turk-internet.com Notu : Bu makale, bilişim – internet ve telekom sektörlerimizin önderlerinin kendi kalemlerinden değerlendirme ve öngörülerinin yer aldığı, “CEO DOSYASI ; 2007 Değerlendirmesi, 2008 Öngörüleri” başlıklı dosyamız kapsamında yayınlanmaktadır.
————————————————————————-
Bilişim Teknolojileri pazarı, 2001 krizinden sonraki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin ortalama büyüme hızının üstünde büyüdü. Rakamlar bu konuda daha net bir fikir veriyor. BT pazarının büyüklüğü 5,5 milyar doları aştı. İletişim sektörü ile birlikte bu rakam 23 milyar dolarlara çıkmaktadır.
Ülkemiz, bilgisayar sayısı ve İnternet kullanımı konusunda da son dönemde büyük bir aşama kaydetti. 2005 yılı sonunda Türkiye’de yaklaşık 13 milyon düzeyinde olan İnternet kullanıcısı sayısı, bu yıl 16 milyona ulaştı. Geniş bant İnternet erişiminde ise, 2007 Ekim sonu itibariyle, 4,3 milyonu bulan ADSL kullanıcı sayısıyla, yine çok büyük bir artış oranına ulaşıldı.
Aynı hızlı artış, bilgisayar sayısında da görülebilir. On yıl önce PC satışları yıllık 300 bin iken, 2007 için 2,5 milyon adet olduğu öngörülüyor. Hane halkı bireylerinin bilgisayar ve İnternet kullanım oranları sırasıyla % 29.46 ve % 26.67 değerlerini buldu. [1]
Bu rakamlar, ülkemizin nüfusu ve gelişmiş ülkelerin standartlarıyla karşılaştırıldığında yine de düşük görünebilir. Ama hızlı bir büyümeye işaret ediyorlar. Global pazarda Türkiye, İnternet kullanıcı sayısı son iki yılda en hızlı artan ülke olarak gösterilmektedir. Türkiye’de BT pazarının henüz küçük olması, aynı zamanda büyüme potansiyelinin de yüksek olduğu anlamına geliyor. Bu pazarda ulaştığımız % 30’lar seviyesindeki yıllık büyüme hızı, % 5-6 civarında olan Global BT harcamalarına ilişkin büyüme oranlarının çok üzerinde.
Ancak pazarın önemli kısmını, donanım ürünleri oluşturmakta, yazılım ve hizmetlerin payı çok düşük düzeylerde kalmakta. Sistem bütünleştirme, İnternet hizmetleri ve dış kaynak kullanımı alanlarında beklenen büyümenin itici gücü olarak nitelendirilen ADSL İnternet erişiminin, 2007 yılı içerisinde hızla yaygınlaşmış olması, gelecek yıllar için çok önemli bir olgu.
2007 yılında dış kaynak kullanımı alanını büyüten hizmetler, çağrı merkezi, sistem ve ağ yönetimi ve çeşitli doküman basımıydı. Bu kategorilerde büyümenin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. BT hizmetleri, pazarda rekabetin de en yoğun olduğu alanların başında geldi geçtiğimiz yıl içerisinde de.
Genel olarak Bilişim sektöründeki büyüme oranlarıyla oldukça olumlu olarak değerlendirebileceğimiz 2007 yılı, diğer yandan, tıpkı 2005 ve 2006 yılları gibi, BT Sektöründe beklenen projelerin başlatılmaya çalışıldığı, ancak, çoğu kez hayata geçirmede sıkıntılar yaşandığı bir yıl oldu.
Telekomünikasyon Sektöründeki serbestleşme süreci 2007 senesi içinde pazarın ve teknolojinin gerektirdiği aşamaya ulaşmaktan oldukça uzak kaldı. Mevzuat çalışmalarında belirli bir aşama kaydedilmiş olmakla birlikte bu alandaki eksiklikler tamamlanamamış, diğer yandan iletişim hizmetleri alanındaki rekabet beklenen düzeye ulaşamamış olduğundan, son kullanıcıya fiyat ve servis açısından çok seçenekli hizmet sunulamayan bir dönem yaşandı.
2007 yılında, Bilgi Toplumuna dönüşüm konusunda siyasal sahiplenme ve ilgi sürdü. Ancak, bu tutum Türkiye’yi Bilgi Toplumu hedefine yöneltmeye yetmedi. Bir başka deyişle, Türkiye rotayı henüz Bilgi Toplumuna yöneltebilmiş değil.
Önümüzdeki yıllar için Bilişim Sektöründe kesin olan tek şey “değişim” ve her geçen gün yeni bir gelişme ile karşılaşacağımız gerçeği. Bu koşullarda mevcut eğilimlerin hepsini belirleyebileceğimizi iddia etmek, hele bunları bu kısıtlı yerde dile getirebilmek mümkün değil.
Ancak değişmesi gereken hususu şöyle saptayabiliriz: Teknolojideki baş döndürücü değişimin, paralel bir biçimde üst yapıya yansımasındaki ataletin aşılması, bu değişimin önüne engel koyma içgüdülerinin yenilerek, değişime adaptasyonu hızlandırıcı düzenlemelerin vakit geçirmeksizin yapılması gerekiyor. Üst yapı derken yasal düzenlemelerin yanı sıra eğitim/öğretim alanları, iş yapış biçimleri, kamu/özel kurumsal yapılanmalar, örgütlenme biçimleri ve genel olarak düşünce ve davranış biçimlerini kastediyoruz. Teknoloji sayesinde altyapıda yaşanan değişim, bu yapılara da yansımalı ki yaşam kalitesini etkileyebilsin, teknoloji tüketiminden üretimine geçebilelim.
Yaşanan değişimden maksimum yararı sağlayabilmek, “Düzen içinde değişimi, değişim içinde düzeni sağlayabilmek” ten geçiyor. Son üç yıldır TBD tarafından düzenlenen Kurultay ana temaları, ülkemizde değişmesi gereken yönlere işaret ediyor:
- 2005 Ana Temamız “Geleceği Yönetin” :
Teknolojinin sadece takipçisi, tüketicisi olmayalım, teknolojiyi bilinçli olarak kullanalım, bilgiye, yaratıcılığa, inovasyona dönüştürelim, teknoloji tüketen bir toplumdan teknoloji üreten bir topluma dönüşelim;
2006 Ana Temamız “Ortak Akıl” :
Geleceği yönetebilmek için ortak aklımızı kullanalım, işbirliği yapalım, bilgiyi paylaşalım, değişimi birlikte yönetelim.
2007 Ana Temamız “Ufkun Ötesi” :
Geleceği ortak akılla yönetebilmek üzere hep birlikte ufkun ötesine bakalım.
2008 yılında bizleri neler bekliyor?
Sektörün 2008 yılı içerisinde de son yıllardaki büyüme hızlarını artırarak devam ettirmesi beklenmekte. Ülkemiz bilişim sektörü büyüklüğünün, Gayrisafi Milli Hasılaya oranının, OECD ortalamasının altında olduğu göz önüne alındığında, bu sektörün 2008 yılında da, Türkiye’nin ortalama büyüme hızının üstünde büyümeye devam etmesi sürpriz olmayacak. Özellikle de GSMH’ye oranı %1’in altında seyreden BT pazarı (OECD ortalaması %3 civarında) büyüme hızındaki ivmenin artmasını beklemek gerekir.
Ülkemizde bilişim sektörü içerisinde yazılım sektörünün payı yüzde 4 seviyelerinde. Bu oranın, dünyada % 10 seviyelerinde olduğu göz önüne alınırsa, yazılım pazarında yaşanmakta olan yüksek büyüme oranlarının 2008’de artarak sürmesini beklemeliyiz.
Teknoloji ve servislerdeki genel eğilimleri tespit edecek olursak;
Bilişimde yakınsama (convergence) eğilimi yükselerek sürüyor ve gittikçe hızlanan bu yükselişin getireceği yenilikler önümüzdeki yıllara damgasını vuracak. BT, iletişim ve radyo/TV yayımcılığı sektörlerinin birleşiminin temelini oluşturan sayısallaşma teknolojilerindeki gelişmeler aynı hızda devam ederken, taşınabilir kullanıcı aygıtlarının popülerliği artacak. Yakınsamaya yol açan bir diğer önemli parametre ağ kavramı ise artık gelişimin ana motoru olacak. Günümüzde ağa bağlı olmayan bir kişinin, yaşamın dışına itilmekte olduğu düşünülürse, bu kavramın önemi ortaya çıkar. Önümüzdeki yıllarda ağa bağlantı hızındaki sürekli artan ivmedeki yükseliş devam edecek. Kişilerin ve kişisel bilgisayarların ağ bağlantıları hızlanarak sürerken, nesnelerin ağ bağlantısı önem kazanacak. Daha şimdiden dünyada “An Internet of Things” adını verdikleri yeni bir şebekeden bahsediliyor. 2008 değil ama belki biraz daha uzun vadeli gelecek, akıllı nesnelerin geleceği olacak.
Önümüzdeki yıla bakmaya devam edecek olursak, yine yakınsamanın itici gücü ya da sonucu olan kişiselleşme tüm servislere yayılmaya başlayacak. Bilgisayar kullanımındaki kişiselleşme özelliği, IPTV ile birlikte TV dünyasına da yayılacak. İnternet ve web teknolojilerinin gelişimi ile birlikte önem kazanan bilgiye ulaşım, içerik ve içeriğin sunumu alanında gelişmeler artan bir hızla devam edecek. Anında ve hareket halindeyken bilgiye erişim olanaklarını sunan servisler popülerliğini artırarak sürecek. Kısaca “kişiselleşme” ve “yaşam kalitesi”, bilişim hizmetlerinin, sağlamak için yarışacağı özellikler olacak.
Mobilleşen dünyada yakınsama sabit sistemler ile mobil sistemler arasında da yaşanacak (fixed to mobile convergence). Artık cep telefonumuzla sabit telefonumuz ayrı ayrı araçlar olmaktan çıkacak, biz onları değil, onlar bizi takip edecek, mobil durumdan sabit duruma geçtiğimizde ya da tam tersi durumda şebekeler otomatikman yer değiştirecek.
Hizmetler alanındaki yakınsama; “triple play”, “quadruple play” gibi isimler altında demet halinde birleştirilmiş ses, video, genişbant İnternet, mobil telefon gibi servislerin birlikte sunumuna yol açacak.
Kullandığımız tüm cihazlar, bilgisayar, sabit ya da cep telefonu, televizyon, oyun konsolları v.b. eğlence araçları, fotoğraf makinesi, mp3 player, v.b. tüm aygıtlar artık tek bir cihazda toplanmaya başladı. Yakınsama sadece hizmetlerde değil, doğal olarak uç cihazlarda da yaşanmaya devam edecek. Diğer yandan bu cihazları, ödeme aracı olarak ta kullanmaya başlayacağız. Bundan sonraki adım, artık biyometrik sistemlerin gelişimi olacak.
Birbirine yaklaşan ürün ve hizmetler şirketler arası işbirliklerini de zorunlu kılmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda, iş yapış biçimleri ile birlikte organizasyonlar da değişecek, rakip iş ortaklığı gibi modeller geçerli olacak. Buluş, yenilikçilik ve girişimcilik daha da önem kazanacak.
Teknoloji son hızla gelişiyor ve teknolojiye sahip olmak, on yıl öncesine kıyasla artık çok kolay. Asıl önemli olan, teknolojinin kullanımını yaygınlaştırmak ve üretime geçmede araç olarak kullanmayı başarmak. Bu bağlamda yapılması gerekenlerin başında BT ürün ve hizmetlerinin kullanımının yaygınlaştırılması için eğitim seferberliği başlatmak geliyor.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki okuma yazma seferberliği gibi bir bilgisayar okuryazarlığı seferberliği başlatılması ve toplumumuzun büyük kesiminin bu teknolojileri kullanabilir hale getirilmesi “Bilgi Toplumu” yolunda atılacak önemli bir adım olacak.
Yazılım Sektörü, günümüzde, ülkelerin sürdürülebilir biçimde kalkınmaları için doğrudan ve dolaylı etkileriyle ulusal savunmamızdan işletme verimliliğine, bilgi toplumuna geçebilmekten küresel rekabette başarılı olabilmeye kadar tüm sektörleri çok yakından ilgilendiren stratejik bir sektör. Daha fazla vakit kaybetmeden yazılım sektörümüzün gelişimi için cesur adımlar atılmalı ve sektörün gelişimi ile ilgili politikalar, ulusal politikalar içinde yer almalı.
BT’nin ülke ekonomisine katkısı göz önüne alınarak, ekonominin sayısal dönüşümünde, kamu yönetimi kapsamında ele alınan yatırım, mali politika ve paranın yönetimi ile birlikte 4. ayak olacağı düşünülmeli. Yeni gelişen BT alanında; hükümetin ticari ve süreçsel düzenlemeler ve vergi indirimi gibi konularda yatırımları desteklemesi beklenmekte.
Ülkemiz bilişim sektörünün gelişiminde en yavaş gelişen alan yasal düzenlemeler. Sonuçta sektörün genel olarak gelişimine, büyümesine sekte vuran bir durum. Bilgi, yaratıcılık ve inovasyonun önünü açan her türlü yasal düzenleme gecikmeksizin yapılmalı.
Yazılım sektörü, öncelikli sektör olarak belirlenip, yazılım üretimi ve ihracatının gelişimi için gerekli yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalı.
FSEK kanunu ile minimum seviyede yazılım standartlarını da içeren tescil koşulları tespit edilmeli ve fiziki koşullar sağlanmalı.
Yazılım ihracatının gelişmesini çok yakından etkileyecek olan teknoparklarda gerçekleştirilen üretim hizmetlerinin daha da yaygın ve etkin bir halde gelişmesi için Teknoparklar Kanunu, gelişen ve değişen ihtiyaçlara göre güncellenmeli.
Yazılım sektörünün gelişimi için “melek sermaye” veya “risk sermayesi” niteliğinde çalışacak, uygun büyüklükte bir ARGE ve inovasyon fonlama araçları oluşmalı.
2005 yılında hazırlanmış olan “Elektronik Haberleşme Yasa Tasarısı” güncellenerek bir an önce yasalaşmalı.
“Ar-Ge Teşvik Yasa” tasarısı genelde olumlu yönleri olan bir düzenleme ancak bu yasa ile getirilecek düzenlemelerin, teknoparklarla ilgili dengeler gözetilerek yapılması yararlı olacak.
TK’nın düzenlemeleri, telekomünikasyon sektörünün sağlıklı gelişimi açısından çok önemli. Bu düzenlemeler, teknolojinin ve bu teknolojinin getirdiği yeni servislerin gelişimine paralel olarak gecikmeksizin yapılmalı. Şimdiye kadar olduğu gibi 2007 yılında da bu düzenlemelerin yapılmasında ve hayata geçirilmesinde gecikmeler yaşandı. TK düzenlemeleri artık teknolojiden bağımsız olmalı. Servislerin yanı sıra altyapıda rekabeti de teşvik etmeli. Altyapıyı servislerden ayıran bir düzenlemeye doğru gidilmeli.
Özel iletişim vergileri, iletişimin daha hızlı ve yaygın gelişmesini engelleyici mevcut düzeyden, kabul edilebilir düzeylere çekilmeli.
İnternet’teki yasal düzenlemeler, tüm sektör oyuncularının görüşleri alınarak, ortak akıl kullanılarak yapılmalı. Değişim içerisindeki düzen sağlanmaya çalışılırken, değişimin kendisine sekte vurulmamalı.
Devletin mal ve hizmet alımına yönelik mevzuatı, BT mal ve hizmetlerinin alımını, başkaca mal ve hizmet alımlarından ayırarak, özellikli bir statüye kavuşturulmalı.
Bilişim standartlarının vakit geçirmeksizin oluşturulması gerekiyor. Bu hem ihracat açısından hem de Türkiye’de üretilen katma değerli ürünlerin kamu tarafından tercih edilmesi açısından önemli. Bilişim standartlarında AB seviyelerine gelmek için en geç 2010 hedeflenmeli.
[1] TÜİK tarafından 22 Kasım 2007 tarihinde yayınlanmış olan 2007 Yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması Sonuçları



Kaynak : 