Sürekli güncellenebilen içerik ve hız dolayısıyla bilinen gazeteciliğin önüne geçen internet yayıncılığı kulvarları zorluyor. İnternet üzerinden yapılan haber yayıncılığı, klasik gazetelerin tirajlarını daha da aşağıya çekiyor.
Doğası gereği, hemen o anda meydana gelen bir olayı monitörleri başındaki okuyucularına ulaştırabilen internet haber portalları, “basılı” gazete editörlerine kabus yaşatıyor. Bunda, mobil erişim araçlarının sayısında yaşanan artış ve internet erişiminin eskisine nazaran çok daha kolayca bulunabilmesinin de payı var.
Geneline bakıldığında veriler, günümüzde okuyucuların daha çok içeriğe ulaşılabilecek ve hızla güncellenen haber kaynaklarına daha yoğun ilgi gösterdiklerini doğruluyor.
Klasik yayıncılığın basımı, dağıtımı gibi lojistik gerekleri düşünüldüğünde online gazeteciliğin ne kadar önemli olabileceği ortaya çıkmış durumda. Ulusal ölçekli gazetelerin toplam giderlerinin ortalama %40’ı haberi toplama, yazmaya ayrılırken, basım ve dağıtım %60 gibi oldukça büyük bir yekün tutuyor. Oysa ki bu ikincil masraf kalemi online yayımcılıkla tamamiyle ortadan kalkarak medya kuruluşlarına büyük tasarruflar sağlıyor.
Hatırlanacağı üzere web üzerinden gazetecilik uygulamaları ilk olarak 1995 yılında ABD’de başlamıştı. Sekiz Amerikan gazetesi ,online olarak, basılacak sayfalarını ön izleme şeklinde okurlarıyla paylaşarak başlatmışlardı. Bu internet yayımcılığı açısından bir milat olarak kabul edilmektedir. Gerçekten de dünyanın gelişmekte olan ülkelerinde de basın kuruluşları benzer uygulamalarla ‘farklı bir okuyucu kitlesine’ ulaşmaya çalışmışlardır. Bugün bu çember tüm dünyada hızlı bir şekilde gelişmeye devam ediyor.
Özellikle teknolojik manada son 20 yılda hızlı ilerlemeler yaşanılan Türkiye’de, ilk internet yayımcılığı denemesi Aktüel dergisi aracılığıyla 1995 yılında başlatılmıştı. Türkiye’de, klasik gazeteciliğe paralel olarak interneti de mecra olarak kullanma denemesini ilk gerçekleştiren Babıali kurumu, Zaman gazetesi olmuştu.
Online gazetecilik olarak nitelendirilen bir diğer örnek de blogger olarak da bilinen kişisel de olabilen insanların eleştiri ve yorumlarını dile getirdikleri, bir tür serbest kürsü anlamını taşıyan ortamlardır. Bu siteler kanalıyla gazete yazıları ve yazarları eleştirelebilmekte, yayımlanan metinlerdeki yanlışlar çok kısa sürede onbinlerce okuyucuya duyurularak bir yerde “doğru bilgilendirme”‘ye bir standart getiriliyor. Bu, aslında “Temiz Siyasetçi, Temiz Toplum” gibi, “Temiz Gazeteci, Temiz Medya” oluşumuna da bir yerde kapı aralıyor. Zira, internet aracılığıyla çöplerin halı altına ‘süpürülmesi’ artık eskisi kadar kolay olmuyor.
Yazımızı başında da belirttiğimiz gibi, internet gazeteciliğinin sunduğu en büyük fayda hızından çok, çoklu ortamlarla etkileşim içerisinde olması ve paylaşılabilirliğinden kaynaklanıyor. Bu tür gazete ortamında bir okuyucu salt gazetesini bayiden satın alıp işine veya evine gitmiyor. Haberde yorumlamak istediği bir ögeye rastlarsa bunu ilgili kanallardan tüm okuyuculara kolayca ulaştırabiliyor. Dolayısıyla interaktiflik yeni gelişen medya perspektifinin bir karakteristiği oluyor.
Bu nedenle, online yayımcılık yapan kuruluşlar, tahmin edilenin aksine büyük binalarda, yüzlerce çalışanı, dev makina parkı ve onlarca dağıtım kamyonu bulunan klasik gazetecilikten daha büyük önem taşıyor.
Online gazetecilik yapan bireylerin üzerlerine düşen, bu bilinçle hareket ederek görev ve sorumluluklarını yerine getirmek olmalıdır. Zira, yazılı medyanın kazandığı “saygınlık” günlerin değil, yılların bir ürünüdür. Etik değerlere bağlı ama özgürce yazabilen, kişilik haklarına saygılı bir yayın anlayışı, web tabanlı gazeteciliğin standart ve saygınlığını etkileyecek en önemli unsurlardır.



Kaynak : 