir blog gönderisinde, kullanıcının ratingerini arkadaşlarıyla paylaştığının bilincinde olsa da “ayrıca bir de Blockbuster reklamında yer aldığının farkında olup olmadığını” soruyor.
Asıl sorun ise bu olayın, bir kişinin suretinin her hangi bir reklamda kullanılması için ilgili kişinin rızasını gerektiren 1902 sayılı New York Eyalet yasasını ve California’daki benzer bir yasayı çiğneyip çiğnemediği sorusu.
McGeveran InternetNews.com’a diğer pek çok eyalette de kişilerin rızasının alınmasını gerektiren benzer standartlar düzenleyen kanunlar olduğunu belirtiyor.
Şirket yetkilileri bu haber yayına hazırlanırken bir yorum yapmaktan kaçındılar. Geçtiğimiz haftaki Social Ads sunumu sırasında ise Facebook yetkilileri ürünün herhangi bir yasayı çiğnemediğinin altını çizmişlerdi.
Şirket sözcülerinden birisi bu konudaki sorulara ilişkin verdiği bir demeçte şirketin pozisyonunu koruduğunu tekrarladı. Demeçte kısaca “reklamcıların kullanıcılara ilişkin herhangi bir kişisel olarak tanımlayabilici bilgiye erişim hakları bulunmamaktadır” deniliyor.
Sözcü InterNews.com’a e-mail yoluyla verdiği demeçte ise “Bu oldukça önemli bir mesele, ve bu konuda net olduğumuzun anlaşılmasını istiyoruz,” diyor.
McGeveran tarihsel olarak bu yasalarda rızaya ilişkin taraflar oldukça net bir biçimde ortaya konmuştur diyor: örneğin bir vatandaş için tipik bir fotoğraf çekiminde bir sokak manzarasında yer almak için herhangi bir anlaşma imzalamadığını belgelemek oldukça basittir.
Ancak Internet çağında işler biraz daha karmaşık. Facebook, ilk üyelik sırasında kullanıcıları ile yaptığı bilgi paylaşımı anlaşmasının çok kapsamlı olduğu ve kullanıcının tam rızasını sağladığını iddia edebilir.
McGeveran “Aldıkları rızanın, bu uygulama için gerekli rıza olmadığını iddia etmek oldukça mantıklı bir argüman olur,” diyor. “Aslında bu alanda rıza oldukça değişken bir terim.”
McGeveran ayrıca “Rızanın tekste spesifik olmasına sağlayacak yasal bir nosyon olduğuna inanıyorum,” diyor. Ancak McGeveran on-line rıza konusundaki belirsizliğin ayrıca yasal bir kararı daha az net hale getirdiğini de belirtmeden geçemiyor.
“Yine de her iki taraf için de bunun bir smaç pası olduğunu düşünmüyorum.”
Şirket kendi resimlerini reklamlarda kullandı diye Facebook’a dava açarak bir günde zengin olma hayalleri kuranların bir kez daha düşünmeleri gerekiyor. Pek çok eyalette kurbanların, görüntülerinin rızaları dışında kullanılması sonucunda maddi olarak bir zarara uğradıklarını kanıtlamaları gerekmekte.
Meşhur olmayan sıradan kişiler için uğranılan hasara ilişkin verilen yasal savaş, genelde başarısız olan duygusal stres ve utanç gibi iddialara saplanıp kalmakta. McGeveran’a göre rızalarının olmadığını kanıtlayan herkesin 750 dolar artı mahkeme ücretlerinin karşılanmasını kazanabildiği California, bu konuda tamamen istisnai olan bir eyalet.
Genellikle kazanma umudunun az olması ve yasal belirsizlikler nedeniyle Facebook kullanıcılarının Social Ads karşısında ciddi bir dava serisi başlatma ihtimalleri oldukça düşük gözüküyor.
Ancak en azından şirketin, kullanıcılarının iyi niyetlerini Social Ads ile tehlikeye attığı iddia edilebilir. Bu durum ise ileride reklamcıların bu tekniği kullanmak konusunda daha mesafeli davranmalarını sağlayabilir.
Facebook daha önce de yeni bir özellik nedeniyle halktan tepki görmüştü. Kullanıcılara arkadaşlarının profil değişikliklerinde anında güncelleme yapma olanağı tanıyan News Feeds özelliği geçtiğimiz yıl piyasaya sürüldüğünde kullanıcıların pek çoğundan bir takım şikayetler gelmişti ve şirket geri adım atmak zorunda kalmıştı.
Yukarıda bahsi geçen yeni özellik bir gece içerisinde mahremiyetlerinin ihlal edildiğini iddia eden kullanıcılardan binlerce protesto e-maili gelmesine yol açmıştı. Bu ani gelişme Zuckerberg’in Facebook kullanıcılarından alenen özür dilemesini sağlamıştı.



Kaynak : 